Türkiye’de egemen medyanın entelektüellerini anlamak gerçekten mümkün değil.
Dinle ilgili bütün bilgilere sahipler ama dindar değiller.
Her şeyi bilirler, dinle ilgili her konuda söyleyecek bir şeyleri ve bilgileri vardır, ama namaz kılmazlar.
Dindarlarla da uğraşırlar.
Sanatla ilgili de her şeyi bilirler.
Çıplaklık onlar için özgürlüktür.
Bunun toplumun genelini ahlaken rahatsız ettiğini bile düşünmezler.
Düşünenlere ise şiddetle tepki gösterirler.
Örneğin bir nü resmi, yani çıplak resim, onlar için çağdaş bir sanattır.
Oysa ki genel geçer kavramlara göre bu resmen ahlaksızlıktır.
Ahlaksızlığın dışa vurumudur.
Eh buna da sanat diyorlar.
Buna karşı çıkan ise entelektüele göre geri kafalıdır.
Futbol sahasında bir çoğunuz görmüşsünüzdür, Hristiyan bir futbolcu oyuna girerken hac çıkarır.
Ya da gol atınca hac çıkararak sevinir.
Kimse yadırgamaz bunu.
O medya entelektüelleri de…
Ama bizimkilerden biri sahaya girerken ellerini dua eder gibi açınca kıyamet kopuyor.
Veya gol atınca secdeye kapanması olay oluyor.
Nedir bunun mantığı?
İkisinin ortası yok mudur?
Hoşgörü falan demiyorum, bu karşıtlık niye?
Buna entelektüel bakış mı deniyor?
Bu resmen kendi milletini, milletinin ahlaki değerlerini, genel geçer göreneklerini ve kavramlarını eleştirmektir.
Küfürdür hatta…
Bütün bunları dün internette gezinirken gördüğüm iki olay üzerine yazıyorum.
Gaziantep’te bir nü sergisi açılmış, sergide yer alan iki çıplak resmin alt tarafı bezle kapatılmış.
Gerçekten bakınca utandıran, belki birilerin tahrik eden bir resim.
Buna sanat deniyor.
Eşvallah…
Yazmış büyük gazetelerden birinin köşe yazırı:
“Ey millet bu resme iyi bakın” diyerek.
Öyle bir eleştiriyor ki resmin bezle örtülmesini, siz zannedersiniz ki ahlaksızlık ahlaki bir kavram.
Lafı nerelere dayandırıyor.
Futbolcuların dindar olmasına kızıyor, Türkiye’nin bu haliyle geriye gittiğini ileri sürüyor.
Falan filan…
Çok açık ve net söylüyorum:
“Asıl gericilik ahlaksızlığı savunmaktır.”
Ahlaksızlık ne zamandan beri sanat sayılıyor.
Asıl sorun burada.
O çıplaklığı, bu ahlaksızlığı savunmak ve bunu çağdaş sanat olarak görmek, toplumu bozuyor.
Ne yazık ki, bunları böyle söyleyenler ise gerici sayılıyor.
Bir başka büyük gazetenin genel yayın yönetmeni, kendi ahlaksızlıklarından bahsediyor.
Resmen ve alenen nasıl mastürbasyon yaptığını, bunu nelerle yaptığını anlatan bir sapıklık.
Bu sanat anlayışı ve entelektüellik.
Hocam bu resmen sapıklık ve ahlaksızlık.
Bu insanlar Türkiye’nin en büyük iki gazetesinin en önemli isimleri.
Vallahi yazıklar olsun.
Onları anlamak gerçekten mümkün değil.
Bu millet gerçekten çok sabırla.
Allah daha da büyük sabırlar versin.
Toplum işte böyle böyle uçuruma gidiyor.