24 Mayıs 2012 Perşembe

12.01.2008 00:00:00 644  defa okundu.

YASLI ADA,YASSI ADA..BAŞVEKİLİ YARGILAYAN ADA...

 Acılarla sonlanan hayatların başı sen oldun, sonu sen oldun,  gamlı, yaslı, hicranlı, hasret  dolu hayatlara şahitlik ettin Ey eylül günleri…gönüllere hüzünle girdin, dertle çıktın, hüznün ayı oldu senin adın Eylül Ayı…

            

              

Aylardır süren, asılsız mesnetsiz suçlamalarla geçen, haksız , hukuksuz yargılamaların yapıldığı Yassıada (Yaslı ada) duruşmaları nihayetlenmişti… karar verilmişti artık darağacının yolu görünmüştü, aziz milletimizin başvekiline Aydın’ın zeybeğine, kibar, naif, nazik adamına, memleket sevdalısı başvekiline…

 

             

Eylül’ün günleriydi, günlerin on yedi siydi, gecenin ilerleyen vaktiydi…Jipler gelip geçiyordu, hava dağınık, hava karanlık, hava ürkütücü,  insanların yüreğine kasvet yayıyordu..Uzaklardan gönüllere  inşirah veren davudi bir sesle Zil-zal suresinin son ayetleri okunuyordu. Gökyüzü bulutlu ağlamaya, yaşını dökmeye hazırlanıyor, vakit yaklaşıyor, yağmur yavaş, yavaş çiselemeye başlıyordu…

        

             

İmralı’da misafir salonunun önünde postal sesleri…Yavaş, yavaş düzenli adımlarla birileri geliyor salonun önüne..Ayak sesleri zayıflıyor, salonunun önünde duruyorlardı.Kuran-ı Kerim’ den zil- zal suresinin son ayetleri okunmaya devam ediyordu. Herkes de bir hüzün havası vardı....Kimileri var ki dokunsan ağlayacak, yağmur olup yağacakdı…yıllar sonra başvekili darağacına gönderenler, destekleyenler bile bir gün gelecek  pişman olacaktı…

           

İsmet Paşa’nın Berrin hanımla görüşmesinde, göz pınarından birkaç damla yaş süzülürken beni de dinlemiyorlar diyebilmişti sadece…gecenin ilerleyen saatleriydi, bugün belli ki geri dönülmez bir ufkun akşamındaydık…  hava ürkütücü, korkutucu, simsiyah bir gecenin karanlığındaydık…önemli bir yolcu vardı, ötelere yolcu edilecek Eylülün hüzün kokan, dert kokan, pişmanlık soluyan gününde…        

             

            

 Eylül’ün günleriydi, öğlenin vakitleriydi, son arzusu soruluyordu,  ülkemin başvekiline,  verilen yenice sigarasını, titreyen zayıf parmakları arasında tutarken, dudaklarından son sözleri dökülüyordu; ‘’ Dünyadan ayrıldığım şu anda, ailemi ve çocuklarımı şefkatle andığımı kendilerine bildirin. Vatanı ve milleti Allah refah içinde bıraksın’’  hayata dair son sözleri olmuştu ülkemin başvekilinin…

       

            

Gökyüzü dağınık, bulutlar hüzünlü, insanlar üzüntülü, belli ki bir ağıt yakacak gökyüzü ülkemin Başvekiline… bardaktan boşanırcasına gözyaşı olup inecek yeryüzüne, akacak sızlayan vicdanlara...çiseleyen yağmur hızını artırıyor, ara , ara  şimşekler çakıyordu…

 

             

Tek başına ipe doğru yürüyen  başvekilim, misafir salonu ile darağacının bulunduğu yer arasındaki 80 metrelik yolu da,  rahatlıkla geçecekdi.. Eller  bağlı , diller bağlı , gönüller bağlı, bitkin,  zayıf, bitap düşmüş, zayıflamış, yüzünde benekler oluşmuş başvekilimin… gözlerinde korku yok, vicdanında sızı yok,  kafası dik, alnı açık yavaş adımlarla yürüyor darağacına….

 

Milletimiz adına  her anı, her saniyesi ürkütücü, korkutucu, üzücü,  kahredici olsa bile  mahşer yerindeydi artık,   ülkemin başvekili darağacındaydı…           

            

       

       

 Sonbaharın ayı idi, Eylülün günleriydi, ağaçlardan bir,bir düşen sarı yapraklar  savruluyordu gökyüzüne…Sarı zeybeğin savrulduğu gibi ötelere…Ülkenin her hanesinde gönüllere kor düşüyor, yangınlar çıkıyor,  vicdanlar sızlıyordu..

 

Serçeler kaçacak yer arıyor, kargalar çığlık atarak uçuşuyorlardı....şimşekler çakıyor, yağmur hızlanıyor, kasırgaya dönüyor. Ortalık birbirine giriyor toz duman oluyordu… Meydan mahşer yerine dönüyor, infaz gercekleşiyordu…

 

Yüreğimizde hiç bitmeyecek bir hüzünle, bir hicranla gözümüzdeki yaşlar başlıyordu...Başvekil ahirete yolcu edilirken, gönüllere hüzün, dert, keder,üzüntü adına her ne varsa doluyordu…gözümüzden dökülen damla,damla yaşlar gibi süzülüp gidiyordu başvekilim gözlerimden..

