Türkiye A Milli Takımı ile Bosna Herkes Milli Takımı arasında oynanan maçı eminim hepiniz izlemişsinizdir.
Bu maçta dikkatinizi çeken ne oldu bilmem.
Belki bir çoğunuz Milli Takımımızı başarısız buldunuz.
Benim dikkatimi bu çekmedi.
Bosna Milli Takımının Türk Milli Takımı’na karşı oynadığı kazanma azimli mücadele dikkatimi çekti benim.
Kazanma azmi…
Anlarım bunu, ama neye karşı.
Bizim oyuncular eminim, Bosnalı oyuncular bize yardımcı olur düşüncesi ile sahaya çıktılar.
Zaten başarısız bir takımımız var, neredeyse Bosnalıların hırsı ile her şey elimizden uçup gidecekti son maçta.
Bosnalı oyuncular Türk milletinin içinde bulunduğu buhranı ve takımımızın iyi durumda olmadığını biliyorlar.
Kendilerinin hiçbir iddiası yok.
Diyelim ki, Türk Milli Takımı’nı yendiler ya da maç berabere bitti, ne yapmış olacaklar?
Neye sevineceklerdi?
Yenmek için de müthiş bir mücadele sergilediler.
Yani oyun ortada geçse ne olurdu?
Oyunun son 15 dakikasında, hatta daha büyük bölümünde, “Bunlar ne yapmaya çalışıyor?” diye düşündüm sürekli.
Nedir bu hırs yani?
Öyle mi?
Kazandın ve Türk Milli Takımı’nı eledin…
Ne geçecek eline?
“Türkün Türk’ten başka dostu yok” diyen kim ise vallahi de doğru söylemiş billahi de…
Bizim dostumuz biziz.
Ne Kıbrıs Türk’ü, n Balkan Türk’ü, ne ötesi ne berisi.
İşte böyle fırsatını buldular mı çöküyorlar adamın tepesine.
Adamın tepesine.
Evime uydu anteni aldığımda müthiş bir hayal kırıklığı yaşamıştım.
Aynı önceki akşam yaşadığım gibi.
Kıbrıs televizyonlarını izliyorum.
Ne Müslümanlıktan bahsediyorlar, ne Türklükten, ne de Türkiye’den.
Fona da koymuşlar İngiltere, Avustralya resimlerini.
Ne İstanbul var ne Ankara…
Biz ise bunlar için dünyayı karşımıza düşman olarak alıyoruz.
Onların yaptığına bak…
Hepiniz gördünüz.
Milli Takım başarısız bu doğru.
Türk milleti bir buhran içinde ve o galibiyete çok çok çok ihtiyacı var.
Bosna yenseydi bizi ne olurdu (ki yenmek üzereydi)?
Ne olurdu soruyorum?
Neye sevinirlerdi?
“Türkleri kupadan eledik” diye mi sevinirlerdi?
Düşünün bunu ve kimler için bugüne kadar neler yaptığımızı, onların da bize ilk fırsatta ne yapmaya çalıştığını bir düşünün.
Düşünün…