Önüme gelen yazıyı okuyunca gözlerime inanamadım. Yazıda jakoben vekilimiz yazılı cevaplanmasını istediği bir soru önergesi vermişler: “Branşı din kültürü ve ahlak bilgisi olan kaç tane okul müdürü atatınız? Kaç tanesini vekaleten görevlendirdiniz.? Kaç tanesi için ısınma turları attırıyorsunuz?”
Bu ülkenin bir hukuk devleti olduğunu düşünmeseniz jakoben vekilimize yerden göğe kadar hak vereceksiniz.
Bir düşünelim halen çeşitli okullarda görev yürüten “din kültürü ve ahlak bilgisi “(bu tabir de başka bir jakoben tarafından anayaysa monte edilmişti netekim!.) öğretmenleri bu devletin vatandaşlarıdır. Mudde_i umumi bu adamlar hakkında herhangi bir dava açmamış, hiçbir mahkeme mahkumiyet kararı vermemiş, devletin müfettişleri yürüttükleri denetim ve soruşturma çalışmalarında bu adamların yasa dışı bir örgüt kurarak yıkıcı ,bölücü bir suç odağı olduklarını henüz tespit etmemiş, yasalar çerçevesinde işlerini yürütüyorlar.Devletin açtığı yasal okullardan mezun olmuşlar. Devletin planladığı müfredat programını tedris etmişler. Bir sürü sınavı başarı ile bitirmişler, devlet memuru olarak atanma şartlarını yerine getirerek atanmışlar. Her yıl denetleniyorlar,devletin planladığı programı okutuyorlar. Bütün bunların neresi suç ki bu jakoben böyle bir soru soruyor?
Din deyince jakobenimiz hemen alarma geçiyor. Tüyleri kirpininkiler gibi dikleşiyor. Duyargalar alarm işaretleri veriyor. İrtica geliyor korkusuyla , adam orgazm olmuş gibi alarm oluyor.
Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri cüzzamlı mı da bu kadar korkuyor bu jakoben? Okul müdürü olarak atanacak şartları taşımaları halinde atanmaları bir hukuk devletinde mesele bile edilmez. Böyle bir kısıtlama her şeyden önce anayasamıza ve insan haklarına ters bir kısıtlama olurdu ki ,asıl o zaman itiraz edilmesi gerekirdi.
Ortada ne bir suç ,ne bir suçlu, ne de bir suç örgütü varken, bazı insanları,böylesine ilkel bir şekilde ayırıma tabi tutmak tam bir yobazlık ve gericiliktir. Devletimiz atanma şartlarını yasa ve yönetmeliklerle belirlediği gibi , bu hakkın hangi hallerde kayıp edileceğini de belirtmiştir.Ayrıca idarenin ihdas ettiği her işlem yargı denetimine açık olduğu halde bu yobaz ne diye bağırıyor anlayamadım. Elinde belge varsa ne diye cumhuriyet savcılarına baş vurmaz.. İnsanlara yargılanma hakkını tanımadan infaz etmek bizim jakobenlerin en belirgin vasfıdır. Önce as sonra gerekçeli kararı yazarsın mantığı çok ilkel bir yöntem. Çok eskidi çok…
Jakobenlerin çığırtkanlık yaptıklarını biliyoruz. Toplumunun değerleri ile barışık olamadıkları için demokratik yoldan iktidara gelemeyeceklerini biliyorlar. Demokrasinin güzel bir cilvesidir. Birkaç çatlak sesin bulunmasına karşı değiliz . Neden hukuk sistemi içinde kalarak çözüm üretmediklerine kızıyoruz.
Bir de “Biz kimsenin inancına karışmayız.” Demeleri yok mu? İnsanı çileden çıkarır. Zihni bu kadar bulanık başka hangi ülkenin jakobenleri vardır bilemiyorum ? Bilen varsa bana da söylesin de bende öğrenmiş olayım. Din kelimesine dahi tahammül gösteremeyen jakobenler ancak ve ancak bizde vardır. Darısı düşman başına bile denmez. bence.