24 Mayıs 2012 Perşembe

06.12.2007 00:00:00 788  defa okundu.

Hey Gidi Günler

                Bizim çocukluk yıllarımızda  her şey ne kadar güzel, ne kadar değerliydi. Mutlu, huzurlu olmak şimdilerde olduğu kadar zor değildi.O günlerin onca yokluğuna, yoksulluğuna rağmen varlık içinde yaşamaktaydık.Teknoloji bugünlerde olduğu kadar gelişmemiş, internet, kredi kartı, cep telefonu hatta ev telefonu dahi hayatımızdaki yerini almamıştı.O günlerde teknoloji ile olan alakamız belli saat aralıklarında yayın yapan TRT’nin siyah-beyaz yayınlarından ibaretti.

                 O günlerde her şeyin , ama herşeyin kıymeti vardı.Televizyonda haftada bir kez  izlenen, Salı akşamları gösterilen filmlerin bir başka  tadı, havası, hazzı vardı. Komşuluk ilişkileri belki de o yıllarda altın çağını yaşıyordu.Hangi komşunun evinde iyi bir şeyler pişirilirse, komşularıyla paylaşacak, tadımlıkta olsa pişen yemekleri vardı o günlerin...

             Mahallemizin girişinde bulunan taştan yapılma içi yayık dibek de yapılan bulgur köftelerinin tadını doyum olmaz, konu komşuyla tadımlıkta olsa mutlaka paylaşılırdı. Mahallemizde, yaz günlerinde akşamları dibek başı oturmaları olur, yapılan sohbetlerde maziye gider, gülünür, eğlenilirdi.O yılların çocukları , yani bizler ise  saklambaç, yakan top, el, el üstünde, kiskiç,çelik çomak, sek, sek gibi kendimizce icad ettiğimiz nice oyunlar oynar, gelir geçerdi işte böyle bizi çocukluk yaz akşamlarımız...

              Soğuk ve çetin geçen, adam boyu kar yağan kış günlerinde ise, gündüzleri kar topu savaşları, kardan adam yapma yarışmaları, koşturmacalarıyla akşam edilirdi.Akşam ise komşu gezmeleri biz çocuklar için tam bir şenliği bürünürdü, dönüşürdü.Yine maziye dair sohbetler yapılır, mazinin en güzel günleri hatırlanır, yad edilirdi.Meşe közünde üçlü saçayağında pişen çaylar içilirdi. Şimdilerde hiç yapılmayan dışarıda kış, buz,  soğuk akşamlarda yapılabilen, çok da zahmeti olan, tel, tel helvası çekilir, konu komşuya bakır tabaklarda, tadımlıkta olsa ikram edilirdi.

             İşte  mazinin, hasret günlerini anıp ta , Hey gidi günler dememek var mı? Hey gidi günler şimdi sizler çok uzaklarda kaldınız, size öyle milletçe hasretiz ki…sizi andıkça yüreğim yanıyor,  gözlerim yaşarıyor,  bedenim titriyor, alıp kendimi hayalen de olsa , o günlere bırakıyorum....

             O yıllarda, adeta bir aileyi andıran mahallemiz, kardeş gibi çocukluk arkadaşlarımız, kötülük, kıskançlık nedir bilmeyen saf,  tertemiz,  yüreklerimiz vardı.Soğukkuyu ayakkabısı diye adlandırdığımız ayakkabılarla gezsek de…çatısız kiremitsiz kerpiç evlerde otursak da… kömür yerine tezek yaksak da…  yokluğu, yoksulluğu iliklerimize kadar yaşasak da… iyiliğin, kardeşliğin, sevginin, saygının,hürmetin, yardımlaşmanın, hoşgörünün, hatırın yokluğunu çekmiyor, yaşamıyor, hissetmiyorduk…

              Hele ki, o yıllarda yaz tatillerinde, biz çocuklar için  Kuran kursları tertip edilirdi. kasabamızın tarihi, mütevazi camisinde… Camide hem dinimiz adına bir şeyler öğrenir, hem de cami avlusunda oynayarak, eğlenerek gelir geçerdi bizim Kuran Kursu günlerimiz..

             

            Belki de! şimdi aklımda olan dini bilgilere ait, tüm öğrendiklerim çoğunlukla o günlerin eseriydi….

