Özellikle Temmuz seçimlerinde ciddi bir hezimet yaşayan DP’de hala ağızları bıçak açmıyor.
Sadece partide uzun yıllar emeği geçen ve 22 Temmuz seçimlerinde il başkanı olan Adem Tonga kendi gayretleriyle çıkış yapmaya çalışıyor ama o da partinin gündeme girmesine yetmiyor tabiî ki.
Seçim başarısızlığının hüznünü derinden yaşayan DP, Adem Tonga’nın sırtında ayakta tutulmaya çalışılıyor bir nevi.
Başarısız bir seçim geçirmek kolay değil, biliyoruz.
Hele lider rüzgarı alamamak ve büyük hezimet yaşamak daha kötüsü.
Aslında gerçeği söylemek gerekirse 22 Temmuz seçimlerinde DP’nin en büyük sıkıntısı lider sıkıntısıydı.
DP yani DYP birleşmesi sonucu oluşan partide eskiler ile yeniler birbirleriyle doğru dürüst kaynaşamadı.
Lider sıkıntısı da eklenince hezimet kaçınılmaz oldu kısaca.
Bazı yorumcuların yazılarına dikkat ediyorum hepsi Ağar’ın başarısızlığına teşkilatı ortak ediyor.
Meseleye “başarı ve başarısızlıklar muhakkak ki tepede bulunan kişiye çıkarılır” penceresinden bakılırsa bence teşkilatlar Ağar’dan çok daha masumdur.
DYP ya da şimdiki adıyla DYP 93 yılından bu yana hep eridiğini göz önüne alırsak Ağar’ın en kötü dönemde partinin başına gelmesine birde tabanda yer bulamadığını eklersek başarısızlığın kaynağının nereden geldiğini bulabiliriz.
Kaldı ki, Süleyman Demirel'in 1993 yılında Cumhurbaşkanı olup Köşk'e çıkmasıyla koltuğa oturan Tansu Çiller'in yönetim kademesini oluşturan GİK ve MKK üyeleri hep Demirel'in ekibi idi.
Çiller 2 dönem bu ekiple çalıştı. Ardından 2002 seçimleri sonrasında istifa etti. Mehmet Ağar genel başkanlık koltuğuna oturdu. Yine, aynı ekip Ağar'ın etrafını sardı. Her ne kadar bir ara değişime yönelmek istese de Ağar bunda başarılı olamadı.
Kendi ekibi, eski ekiple anlaşamayınca istifalar başladı.
Ağar da bu ekiple çalıştı.
Şimdi aynı eski ekip, Ağar'ın yerine yeni isim arıyor.
Kırıkkale’deki durum genel merkezden farklı olmadı.
Ilıcan ile yönetime gelen ekip eski ekip ile bütünleşemedi.
Partililer arasında kutuplaşma ve ekipleşmeler hat safhaya çıktı.
İdareye söz geçiremeyen eskiler partiden elini çekince büyük bir boşluk oluştu. Ilıcan ise bu boşluğu tatlı sert tavrı ve eli açıklığı ile doldurmaya çalışsa da çok başarılı olduğu söylenemez.
Eskiler ve yeniler arasında ciddi rahatsızlıklar oluşunca bugünkü kaçınılmaz sonuç yaşanmak zorunda kalındı.
Bir çokları gibi bende Mehmet Ağar’ın DYP yani DP’de tutmadığını söyleyenlerdenim.
Birkaç seçim dahi yaşanmış olsa yine tutmayacağını düşünüyorum.
Büyük hezimeti kimsenin ikinci kez yaşamak istemeyeceğine göre Ağar’ın yerine DP’ye rüzgar estirecek bir lider gelmesini şiddetle tasvip ediyorum.
Aksi halde DP’den ne köy olur nede kasaba.
Değil Kırıkkale’de Adem Tonga partiyi kurtaramadığı gibi, lider değişmedikçe Türkiye’de DP’yi kurtaran olmaz.