Kırıkkale veya güzel Türkiye’mizin herhangi bir köşesinden yada dünyanın bir ucundan bile olsa, kalbi Kırıkkale için atanlar merhaba
Bilgi toplumunun meydana geldiği, bilişim dünyasının tüm hayatımıza hakim olduğu bu dönemde Kırıkkale’mizde böyle nezih bir yayın organına ihtiyacı vardı.
Bir öğretmen olmam hasebiyle bu günde, yani öğretmenler gününde bu aileye katıldığım için ayrıca mutluluk duyuyorum.
Bazen Tarih, bazen siyaset, bazen de Kırıkkale ile birlikte olacağız.
1928 yılı harf inkılabının ilanı ile yeni harfleri Türk milletine öğretmek amacıyla Millet Mektepleri açılmıştı. Bakanlar Kurulu 24 Kasım gününü Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmeni” unvanını verdi. Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yılında 24 Kasım Öğretmenler Günü ilan edilmiştir.Günümüz Kutlu olsun değerli meslektaşlarım.
Bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal daha Milli mücadele devam ederken 16 Temmuz 1921 Maarif Kongresini toplayarak “milli ve çağdaş” eğitimin temellerini atmıştır. O biliyordu ki bir milletin bağımsız, milli kültür ve ahlakı ile barışık olarak yaşayabilmesi ancak eğitime ve eğitimciye verdiği önemle orantılıdır.
Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır!” sözü ile asıl düşman olan cahillik, bilgisizlikten kurtaran, bu ülkenin gerçek kurucularının Öğretmenler olduğunu söyleyerek onlara büyük sorumluluk yüklemiştir.
Öğretmenler, sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır” sözü ile ne kadar güvendiğini göstermiştir.
Türk Milleti yaratıldığı günden itibaren öğretmene, öğreticiye saygıyı esas almıştır. Orta Asya’da Ulu Ata’ya, Tonyukuk’a, Dede Korkut’a duyulan saygı İslam’la birlikte artarak devam etmiştir.
Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kulu olurum” sözü bu güzel dinin öğretmenlere bakış açısını göstermektedir.
Türk İslam dünyasının ilk yazılı eseri olan Kutadgu bilig’de dört önemli kişilikten biri olan hükümdar Kün-Togdı sadece bilge Odgurmuş’u karşılarken ayağa kalkar ve onu yanına oturtarak hürmet ederdi.
Gazneli Mahmud’un sarayında dötyüzden fazla ilim adamı bulunur ve Hint seferine giderken yanında götürmüştür.
1067’de Selçuklu veziri Nizam’ül Mülk’ün açtığı Nizamiye Medresesi vakfiyesinde öğretmenlerin görevlerinin önemi belirterek her türlü maddi ve manevi problemlerinin çözümünü istemiştir.
Selçuklularda Melik hocalığı denilen Atabeg, Ata Hoca unvanı ortaya çıkmış, vilayetlere vali olarak giden meliklere terbiye, ve öğretimi ile ilgilenirken vilayetin yönetiminde de ona yardımcı olurdu. Atabeylik kurumunun Osmanlıda ki adı Lalalık müessesesidir.
Padişah hocaları öğrencisinin tahta oturmasıyla Hünkar hocası olurdu. II. Mustafa’nın hocası Seyyid Feyzullah Efendi padişahın yanındaki yeri dolayısı ile Sadrazamdan üstün tutulmuştur.
II.Murad oğlu Mehmed’i hocasına teslim ederken onu dövme yetkisi ile teslim ettiğini biliyoruz.
Tarihimiz bunun gibi bir çok olayla zenginleşerek gelmiştir. Bu millet biliyor ki öğretmenine saygı duydukça, öğretmenliği saygın yaptıkça kalkınacak ve gelişecektir.
Malzemesi insan olan, insan ustaları öğretmenlerimize hem maddi ve manevi olarak doyurmadığımız zaman geri kalmış ülkeler sıralamasından çıkamayacağımız kesindir.
Öğretmenlerimizi cüzdan ile bilim arasına sıkıştırmamak için ücretlerinin insanca yaşam standardına çıkarılması gerekmekte ve siyasetin kirli ayak oyunlarının oynanmadığı, atama ve terfilerde liyakata önem verildiği bir çalışma ortamı sağlanmalıdır.
Bilişim dünyasının nimetlerinden daha fazla yararlanmaları sağlanmalı, bütün MEB ve Kültür Bakanlığı yayınları öğretmenlere ücretsiz verilmelidir. Ömür boyu öğrenen ve öğreten insan olmak gibi bir ayrıcalığa sahip olan Öğretmenlerimize bu konuda desteklemek gerekmektedir.
Sık sık ek ders, norm kadro ile tedirgin edilen öğretmenlerimize yapılan bu muameleler ile en kolay kadrolaşılan kurum olmaktan çıkarılmalı yapılan haksızlıkların en ağır şekilde bu millete bu milletin geleceğine fatura edildiğini bilinmelidir.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen cumhuriyetimizin mimarları öğretmenlerimiz bu kutsal görevi yerine getirirken omuzlarındaki yükün ağırlığı ve önemi ile hareket etmelidirler.
Bu vesile ile bu ülkeye ve Türk gençliğine gönül verip, Atatürk’ün izinde yürüyen eğitim ordusunun vefakâr neferlerinin öğretmenler gününü kutlar; görevi başında şehit olan öğretmenlerimize Allah’tan rahmet dilerim…