Koltuk kimseye baki değil
22 Temmuz seçimlerinin ardından ortaya çıkan tablo, AKP için övünç diğer partiler için utanç kaynağı oldu.
Çünkü kaybettiler ve barajın altında kaldılar.
Mecliste grup oluşturan partiler ise beklediklerini bulamamanın hayal kırıklığı içinde.
Tüm bu gelişmelere rağmen nedense, nerede hata yapıldığını ortaya koyan olmadı.
CHP, sanki hiçbir şey yokmuş gibi umursamadan devam ediyor, MHP ise meclise girmenin rahatlığı içinde yelkenleri indirmiş denizde sessizce giden yol alan yelkenliler gibi adeta.
Sanki bir tuhaflık var.
Nedense...
22 Temmuz yarışmacılarının hayal kırıklığı içindeki partiler ya da siyasetçiler, yaşanan gerçekler karşısında, özellikle de ortaya koydukları stratejiler sonuç vermediğinde kendilerini sorgulama gereksinimi halen duymamış görünüyor.
Yani...
Seçim yenilgisi olsun, sergilenen siyaset anlayışı olsun, ortaya çıkan başarısızlığı sahiplenmemek için akla hayale gelmedik gerekçeler buluyorlar.
Bulamadıklarında da kendi gerekçelerini üreterek işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. Bunları, yani uygulanan siyaset anlayışının başarıya ulaşamamasını kendileri dışındaki etkenlere bağlıyorlar.
Dahası...
Söz konusu sahiplenmeme ve kusuru başkalarında arama anlayışı; siyasi partilerin seçim gibi topluma yönelik stratejilerinde yaşanılan başarısızlıklar kadar, parti içi gelişmeler karşısında da tekrarlanıyor.
Bir partide, kurultay sürecinde genel başkanı eleştiren yaklaşımlar olduğunda, ya da genel başkana rakip çıktığında, bunun arkasında yabancı parmak aramak da adeta gelenek haline geldi.
Üstelik...
Mevcut teşkilat yapısıyla sanki onlar hezimete uğramadılar eski tas eski hamam misali eski anlayış ile durumlarını korumaya çalışıyorlar.
Halbuki…
Seçimin üzerinden 4.5 ay geçti. İlk günlerin sıcaklığının yol açtığı şaşkınlıkla bu tür seçimi kaybetme gerekçeleri dillendirilmiş olsa bile, bu 4.5 aylık sürede kaybedenin kendisini sorgulaması ve bu sorgulama sonunda da nerede hata yaptığını bulması gerekirdi.
Sonucu bir başka partinin hilesine ve seçmenin aldanmışlığına bağlamak kimseyi kurtarmıyor.
22 Temmuz’da da kurtarmadı.
Bundan sonraki seçimlerde de kurtaracağını beklemek, geçmişten ders alınmadığının en açık göstergesi olacaktır.
Netice itibarıyla siyasette ayağı yere basmayanların Anadolu tabiri ile iğneyi başkalarına çuvaldızı ise kendilerine batırmalarının zamanı gelmiştir.
Kırıkkale’de siyaset yapıp kaybedenlerin titreyip kendilerine gelmesi gerekiyor.
Aksi halde kendileri ile birlikte temsil ettikleri siyasi görüşe zarar verdiklerini bilmeleri ve anlamaları şiddetle lazımdır.
Herkes önce kendini bir sorgulamalı ki, nerede hata yapıp nerede doğru yaptığını anlayıp kendinden sonra geleceklere iyi bir miras bırakmalıdır.
Zira siyasette bir yere gelenlerin geldikleri yerler kendilerine baki değildir.
Herkes hesabını ona göre yapsın.