Devlet vatandaşına tuzak kurar mı?
Yada, kurmalımı?
Anarşist,
Terörist,
Goşist gibi insanlar dahil,
Hatta, toplumu ve gençlerimizi zehirleyen,
Uyuşturucu tacirleri ile girdiği mücadelelerde bile, devlet vatandaşına onları yakalamak adına tuzak kurmalımı, yoksa tüm bunların kaynağı olan bataklığı belirli süreçlerden ve eğitimlerden geçerek kurutmalı mı?
Elbette,
Avrupa birliğinin eşiğinde!
Demokratik!
Sosyal ve kökleri tarihin en derinliğinde olan bir devletin temsilcileri vatandaşına tuzak kurmak yerine onları eğitip tekrar topluma kazandırmalı…
Zaten
Devlet olmanın en büyük özelliği, vatandaşları arasında ayırım yapmadan onları eğiterek imtiyazsız sınıfsız kaynaşmış bir kitle yaratmak değilmi?
Fakat bütün bunlar yapılırken de asla “elmalarla armutlar” karıştırılmamalı.
Sosyal devlette devleti temsil eden üniteler, dayanağı olan kanunları arkasına alarak vatandaşına eziyet etmemeli ama, “ektir ile uslanmayanı da” yine kanundan aldığı güçle hak ettiği cezaya çarptırmalı.
Her şey,
Kitapta yazılı nasıl olsa…
Kim ne suç işlemişse, karşılığını muhakkak görmelidir.
Katillerin,
Canilerin,
Hırsızların,
Yetim hakkı yiyenlerin,
Irz düşmanlarının,
Alacağı ceza bir anlamda caydırıcılığını koruyup, yaşam biçimini o yönde kurmaya çalışanlarında gözünün böcüğünü kırmalı…
Katil,
Cani,
Hırsız ve,
Arsızın alacağı ceza tamam da, bazı anlarda insanların bilmeden yada farkında olmadan işlediği bir takım suçlar vardır.
Kimseyi üzmeyen,
Toplumu rahatsız etmeyen…
Bunlarda kanun koyucular tarafından uygulayıcıların inisiyatifine bırakılmış, isterlerse bu türden suçluları bir daha tekerrür etmeyeceğine inandıkları takdirde affetme yetkisi vermiş.
Adam suç işlediğini dahi bilmeden kitapta yazan bir yere rastlamışsa muhakkak, illada siciline işlemesi gerekmediğinden affedilmiştir veya affedilmesi beklenmiştir uygulayıcı tarafından.
Ve öylede olmalı…
Birde,
Toplumun koyduğu, karşılığında herhangi bir yaptırımı olmayan ama işleyeni sessiz sedasız mahkum ettiği, üstünden yıllar geçse bile affedilmeyen suçlar vardır.
Kalabalık içerisinde
Geğirmek,
Yellenmek, lüzumlu lüzumsuz, yerli yersiz konuşmak gibi…
Toplum, sırf ceza vermek için kendisini oluşturan bireyine tuzak kurmaz yellensin, geğirsin yada başka bir şey yapsın diye elbette.
Ama aynı insanların oluşturduğu Devlet öylemi ya!..
Ülkemizin içinde bulunduğu olağan durumu bir kenara bırakın;
Başka konularda kim ne yapar, nasıl davranır,ne türlü bir strateji belirler bilmem.
Bilme konusunda herhangi bir iddiamda olamaz ama, küçücük bir trafik ihlali konusunda devletin vatandaşına tuzak kurduğuna tanık olmuşumdur çoğu kişi gibi.
Suç sahibi adam, belki bir bira içti, belki ruhsatı yada ehliyeti üstünde yok, yada, o an için eksik bir şeyi olduğunu düşünerek paniğe kapıldı.
Birden karşısına çıkan trafik kontrolünden kaçabilmek için geri geri gitmeye çalışırken arkada farları söndürülmüş bir başka polis otosu ile karşılaştı…
Bu tuzak değilse, nedir şimdi?
Hemde istenmeden yapılan bir suçun affı düşünülmeden kurulmuş bir tuzak…
Şimdi bir kez daha sorayım!..
Devlet, vatandaşına sırf parasal anlamda ceza vermek için tuzak kurar mı, kurmaz mı?
Karar sizin…