Kırıkkale çok farklı yapıya sahip insanların oluşturduğu bir şehir.
Kimileri bu durumun adına mozaik diyor kimileri ise farklı kültürlerin bir araya geldiği karmakarışık bir topluluk.
Dolayısıyla gelecek için iyi ümitlerle başlanılan bir işin sonucunu tahmin etmek güç oluyor.
Nitekim Kırıkkale yeni sanayi sitesi ile OSB (Organize Sanayi Bölgesi) ni bu mantıktan yola çıkarak değerlendirecek olursak, bugün için nasıl bir durumda olduğunu, iyi bir durumda mı yoksa kötü bir hal içinde mi olup olmadığını anlamak daha iyi doğru olacaktır.
Hafızalarını yoklayın bir.
Yeni sanayi sitesi, eski sanayi sitesi kaldırılarak daha nezih bir çalışma ortamı sağlanması için kurulmuştu.
Zira eski sanayi sitesi merkezde çirkin bir görünüm oluşturuyor ve şehre yakışmıyor diye düşünülmüştü.
Eski yerel yönetim idarecileri de eski sanayi sitesinin yeni sanayiye taşınması yönünde epey gayret gösterdiler.
Fakat ne derece başarılı olduğu ortadadır.
Tüm sanayicileri bir araya toplamak isterken şimdi şehrin her iki girişinde iki parça halindeler.
-Parça bölük
-Dağınık,
Özellikle yeni sanayi sitesinin ele alınacak hali yok.
Kışın yağmuru çamuru, yazın tozu toprağı, yolların içler acısı durumu terk edilmiş bir yeri andırıyor.
Sitenin bakımını yapmaları için oluşturulan yönetim ise sorumluluğundan bihaber.
Kısacası yeni sanayi sitesindeki esnaf mevcut haliyle hem mağdur hemde geldiklerine pişman durumda.
Şehrin ileri gelenleri tarafından iyi niyetler ile kurulan yeni sanayi sitesinin nasıl bir ufuk ve kafa yapısıyla kurulduğunu gösteren önemli bir eserdir.
Şimdi yeni sanayi sitesi atıl gibi.
Ne yollarında yürünecek bir hali var, nede elinden tutulacak azim ve isteğe sahip site yönetimi.
-Ufuksuzluk,
- İradesizlik
-İş bilmezlik
-İsteksizlik
-Başıboşluk
-Gevşeklik
-İlgisizlik abidesi gibi şehrin ve şehir idarecilerinin gözü önünde duruyor.
Site kurulurken gelecekte nasıl bir site olur veya nasıl olmalıdır diye tahmin etme ihtiyacı duyulmayan sitemiz, şehrin idarecisi, siyasetçisi, tüccarı ve esnaf yapısı hakkında bir hüküm vermeye yetiyor.
Bu düşünce yapısı ve ufku ile halen Kırıkkale’nin gelişmesinden, şehir hüviyeti kazanmasından ümitli olanlara allah sabır versin desek sanırım yanılmış olmayız.
Önce kafaların ve ufkun değişmesi daha doğru olmaz mı?