En uzak mesafe ne Afrika'dir,
Ne Çin,
Ne Hindistan,
Ne seyyareler
Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan...
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan (Can Yücel)
‘Gidemediğin yer’ veya zihinlerdeki duvarlar…
Gidemediğin yerdir en uzak yer…
Yakın olunmasına rağmen görüşememektir uzaklık…
Kırıkkale gibi bir yerde görüşemediklerin var mı diyecek olursanız.
Olmaz olur mu?
Çok sevmenize rağmen ve görüşmek istemenize rağmen yalandan gerekçeler ve lüzumsuz sebepler nedeniyle görüşmedikleriniz vardır daima.
Onlar sizin uzak durduklarınızdır.
Uzakta olduklarınız değil…
Uzaktan baktıklarınızda değildir.
Gönlünüzdedirler ama uzaklığınız bedenseldir.
Şimdi sorsak herkese neresi uzak diye, alacağımız cevaplar bizleri şaşırtacaktır.
Kimse çıkıpta “gidemediğin yer” demez.
Ama bu şiire bakar mısınız?
“En uzak mesafe ne Afrika'dir,
Ne Çin,
Ne Hindistan,
Ne seyyareler
Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan...
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan (Can Yücel)”
Haksız mı bu şiir?
İki kafa arasındaki mesafeden uzak ne var, neresi var?
Hepimizin uzaklıkları var ama Mevla’nın dediği uzaklığa bakar mısınız?
“Akıl ile gönül arasında buluşamamaktır uzaklık”
Gidemediğimiz yer ve zihnimizdeki duvarlar toslamamıza rağmen…
Ve gidemediğiniz yerleri düşünün…
Tosladığımız zihnimizin duvarlarını…
Kırıkkale’yi bu kadar dar kalıba sokmamızdaki nedenler bunlar değil mi?
Zihnimizin duvarları değil mi?
Önyargılarımız değil mi?
Ve maksadı aştığını bilmemize rağmen inatlaşmalarımız değil mi?
Birbirini anlamayan kafaların uzaklığından daha uzak neresi var?
Neresi var kalbi ile aklını buluşturamayan insanın kendinden uzak oluşundan daha uzak olan?
Hepsi bu zaten…
Bir cümlede özetlenmiş
“En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan”