24 Mayıs 2012 Perşembe

15.01.2008 00:00:00 2140  defa okundu.

KUT

Türk Hükümdarı kendilerine Tanrı-Kut,Kutlug,Tengride Kut Bulmuş,İduk-Kut,İlig-Kut gibi unvanlar kullanırdı.

Mete Han MÖ 176’da Çin İmparatoriçesine yazdığı mektupta “ Tanrı tarafından tahta çıkarılmış Büyük Hun Hakanı” unvanını Attila’nın ise Tanrının Kılıcı unvanını kullanmıştı.

Kut kan vasıtası ile babadan oğla geçerdi.Bunun için şehzadeler arasında taht kavgaları yaşanmış hatta Fatih Sultan Mehmet döneminde kardeş katline cevaz vermesi de bu inancın devamıdır.

Halk Tanrının emaneti olup Hakan vatandaşları arasında sosyal nizamı tesisi ederken adaletten kıl kadar ayrılmaması gerekirdi. Türk Hakanının görevi Göktürk yazıtlarında “Tanrı buyurduğu için Kağan oturup aç milleti doyurdum,çıplak milleti giydirdim,fakir milleti zengin,az milleti çok kıldım.” Şeklinde belirterek hem kut inancından bahsederken,hem hükümdarın görevlerini anlatır.Yani Türk Hakanı bugünkü ifade ile “Refah Devleti” oluşturmak zorundadır.

Sadece İlahi bağışa sahip olan Hakan Tanrı tarafından bazı olağanüstü güç ve yetkilerle donatılmış olmasına rağmen hiçbir zaman bazı eskiçağ Medeniyetlerinde olduğu gibi Tanrı-Kral sayılmamıştır.

Yine Göktürk Yazıtlarında Üstte gökyüzü,altta yağız yer, ikisinin arasında insanoğlu yaratılmıştır. İnsanoğlunun üzerine de ( Tanrı tarafından) Türk Hakanları oturtulmuştur.” Denilerek Türk Hakanlarının küresel olduğunu da göstermektedir. Tanrı tarafından dünyayı yönetmek için seçildiklerine inanılmasına Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi denilmektedir.

Türkler siyasi iktidarın kaynağını Tanrıya bağlamak sureti ile Hakanı Tanrı huzurunda sorumlu tutmakla o çağlarda insanları hükümdarın şahsi insaf duygusuna sığınmaktan kurtarmıştır.

Tanrı’nın dünyayı yönetme yetkisini Türk Milletine verdiği inancı Kaşgarlı Mahmut’un

Divan-ı Lügati’t-Türk adlı eserinde ve Büyük Selçuklu Sultanı Sencer’de(1086-1157) görüyoruz.Bu inanç  İlhanlı Hükümdarı Hülagü’nün Mısır Sultanına, Fatih’in Cihanşah’a, Yavuz ve Kanuni’nin diğer ülke hükümdarlarına gönderdiği mektuplarda kendilerini Allah’ın galip ordusu olarak tanıtmışlardır.

Oğuzname’ye göre ilk Cihan hakimiyeti Oğuz Han tarafından kurulmuştur.Oğuz Han ilahi bir menşeyden gelmiş ve olağanüstü vasıflara sahip olarak doğmuştur. Hükümdar ilan edildikten sonra “Güneş bayrağımız,gökyüzü otağımızdır. Daha çok denizlere daha çok ırmaklara doğru” diyerek dünyanın fethine hazırlanmıştır.

Cihan Hakimiyeti ülküsü Selçuklular ve Osmanlılar zamanındada devam etmiştir.Selçuk Bey!in babası Dukak’ın rüyasında göbeğinden üç ağacın çıktığını her tarafı saran dalların göklere yükseldiğini görmüştür.

Osman Bey’in ise Şeyh Edebali’nin zaviyesinde misafir iken gördüğü rüyada şeyhin koynundan çıkan bir ay kendi koynuna girer bunun üzerine Osman Gazi’nin göbeğinden muazzam bir ağaç yükselir ve dünyayı sarar bunun üzerine Şeyh Osmanlı Devleti’nin Cihan hakimi olacağını görür ve kızını ona verir.

Türk Cihan Hakimiyeti düşüncesi Türk fetih politikasının ana kaynağı ana dayanak noktası olmuştur.Türklerin fetihten önceki hedefleri en son varacakları yer onların manevi haritaları olan kızıl elma ülküsünün bir yerde ve maddede canlandırılmasıdır. Kızıl elma bazen bir belde bazen bir ülküdür.Hunlardan Osmanlılara intikal eden Cihan hakimiyeti inancı ve sembolü olan Kızıl elma İstanbul’un fethinden sonra Roma,Kanuni devrinde Viyana’dır.

Türk’ün tarih sahnesine çıktığı günden bu güne kadar atalarımız tanrıdan aldığı ve Kut diye isimlendirdiği siyasi otorite ile Cihan Hakimiyeti düşüncesini gerçekleştirmeye çalışmıştır.

Hakan’ın bazı görevleri vardı bunu yapmazsa tıpkı II.Göktürk Hakanı Kapgan Kağan’ın oğlu İnal Kağan iç karışıklıkları giderip huzuru sağlayamadığı için Kut’un Tanrı tarafından geri alındığını düşünerek tahttan indirildi.

 

Oysa ki günümüzde Hakanın görevlerinden olan halkın ekonomik bağımsızlığını gerçekleştirme,iç ve dış güvenliği sağlama gibi temel görevlerini yerine getiremeyen Adaletsiz, Kanaatsiz, Perişan insanların elinden Kut alınmıştır.

Aleme nizam verme ülküsünü tekrar hayata geçirmek için Tanrı Kut’u Türk’e verecek

 

Kutlu Olsun…..

 

 

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
TÜRK'ÜN EN BÜYÜK ZAFERİ - 21 Mart 2011 Pazartesi 09:31
EMANET EHLİNE VERMELİ - 08 Mart 2011 Salı 11:03
Meleğim - 09 Mayıs 2010 Pazar 14:23
Ey Türk, Titre Ve Kendine Dön! - 03 Mayıs 2010 Pazartesi 10:47
1 Mayıs - 03 Mayıs 2010 Pazartesi 10:44
Seçim Yaklaşıyor - 26 Nisan 2010 Pazartesi 11:00
İki Cihan Sultanı - 16 Nisan 2010 Cuma 04:18
Fiili Af - 04 Nisan 2010 Pazar 14:28
Türk'ün Ocağı - 25 Mart 2010 Perşembe 19:44
Velev ki Kestik (!) - 17 Mart 2010 Çarşamba 03:00
Zararlı mı, Haram mı? - 01 Mart 2010 Pazartesi 04:30
Sivil Dikta - 09 Şubat 2010 Salı 17:19
Hep Kız İstiyoruz - 20 Ocak 2010 Çarşamba 18:02
Sessiz Yaşadın - 31 Aralık 2009 Perşembe 05:05
Yatarak Para Kazananlar! - 26 Aralık 2009 Cumartesi 07:03
Tanrı Sanatı - 24 Kasım 2009 Salı 21:18
Alternatif MHP - 14 Kasım 2009 Cumartesi 03:23
Türk Kimliği ve Atatürk - 10 Kasım 2009 Salı 22:17
Ermeni Açılımı Zafer mi? Hezimet mi? - 27 Ekim 2009 Salı 14:57
Tarihten Günümüze Açılımlar - 14 Ekim 2009 Çarşamba 10:44
Yine 12 Eylül - 12 Eylül 2009 Cumartesi 16:56
Türk Tarihi ve Ağustos Ayı - 26 Ağustos 2009 Çarşamba 16:20
Genelden Yerele - 02 Mart 2009 Pazartesi 00:00
40 Yıl - 09 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Mahallelerimiz - 31 Ocak 2009 Cumartesi 00:00
Yerel Seçimler - 22 Ocak 2009 Perşembe 00:00
Pehlivanlılar - 14 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
İhsan Kayalak - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Ankara’da Seçim - 28 Aralık 2008 Pazar 00:00
Katil'den Özür Dilemek - 18 Aralık 2008 Perşembe 00:00
Kırıkkale ve Belediye - 04 Aralık 2008 Perşembe 00:00
Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır… - 22 Kasım 2008 Cumartesi 00:00
Genç Türkmenler - 17 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
CUMHURİYETİN HEDEFİ - 29 Ekim 2008 Çarşamba 00:00
Siyasi Nezaket - 06 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Hırsızlık Karşısında Susan... - 29 Eylül 2008 Pazartesi 00:00
HALKA RAĞMEN HALK İÇİN - 09 Eylül 2008 Salı 00:00
TÜRK MİLLETİ ÇİMEN OLMASIN - 03 Ağustos 2008 Pazar 00:00
TÜRK’ÜN KADINI - 08 Mart 2008 Cumartesi 00:00
BAŞÖRTÜSÜ DEVLET BEY VE DEVLET ADAMLIĞI - 10 Şubat 2008 Pazar 00:00
DİLİMİZ, KİMLİĞİMİZ, YİYİP, İÇTİĞİMİZ - 04 Şubat 2008 Pazartesi 00:00
MİSAK-I MİLLİ - 27 Ocak 2008 Pazar 00:00
KUT - 15 Ocak 2008 Salı 00:00
Örnek Irak ders Türkiye ! - 20 Aralık 2007 Perşembe 00:00
Medya ve Doğru Bilgi - 04 Aralık 2007 Salı 00:00
Merhaba Kırıkkale, Merhaba Meslektaşlarım - 23 Kasım 2007 Cuma 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11