    

 Eylül’ün günleriydi, bir şanlı  devrin kapanıp,  bir aciz devrin açıldığı gündü, işte o gün hayallerime giren kabus , üzerime çöken karabasandı.

Anaların ağladığı, babaların sızladığı, çocukların yetim kaldığı, bir milletin yasa boğulduğu gündün.  eylül günleri..

       

Yassıada’nın , yaslı ada , İmralı’nın kara ada olarak akıllara yerleşeceği gündü….aklın, izanın, insafın, sevginin, hoşgörünün bilinmeyen ellere  uçup gittiği, boyunlara yağlı urganların dolandığı, yüreklerin  yangın yerine döndüğü, sırtlara süngülerin dayandığı gündü Eylül’ün günleri…

         

 Yine Eylül’ün bu gününde, yine aynı saatlerde hayalin  gözlerimin önünde, aklımdasın, gönlümdesin, yanağımdan süzülen iki damla gözyaşımdasin....

 

Başvekilim,  seven, sevilebilen  insanlardan bir insan olmayı becerebilen insan,  darağacında urganı kendi elinde geçirdiğin  bu günde,  Rabbine kavuştuğun bu günde,  seni bir kez daha rahmetle, hasretle, sevgiyle, saygıyla anıyorum…ruhuna  fatihalar gönderiyorum, ruhun şad ola başbakanım, ruhun şad ola…

 

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Yassıada ve Başvekilim Adnan Menderes - 27 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Soylu Adam; Süleyman Soylu - 06 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Alparslan Pehlivanlı - 22 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Bir Yiğit Vardı - 08 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Başkent EDAŞ'a Elveda! - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Anneciğimin Kardeşi-2 - 29 Ocak 2009 Perşembe 00:00
Anneciğimin Kardeşi - 23 Ocak 2009 Cuma 00:00
Ey Rabbim! İsrail'le Sen Başedersin - 09 Ocak 2009 Cuma 00:00
Melih Gökçek'le Yola Devam - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Sağduyu Galip Gelecek, Melih Gökçek Aday Olacak - 26 Aralık 2008 Cuma 00:00
MİLLİYETİ HAREKET PARTİSİ VE YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE KULİSLER.... - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Ak Parti ve Yerel Seçimler Üzerine Kulisler - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Milli Eğitim Bakanı'nı Dinlerken... - 21 Kasım 2008 Cuma 00:00
Eşit İşe, Eşit Ücret mi? - 19 Ekim 2008 Pazar 00:00
Yassıada, Yaslı Ada - 06 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Ergenekon'dan Mahalle Baskısına - 03 Eylül 2008 Çarşamba 00:00
TEK ADIMDA YATIRIM - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Kuşadası Tatili - Manisa Ziyareti - 10 Ağustos 2008 Pazar 00:00
Hasan Doğan ve Ölümün hatırlattıkları - 05 Ağustos 2008 Salı 00:00
KIRIKKALEM - 03 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 12 Haziran 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 11 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
BİR CUMARTESİ AKŞAMI, BİR KADIN, İKİ ÇOCUK - 08 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
BİR PAZAR YAZISI, BİZİM MUHARREM.. - 24 Nisan 2008 Perşembe 00:00
ŞİİRLERLE, YAZILARLA SEVGİ YOLCULUĞU... - 16 Nisan 2008 Çarşamba 00:00
GÜNEDEME DAİR DEĞERLENDİRMELER... - 11 Nisan 2008 Cuma 00:00
Ah! Benim Eskici, Vefalı Ruhum - 07 Nisan 2008 Pazartesi 00:00
İHTİLALE DOĞRU; BİR SEVDA MASALI - 30 Mart 2008 Pazar 00:00
NEWSWEEK' E KAPAK OLMAK... - 24 Mart 2008 Pazartesi 00:00
ÇANAKKALE SAVAŞININ ANLATTIKLARI... - 17 Mart 2008 Pazartesi 00:00
KÖŞE YAZARLARIYLA KAHVALTI - 10 Mart 2008 Pazartesi 00:00
Ve ey , ve ey şehidim - 27 Şubat 2008 Çarşamba 00:00
LALE VE LADEN - 22 Şubat 2008 Cuma 00:00
AHDE VEFALI OLMAK - 10 Şubat 2008 Pazar 00:00
Ve ey, ve ey AYSONA - 01 Şubat 2008 Cuma 00:00
HRANT DİNK CİNAYETİ ÜZERİNE.... - 25 Ocak 2008 Cuma 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (2) - 21 Ocak 2008 Pazartesi 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (1) - 17 Ocak 2008 Perşembe 00:00
YASLI ADA,YASSI ADA..BAŞVEKİLİ YARGILAYAN ADA... - 12 Ocak 2008 Cumartesi 00:00
Kimse yokmu derneği ve güneydoğu - 06 Ocak 2008 Pazar 00:00
Çocukluk yıllarında, Bizim mahallemiz.. - 30 Aralık 2007 Pazar 00:00
ACZ ŞERHİ - 24 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
Gün ola, bayram bizim bayram ola... - 18 Aralık 2007 Salı 00:00
Abdülhamidi Tanımak..Abdülhamidi Anlamak... - 13 Aralık 2007 Perşembe 00:00
Hey Gidi Günler - 06 Aralık 2007 Perşembe 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11