Otobüsteki konuşma
Geçenlerde ilk defa Ankara’ya otobüs ile gittim.
Otobüse bindiğimde saat 13.00’a geliyordu.
Kızılay’a indiğimde ise saat tam 16.00’dı.
Ben bazılarının yaptığı gibi çevre yolunda inmeyip otogardan Kızılay’a geçtim.
Yani tam üç saat gibi bir sürede Ankara’ya inmişim anlayacağınız.
Sabah 8.30 da işe başlaması gereken bir vatandaşın Kırıkkale’den hareket etmesi gereken saati düşünebiliyor musunuz.?
Asıl amacım aradaki mesafeye dikkat çekmek değil.
Otobüste giderken önümdeki koltuklarda iki yolcu arasında geçen konuşmadır.
Bu yolculardan biri öğrenci, diğeri ise öğretmen.
Her ikisi de Ankara’ya gidip gelenlerden.
Biraz yüksek sesle aralarında konuşurken istemeyerek kulak misafiri olmuştum.
İkisi de Kırıkkale’den pek hoşnut değiller.
Kiraladıkları eve gönüllerince misafir getirememekten tutunda, gidecek doğru dürüst bir yerin olmayışına kadar aralarında sızlanıp durdular.
Bir ara beğenmedikleri bir Kırıkkaleli olarak şunlara bir ders vereyim dedim ama bayan olduklarından cesaret edemedim.
Yolculuk bitip her ikisi de ayrı ayrı yere gittiklerinde kendi kendime düşündüm.
Bunlar şehrin neyinden muzdarip diye düşündüm.
Ve anladım ki, her ikisi de evlerinden, anne ve babalarından uzak oldukları halde, kafalarındaki özgür bir yaşantı sürememenin sıkıntısını duydukları kanaatine vardım.
Zira konuşmalarından anladığım kadarıyla sorun Kırıkkale insanının yabaniliği veya görgüsüzlüğü değil, tam olarak serbest hareket edememelerinin verdiği sıkıntıydı.
Kaldı ki, doğru dürüst gidecek bir yer olmadığı için muzdarip olan bu insanların yaşadıkları şehir İzmir, Ankara veya İstanbul hangisi olursa olsun, oturdukları ucube semtlerden kaç defa merkeze gelip ne kadar zaman geçirecek bir imkan bulabilmiştir gerçekten sormak gerekiyor.
Üç vasıta değiştirmek zorunda kalıp haftada kaç defa merkeze inebilirler düşünmek bile istemiyor insan.
Oysa Kırıkkale öyle mi?
En fazla 1000 metre yürüdüğünüzde merkezdesiniz.
Dolası ile öğrenci veya dışardan gelenler için Kırıkkale her ne kadar beğenilmiyor olsa da asıl sorun zaman geçirecek mekanların olmayışı değil.
Rahat hareket edememenin verdiği rahatsızlıktır.
Daha doğrusu en fazla üç defa geçtiğiniz veya gittiğiniz yerlerde tanınıyor olunmasıdır.
Buda yabancı gençlerin hareket özgürlüğüne tesir ediyor olmasıdır.
İşte Kırıkkale’nin beğenilmesinin nedeni, otobüsteki konuşmanın taşıdığı manadır.