Kilit parke, asfaltı tamamlanmış, alt yapısı bitirilmiş yerler için çok güzel bir hizmettir.
Ben merkezde ve açılan yolların asfaltladıktan sonra kilit parke döşenen yerlerden dolayı belediyeyi tebrik ediyorum.
Çok güzel olduğunu söylemek isterim.
Çok da menmun oluyorum, seviniyorum, çünkü bu memleket bizim.
Fakat, öyle yerler var ki, imar planına göre yol açılmamış.
Yarım metre biriket duvar sırıtıp duruyor.
Çirkin görüntülü avlu duvarları, tandır evleri, hatta brandadan yapılmış, barakadaan yapılmış garajların önüne döşenen parke taşları israftır, yazık oluyor.
Ve hemen aklımıza gelen şey,müteahhitlerin fazla metrekare döşeyebilmek için yaptıkları para kazanma vesilesi mi?
Evet... bu soru herkesin aklına geliyor.
O bahçe duvarı, tandır evi, garaj vs. ne var ise imar planına göre yolu açmak için yıkın, yıktığınız yerleri parke taşı yerine malzemesini vererek, hatta yaparak yol açın. Sonra parke döşeyin.
Hele bazı yerlerde asfalt paramparça...
Araçların geçemeyeceği yolun kenarında kilit parke çalışmalarını görünce şaşıyorum.
Yazıktır...
Halbuki kenar mahallelerde sağlıksız su satıcıları rahat bir şekilde dolaşıyor.
Nerden, hangi kaynaktan nasıl dolum yapıldığı bilinmeyen çay suyu adıyla satılan araçları görmek, onlara engel olmak hangi kurumun görevi ise, o kurum görevini yapmıyor.
Bu konuda salgın hastalıklara kapı açılmışken orada neden tedbir alınıp gerekli cezalar verilmiyor?
Hava kirliliği hat safhaya ulaşmış, artık merkeze yakın yerlere bile enkaz, hafriyat ve çöp dökülürken orada parke taşlarının yaratacağı güzellik mi kalır.
Şehir merkezindeki ana caddelerde bile kaldırım işgallerinden yürünemiyor.
Her marketin mağazanın önü Pazar yerine dönmüş.
Hele bazı kenar mahallelerde marketlerin tüpgaz bayilerinin yanı başında kamyın dolusu tüp depolanıyor.
Herhangi bir patlama anında mahalleyi imha edecek boyutta tehlikeler görülmüyor.
Halbuki sayılı tüpten fazlasını bulundurmak bile suç.
Hiçbir imar estetiğe bakılmadan irili ufaklı dükkanlara işletim ruhsatları veriliyor.
Mahalle aralarında hayvan besiciliği yapılıyor, gübre tepeleri göze çarpıyor.
Hatta bazı evlerden hayvan sürüleri çıkıyor.
Şehrin kenarlarında anayolların kıyıları çöp dağlarıyla süslenmiş.
Şehrin ana caddesinde bile yeni yapılan binaların yola tecavüzlerine göz yumuluyor.
Ve siz şehircilikten bahsediyorsunuz.
Bu şehrin iddialı bir şehir olacağından bahsediyorsunuz.
Hizmetlerinizde iddialı olmaktan bahsediyorsunuz.
Bence ya siz kendinizi kandırıyorsunuz, ya da halkı kandırmanın kolaylığından bahsediyorsunuz.
Yok efendi, kimse kimseyi aldatamaz.
Silahı sıkıp, merminin düştüğü yeri işaretleyip “hedef burası” demenin silahşörlük olduğunu iddia etmek kadar garip davranışları var bu şehrin yöneticilerinin.
Bence biraz gezip dolaşın ve görün...