               

            Gençlik yıllarımızda inandığımız yüksek değerlerimiz, mefkuremiz, ÜLKÜMÜZ canımızı dahi verebileceğimiz milli, manevi değerlerimiz vardı. Birbirine sevgiyle, saygıyla, hoşgörüyle davranan ablalarım, ağabeylerim, büyüklerim vardı.Dertlerimi dert edinen, derdin derdimdir diyen BÜYÜKLERİM vardı.Ben onlarda , onlar bende vardı.

           

          Bizleri bekleyen mutlu yarınlar, umutlarımız, ülkümüz, mefkuremiz gözümüzde büyüyerek yıldızlaşır, yüreğimizde, aklımızda an be an taşırdık.Aziz milletim adına canlarını dahi, hiçbir  karşılık beklemeden, hiçbir hesaba girmeden kendini  feda edebilecek ağabeylerim, ablalarım büyüklerim vardı.Yokluk içinde yaşasak da yok demeyenlerimiz  vardı.Hepsi birden aynı güzele vurulurcasına vatana, millete dinimize vurulanlarumız,  sevdalananlarımız vardı.Başkaca hiçbir şeye gönlünü kaptırmayan yüreklerimiz vardı.

           Hey gidi günler, sizler çok uzaklarda kaldınız, size öyle hasretiz ki…şu kırık ,dökük kelimeler, cümleler, kafi gelmiyor sizleri yad etmeye...

           O günlerde ben demek yoktu, ‘’ben demek, nefsim demekdi’’ bizim gibi ayıpla karşılanırdı.Ben diye konuşana hor bakılırdı.

          O günlerde boş konuşmalar, ceviz kabuğunu doldurmayan meselelerden dolayı tartışmalar yoktu.Kibirlenmek, büyüklenmek, öne çıkmak, bunu da ‘’BEN’’ yaptım demek yoktu.O günlerde esas olan mütevazi olmak, geride kalmak, ben yapmadım, ‘’BİZ” yaptık demek vardı.Her şey ne kadar da çabuk kabuk değişirdi..Her şey ne kadarda çabuk kılık değiştirdi, çağa ayak uydurdu…

           Hey gidi günler şimdilerde size öyle ihtiyacımız var ki … Ah! kahrolası büyüklük… Ah! kahrolası ,olmayası , yıkılası, benlik, enaniyet duygusu…Ah ! yok olası makam, mansıp, sen, ben kavgası, sevdası...Ah! kendine aşık, kendini beğenme düşüncesi...Ah !büyüdükce küçülemeyen büyüklük sevdası….Ah! rahatlık, sefa sürme, zengin olma ve bu zenginliği bir başınıza harcama  duygusu...Aziz Milletimizi kendi öz değerlerinden koparıp, alıp yaban ellerin çirkefliğine,çirkinliğine alıp götüren duygular...

            Hey gidi günler sizi beklemekteyiz onca yıllardır….Bilirim şimdilerde gerçek büyüklüğü bilmeden büyüklük taslayan insancıklar  var.Bilirim, şu küçük tepeleri de ‘’BEN’’ yarattım edasıyla tavrıyla, yürüyen, konuşan,  yazan, çizen,  ayrılık, gayrılık rüzgarları estiren  insanları  var. Bilirim şimdilerde o güzel duygularımızın, kültürümüzün yerini,  denirse, maganda kültürü, magazin kültürü,   gibi başka kültürler, başka düşünceler istila etti.

             Hey gidi günler milletçe size öyle hasretiz ki….Hasretiniz, boğuyor,yakıyor Milletimizi

               Ey güzel  günler, Ey ata günleri hani neredeseniz? sizler Rabbimize duamızsınız,  gelin artık ne olur, sevginizle, saygınızla, hoşgörünüzle, muhabbetinizle gelin, birlik ,beraberlik türküleriyle, Türk’ü,  Kürt’ü, Çerkez’i, Arap’ı ve  bütün milletimizi ,dostluk,kardeşlik,   duygularıyla bizi birbirimize sarın sarmalayın…

              Dostluk, kardeşlik, diğergamlık türküleri söylensin, ruhumuzu sarıp sarmalasın...  Aziz vatanımın kaç asırdır gülmeyen yüzünü, belki de son asrını yaşayan yaşlı dünyamızda,  hiç değilse bu asırda güldürün….güldürün ki,  kimbilir belki de! bu son asrını yaşadığını zannettiğimiz dünyaya asr-ı saadetten sahneler sunalım…kardeşliği, iyiliği, sevgiyi, hoşgörü türkülerini  tüm dünyaya söyleyelim...çalsın sazlarımız, söylensin türkülerimiz, bir sevgi ummanı olup akalım gönüllere, yurtta barışı, dünyada barışı,SEVGİYİ,HOŞGÖRÜYÜ hakim kılalım...

