BANKALAR GİBİ!..
Bu günlerde köylü dertli…
İşçilerde!
Hatta, memur,
Emekli,
Boşta gezer,
En çokta ESNAF dertli…
Köylünün derdi, ektiği ürünün devlet tarafından desteklenip pazarının bulunmaması, bulunanlarınsa adam gibi ödemelerinin yapılmaması.
İşçininki malum!
Eskiden bir maaşla en az altı baş nüfusu geçindirir, dört çocuğu okutup-everir, üstüne ya kooperatif yada bahçeli bir ev yaptırırken, bu gün köroğlu ile birlikte anca iki kişinin karnını doyurabiliyor.
Emekli dersen, başta devlet olmak üzere “herkes ne zaman ölecek” diye gözünün içerisine bakıp duruyor.
Boşta gezerlerin ise bu hükümet döneminde sayıları milyonlara katlandığından her birinin derdi ayrı ayrı.
Eh, işini bilen memura sözümüz yok ama, kalanları açlığa mahkum olduğundan onların derdi de deryalardan büyük;
Peki;
Esnaf niye dertli?
Dertli çünkü, yukarda saydığım kategorideki insanlar esnafın velinimeti yani, varlık nedeni…
Doğal olarak o sınıfdaki insanların geçirdiği küçük bir sarsıntı, esnafa korkunç bir deprem olarak geri yansır.
Türkiye’nin küçük bir azınlık dışında her katmanı sıkıntılı olunca, haliyle esnafta sıkıntı çekmek zorunda kalıyor.
Birde;
İmkanı olduğu halde borcunu gününde ödemeyen müşteriden dertli esnaf…
Bazı insanlar varki aldığını ödememek gibi bir huya sahip olmuş. Bilmezki, ihtiyacı olan malın, bir dükkana hangi evrelerden geçerek girdiğini.
Ve o malı müşterisinin kullanımına sunan esnafın üç kuruş “kar” elde edip evinin geçimini çıkarabilmek için ne çileler çektiğini, ülkeye ne gibi katma değer kazandırdığını,
Tefeciye borç ve,
Banka kredisi faizleri içerisinde yüzdüğünü,
Bilmez ki!..
Esnafın, imkanı olduğu halde borcunu ödememe gibi alışkanlığa sahip müşterisi yüzünden çektiği çile saymakla bitmez.
Ama;
“kurunun yanında yaş da yanar” atasözünden hareketle bu türlü insanların yüzünden borcunu günün de ödeyen insanın da çilesi saymakla bitmez…
Mesela;
Bulunduğu ortama bukalemun gibi kısa sürede uyum sağlayabilen bir takım esnaf, esinti kaynağı çalıştığı bankalarmıdır bilinmez, borcunu gününde ödeyen müşterisi, bir taksit geciktirdiği zaman hemen yüzde on faizi geçiriverir.
Bu gecikme herhangi bir nedenden ötürü birkaç ayı bulursa, “yandı gülüm keten helva” demektir…
Faiz asıl paraya,
Asıl para tekrar faize derken birde bakmışsınız, borç katmerlenmiş anasının nikahını bulmuş!..
Bunun yasal dayanağı nedir bilmiyorum!..
Fakat bir insanın borcu olmadığı halde sanki avukat aracılığı ile icra dairesinden gönderiliyormuş gibi çeşitli imzalarla müşterinin gözünü korkutup hakkı olmayan parayı almaya çalışan esnafa ne denir, çok iyi biliyorum!..
Yada, onlara esnaf denir mi;
Bilmiyorum!..
Bu günlerde köylü dertli,
İşçi-memur,
Emekli,
Boşta gezer,
Ve namusu ile geçimini sağlamaya çalışan esnaf dertli…
Lakin,
Çok yakında menşei bizden çıkarılan bankalar gibi insanlarına borç çıkarıp onu da tekrar faizlendirip ve birilerinin imzasını taklit ederek para toplamaya çalışan gözü kara! uyanıkların derdi, dertlerin en büyüğü olacak;
Onu biliyorum!..