Kelimenin tam anlamı ile, “gül gül öldük desek” yeridir.
Hani yakın zamanda CHP’nin ilçe kongresi varya, bizim eski başkanlardan bir tanesi kaybettiği koltuğa ve onun getirdiği saltanata hasret kalmış,
Ve tekrardan “ben adayım” diye yollara düşmüş!
İlk seferinde henüz kendisini pek fazla tanımayan delegeler, “işi gücü yok nasıl olsa, getir götür işini ondan daha iyi yapacak insan bulmak da zor, ee öyle ise hazır herkes işinde gücündeyken şunu başkan yapalım da çocuk muradına ersin” zihniyeti ile oy vermişti.
Mühür bir kez ele geçmeye görsün,
İkincisinde, Ali kıran baş kesen oldu…
Delegeyi kendi yazdı, kendi çizdi;
Karşısına aday bile çıkamadı.
Bu arada,
Koltuğa oturmasına sebep olan kim varsa,
Eş,
Dost,
Arkadaş,
Akraba,
Tekmili birden herkes’ciklere kazık atmayı, onları
Yalan,
Dolan,
Hile ile birbirlerine takmayı da ihmal etmedi…
Tüm iyi şeylerin bir gün son bulacağı savı tekrar hayata geçti ve bir zaman sonra selefeden geçimin sonu şekillendi…
Aga tekrar adayım diye, kendisini yakışmadığı koltuğa oturtan insanların kapısını çalıp geziyor şimdi…
Nerden duydu,
Nasıl haber aldı! Bilinmez;
Sekiz on tane delegenin adını öğrenmiş, illaki, gidin onlarla konuşun, bana oy versinler diyormuş…
Kime?
Arkasından dolap çevirdiği,
Aslı astarı olmayan laflarla yedi düvelle kötü ettiği,
Kalem elindeyken partinin üyeliğini bile çok gördüğü insanlara…
Kendisi kimsede hatır gönül koymadı tabi.
Yazık!..
Hangi yüzle, “ben sizin başkanınız olayım, benim için hatırınızı gönlünüzü kullanın da oy toplayın”” diyor, anlamak mümkün değil…
Hadi o dedi!.
Derde;
Fakat onca hadiseden, başkanlığı döneminde başarısız geçen seçimden, çevirdiği dolaplardan ve taktığı gullaplardan sonra şikayet eden şehrimizin saygın esnaf ve CHP’ye gönül vermiş insanları, hala bu adamı ciddiye alırmış gibi yapıp neden lafını sözünü eder dururlar, bunuda anlamak mümkün değil…
Her laf açıldığında,
Cumhuriyet Halk Partisi dünyanın mazlum milletlerine örnek ve onların emperyalizme karşı tam bağımsızlık mücadelesine ilham kaynağı olan “Türkiye Cumhuriyeti Devletini” kurmuş bir parti deriz ya;
Şimdi bu partinin başına altı oku sırasıyla sayıp, birer cümle ile açıklamasını yapamayan bu adam, tekrar gelmek istiyor…
Hemde;
Utanmadan sıkılmadan…
Bu güne kadar yaptıkları bu günden sonra yapacaklarının teminatı olan adam, dönüp dönüp “ben adayım” diyor…
Millette balık hafızalı ya!
Şimdiden lafını sözünü etmeye başladı.
Bir farkla…
Bu sefer, ağlayan bebeleri bile güldürecek fıkralara malzeme olarak…