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Yassıada ve Başvekilim Adnan Menderes - 27 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Soylu Adam; Süleyman Soylu - 06 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Alparslan Pehlivanlı - 22 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Bir Yiğit Vardı - 08 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Başkent EDAŞ'a Elveda! - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Anneciğimin Kardeşi-2 - 29 Ocak 2009 Perşembe 00:00
Anneciğimin Kardeşi - 23 Ocak 2009 Cuma 00:00
Ey Rabbim! İsrail'le Sen Başedersin - 09 Ocak 2009 Cuma 00:00
Melih Gökçek'le Yola Devam - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Sağduyu Galip Gelecek, Melih Gökçek Aday Olacak - 26 Aralık 2008 Cuma 00:00
MİLLİYETİ HAREKET PARTİSİ VE YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE KULİSLER.... - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Ak Parti ve Yerel Seçimler Üzerine Kulisler - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Milli Eğitim Bakanı'nı Dinlerken... - 21 Kasım 2008 Cuma 00:00
Eşit İşe, Eşit Ücret mi? - 19 Ekim 2008 Pazar 00:00
Yassıada, Yaslı Ada - 06 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Ergenekon'dan Mahalle Baskısına - 03 Eylül 2008 Çarşamba 00:00
TEK ADIMDA YATIRIM - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Kuşadası Tatili - Manisa Ziyareti - 10 Ağustos 2008 Pazar 00:00
Hasan Doğan ve Ölümün hatırlattıkları - 05 Ağustos 2008 Salı 00:00
KIRIKKALEM - 03 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 12 Haziran 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 11 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
BİR CUMARTESİ AKŞAMI, BİR KADIN, İKİ ÇOCUK - 08 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
BİR PAZAR YAZISI, BİZİM MUHARREM.. - 24 Nisan 2008 Perşembe 00:00
ŞİİRLERLE, YAZILARLA SEVGİ YOLCULUĞU... - 16 Nisan 2008 Çarşamba 00:00
GÜNEDEME DAİR DEĞERLENDİRMELER... - 11 Nisan 2008 Cuma 00:00
Ah! Benim Eskici, Vefalı Ruhum - 07 Nisan 2008 Pazartesi 00:00
İHTİLALE DOĞRU; BİR SEVDA MASALI - 30 Mart 2008 Pazar 00:00
NEWSWEEK' E KAPAK OLMAK... - 24 Mart 2008 Pazartesi 00:00
ÇANAKKALE SAVAŞININ ANLATTIKLARI... - 17 Mart 2008 Pazartesi 00:00
KÖŞE YAZARLARIYLA KAHVALTI - 10 Mart 2008 Pazartesi 00:00
Ve ey , ve ey şehidim - 27 Şubat 2008 Çarşamba 00:00
LALE VE LADEN - 22 Şubat 2008 Cuma 00:00
AHDE VEFALI OLMAK - 10 Şubat 2008 Pazar 00:00
Ve ey, ve ey AYSONA - 01 Şubat 2008 Cuma 00:00
HRANT DİNK CİNAYETİ ÜZERİNE.... - 25 Ocak 2008 Cuma 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (2) - 21 Ocak 2008 Pazartesi 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (1) - 17 Ocak 2008 Perşembe 00:00
YASLI ADA,YASSI ADA..BAŞVEKİLİ YARGILAYAN ADA... - 12 Ocak 2008 Cumartesi 00:00
Kimse yokmu derneği ve güneydoğu - 06 Ocak 2008 Pazar 00:00
Çocukluk yıllarında, Bizim mahallemiz.. - 30 Aralık 2007 Pazar 00:00
ACZ ŞERHİ - 24 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
Gün ola, bayram bizim bayram ola... - 18 Aralık 2007 Salı 00:00
Abdülhamidi Tanımak..Abdülhamidi Anlamak... - 13 Aralık 2007 Perşembe 00:00
Hey Gidi Günler - 06 Aralık 2007 Perşembe 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11