Bu tavır aslında yarardan çok zarar veriyor.
Örneği çok bunun.
Geçmişte pek çok olay yaşandı…
Daha mutedil ve ölçülü davranmak gerektiğini epeydir söylüyorum.
Mesela haberlerin işleniş biçiminde, yer verilişinde duygusallığı görmek mümkün.
Geçtiğimiz günlerde Balışeyh Belediyesi ile ilgili bir haber yer aldı basında.
Abartı söz konusuydu haberlerde.
Bir emekli personel güya haciz kararı aldırmıştı belediyeye.
Gördük ki, Başkan Cehti Pehlivanlı ile emekli olan personel yemekte bir araya gelmiş.
Hani nerede kaldı abartı?
Benzer gelişmeler daha önce Kırıkkale Belediye Başkanı Veli Korkmaz için de geçerli olmuştu.
Ne oldu sonuçta?
Algıda seçicilik kavramından hareket ediliyor bazen.
Fakat bunun bilerek (yani seçicilik kavramı bilinerek), hareket edildiğini sanmıyorum.
Olsun da nasıl olursa olsun, düşüncesi hakim.
Hacılar kasabasının durumu ile ilgili haberler de böyle yer aldı mesela.
Ortada gerçekten haber değeri taşıyan bir durun zaten var konuda.
İsteseniz de haber olmalı istemeseniz de.
Fakat iki açıdan da duygusallık vardı.
O açıları açmama gerek yok sanırım.
Mantık yerine duygusallık içeren bir durum yani…
Bazı konularda itirazlar olabilir.
Ki bunlar eleştiriyi de gerekli kılabilir.
Fakat bunda mantık aramak gerekir.
Duygusallık içeren itirazlar toplumda kabul görmüyor.
Olmadık manaya da çekilebiliyor.
Her şeyin ölçüsü kabilinde olanı makbuldür değil mi?
Ölçülü olmak gerekiyor.
Demek istediğim bu.
Şekerin tadı fazla kaçarsa çok tatlı olur ama dokunur.
Şeker az olursa bu kez de tatsız olur.
Şekerin kıvamına dikkat etmek gerekiyor.
Umarım birileri beni anlıyordur…