KIRIKKALELİLER DERNEĞİ!
Sincan taraflarında var…
Keçiören’de de…
Hatta,
Kızılay’ın çeşitli cadde ve sokaklarına da tezgah kurmuşlar, ayna tarak satıcıları gibi…
Aslında sattıkları bir şeyde yok, ama ağızları iyi laf yapıyor.
“Gel vatandaş gel”
Birlik ve beraberlik içinde olalım.
Lakin başkan ben olayım.
Zihniyet bu…
Gördüğüm kadarı ile al birine vur ötekine aralarında kıl kadar fark yok.
Aslında işi düzgün, doğru ve öz verili tutsalar, yapılmayacak şey yok memleket için.
Fakat amaç bağcı dövmek olunca, yapılan iş de bundan öteye gitmiyor.
Çankırılılar derneği var Ankara’da.
Kırşehirliler,
Yozgatlılar,
Kayserililer yaşatma ve yardımlaşma dernekleri de var.
Her biri, ayrı ayrı kuruluş amacına uygun olarak ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar hemşerileri ve nüfus kütüğüne kayıtlı olduğu coğrafyaları için.
Hasta olanı hasta haneye,
Düşkün olanı darülacezeye götürüyorlar üşenmeden.
Elinde imkanı olmayan, fakat okumak için yollara düşmüş fakir aile çocuklarının ellerinden tutup her imkanı önlerine sunuyorlar.
“Uzayan kol bizden olsun” diye…
Zaman zaman da bir arada olurlar…
Her hemşeri kendinden olmayan bir komşusunu yada bir arkadaşını kolundan yakaladığı gibi getirir bu birlikte olmalara.
Amaç,
Kendi bölgelerinin kültürünü, coğrafyasını, insan ilişkilerini, yaşama biçimlerini o yöreden olmayan başkalarına anlatmaya çalışmak…
Ve öylede yapıyorlar…
Ot kökün üstünde büyür misali, gurbet ellerinde başka memleketlerin insanlarının ülke yönetiminde söz sahibi olmaları sırf o nedenledir.
Ya bizimkiler!..
Bırakın kökü toprağın birazcık altında olan otu, en derine kök salmış ulu çınarı bile yerinden oynatmaya kalkar imanıma!..
Deneylerle sabit.
Ne zaman bir seçim olsa ortaya çıkıp sonrasında yok olduklarına defalarca tanık olduk.
Dikkat edin;
Adının önünde Kırıkkale olan ne kadar dernek, vakıf, yardımlaşma sandığı varsa Ankara’da, bir tanesinin bile Kırıkkalelileri ve Kırıkkale’yi başka başka memleketlere tanıtıcı faaliyetlerini göremedik bu güne kadar.
Hele,
İmkanı olmayan ve üniversite tahsiline devam etmek zorunda olan bir tek talebeye burs verdiklerini duyan, gören varsa, beri gelsin...
Yaptıkları tüm iş, seçilmesi muhtemel adayları “dayanışma yemeği” adı altında bir araya toplamak, onlara en fahiş fiyattan at resmi, kurt resmi, ampul resmi, altı ok resmi satmak, gelirini de yine orda masraf gösterip ortadan kaybolmak!..
İyi niyetinden emin olduğum Sayın Vekilimiz Turan Kıratlı ve memleketimizin üst düzey yöneticileri bu kardeşlerimize yönelik yemek vermiş yakınlarda.
Afiyet şeker olsun…
Poz poz resim, allı güllü demeçleri var gazeteler de.
Çokta sevindik Allah için!
Fakat, bu kardeşlerimize Ankara’da yaşayan yurdum insanına Kırıkkale’yi tanıtıcı ve Kırıkkalelilere yardım edici hangi projeleri hayata geçirdiklerini sormamışlar, sadece ona üzüldük…
Hadi onun aklına gelmedi diyelim!..
O yemeğin şeref konuğu olan Belediye Başkanımız sayın Veli Korkmaz ve şehrimizin en yüksek mülki amirleri neden sormadı, anlamak mümkün değil…
Demek ki biz boşuna uğraşıyoruz;
İlkini Kırıkkale’den başlatıp, şu ana kadar dört vilayette gerçekleştirdiğimiz KÜLTÜR etkinliğinin tüm yurda yayılması için;
Onlara sormadılar, Kırıkkale için ne yapıtınız diye de, bana da sormuyorlar sen nasıl yapıyorsun bu çalışmayı diye…
Yazık!..
Hem de çok yazık…