Irak 'millet' var mı?
Dört yılda ölen bir milyona yakın insan milli bir direniş uğruna değil büyük çoğunluğu mezhep çatışmalarında birbirini öldürenlerdir.
Osmanlı'ya ihanetinin ödülü olarak Irak'ı 1924'te İngilizler kurdu. Iraklı bile olmayan Arabistanlı Şerif Hüseyin'in torunu Faysal Bağdat'a kral atanmıştı!
1959'da General Kasım darbe ile yönetimi ele geçirdi.
1968'de Arap milliyetçisi Baas Partisi darbeyle iktidarı oturdu. 1979'da ise Saddam iç darbeyle iktidarı ele geçirdi.
Bütün muhalefeti ortadan kaldırarak önemli noktalara hep kendi güvenilir adamlarını yerleştirdi. Kendi aşireti olan Sünni "Tikrit aşireti"nin egemen olması ile Iraktaki bütün unsurlar dışlandı.
Hem kısa Irak tarihi hem de hakim olan rejimler sayesinde Irak’ın milletleşmesi mümkün olmadı.
Bu gün Irak’ta Sünni Araplar, Şii Araplar ve Kürtler olmak üzere üç hakim etnik grup oluşmuş ve bunlar işgalcilere karşı bile birleşememişlerdir.
Irak bölünmeye gidiyor!
Sünni yönetimler daima Şiilere baskı yaparak ülke birliğinden uzaklaştırmış potansiyel suçlu gördükleri bu insanlara daima baskı yapmışlardır.
Kürtler ise Barzani ailesi ile devamlı Irak’ı yabancı devletler satma politikaları uygulamış ve en az yüzyıldır batılı devletler tarafından yüz üstü bırakılmalarına rağmen hala akıllanmamışlardır.
Her ne kadar zalim olsa da ülkenizin devlet başkanına ve devletinize ihanet ederseniz hak gözünde de insanlık önünde de kendinizi aklayamaz ve acı çekme lanetinizden kurtulamazsınız.
Amerika'nın işgaliyle işgale karşı direnmesi beklenen bu gruplar birbirine girmiş, çatışmaya başlamışlar ve birbirlerinin kutsallarını bombalamaya başlamışlardır.
Binlerce yıldır sanki lanetli olan bu topraklarda Osmanlı biraz olsun huzuru, sükûnu sağlamıştı. Bu coğrafya insanları acaba ihanetlerinin bedelini mi ödüyorlar?
Irak savaşı başlarken bu kadar insanın öleceği, mezhep ve kimlik çatışmalarının patlak vereceğini hiç kimse hesaplayamamıştı.
Mili bilinçten yoksun Irak’ta mili direnişin olmaması işgali uzatmış, iç çatışmaları ise insan kayıplarını artırmıştır.
BOP sayesinde sıranın bize gelebileceğini hesaba katarak bu günden milli şuurumuzu en üst seviyede tutmalıyız.
Afganistanlılık, Iraklılık nasıl işe yaramadı ise Türkiyelilikte o gün işe yaramayacaktır. Kurtarıcımız ve varlığımız ancak Türklük bilinci ile hareket etmemize bağlı olacaktır.