Bu ülkeyi ayakta tutanlar samimi ve sıradan insanlar.
Gerisi siyaset yapan, bürokrasiyi işgal eden, fırsattan yararlanan, yalan söyleyen, sahtekarlık yapan, para için her türlü eğilen ve her türlü hileye başvuranlardan oluşuyor.
Samimiyet eğer bir gösterge ise bu çok sorgulanabilir hale gelmiş durumda.
Bunu yerel anlamda da genel anlamda da görmek mümkün.
*****
Genel anlamda samimiyeti görmek için bazı kurumların bütçelerine bakmak yeterli.
Mesela TRT, birden fazla bakanlığın ve kurumun bütçesinden fazla bir paya sahip.
Tam 551 milyon liralık bütçesi var.
Ortada ne var peki?
Hâlâ arpalık olarak kullanılan bir kurum.
AK Parti’nin bu kurumla ilgili samimiyeti gerçekten tartışılır o zaman.
*****
Anadolu Ajansı örneğin…
Buradan emekli olanın aldığı en düşük tazminat ne kadar biliyor musunuz?
Tam 225 bin lira…
Ömrü boyunca günde üç beş haber yapan veya hiç yapmayan, bir ay çift bir ay tek maaş, senede iki ikramiye ve sair alanların çalıştığı bir kurum.
En ballı kurumlardan birisi.
O yüzden TRT ve burada çalışanların soyadlarına bakın, hep siyasetçi çocuklarıdır…
*****
Tasarruf ve küçülme politikası ile yola çıkan iktidar, yeni kurumlar oluşturdu.
RTÜK, BDDK, EPDK, Kamu İhale Kurumu, Rekabet Kurumu, TAPDK vırt zırt…
Bütçeleri ne kadar biliyor musunuz?
RTÜK: 115 milyon TL.
BDDK: 140 milyon TL.
EPDK: 103 milyon TL. Kamu İhale Kurumu: 76 milyon TL.
Rekabet Kurumu: 45 milyon TL.
*****
Cumhurbaşkanlığının bütçesi 116 milyon TL.
TRT’nin bütçesi ise 551 milyon TL.
Tüm dünyaya yayın yapan BBC’nin bütçesi ise 336 milyon TL.
Bu mü tasarruf…
Hakikaten neler olmaya başlıyor bu ülkede?
Bir şeyler tersine dönüyor.
Bedava olan sağlık sistemine artık paralı giriyorsunuz.
Öyle değil mi?
Ters giden bir şeyler var?
*****
Partili işsizler kenarda garip garip dururken, el altından partili olmayan, partiye ve Başbakan’a sövenler işe alınıyor.
Örnekleri çok, isim yazdırmayın şimdi bana.
Bu partiye gönlünü verenlere karşı küstahça bir tavır.
Ayıp, rezalet ve skandal…
*****
Bakıyoruz şöyle, bir zamanlar Hacılar Belediyesi’ni yol eden ve bu belediyeye kimseyi sokmayan, Kırıkkale Belediyesi ve diğer belediyelere sövenler, şimdi Kırıkkale’yi keşfetmişler…
Belediye ve belediyeleri yol ediyorlar kendilerine.
İstifade sağladıkları yer ve düşüncenin karşısına çıkıp zamanı geldiğinde adaylık düşünmüyorlar ise Allah belamı versin.
O zamana kadar istifade et edebildiğin kadar…
*****
Yani kafayı yersiniz…
Tarla fareleri gibi her bir yandan sarmışlar etrafı.
Peyniri talan ediyorlar.
Kimi biliyor ve görüyor, kimi bilmiyor…
Kimi de görmezden geliyor.
Haa… Kimse de “aman kötü ben olmayayım” diye bir şey diyemiyor.
Ben olayım ellemeyin…
Bugüne kadar olacağımız kadar olduk zaten.
Ben söylüyorum da yazıyorum da…
Alan alır, almayana eyvallah…
*****
Bu ülke hepimizin…
Bu memleket hepimizin.
Bu ülkeye de Kırıkkale’ye de hep birlikte sahip çıkacağız.
Neyin ne olduğunu bilerek.
Ufak tefek hesaplar yapmayacağız.
Ki, samimiyetimiz anlaşılsın.
Öyle değil mi?
Ne dedim başta, bu ülkeyi aylakta tutan samimi ve sıradan insanlar.
Onlara yazık etmeyelim…