Çok değil,
On yıl önce...
Yani,
2002 AKP iktidarından önce esnaf,
3-5 kuruş kredi alabilmek için banka müdürlerinin önünde takla üstüne takla atar,
Atamayanlarda yangelir kendine pozisyon belirlermiş hedefledikleri krediyi kopartabilmek için!!!
Dahası,
İstanbul’dan İzmir’den imalatçısı,
Sanayicisi bol tüm şehirlerden mal toplayan satıcı,
Henüz aldığı malı dükkânına indirmeden zam gelir,
Sattığı ile tekrar yenisini tereğine koyamazmış…
Çek-senet ödemeleri hak getire (imiş)!..
Canı isteyen parası olsa bile ödemez, tüccarı zor duruma sokar,
Ve
Bundan anormal derecede keyif alırmış!..
Büyükten küçüğe,
Silsile yolu ile sirayet eden bu hastalık, herkesin yaşamını olumsuz anlamda etkiler, nefes alıp vermeyi bile zorlaştırırmış(!!!)
Bunun da yaptırımı kanunda olsa da uygulanmaz,
Kişi gücü oranında kendi hukukunu kendi yazar, kendi hayata geçirirmiş!!!
Bu gün öylemi ya (imiş)…
At,
Araba,
Ev-bark,
Yazlık-sazlık,
Tarla-tapan ne ister, ne düşünürsen
Ve
Çalışırsan seninde olurmuş!!!
Kimmi söylüyor eksiği ile birlikte tüm bu sözleri???
Terzi Haşim ve Kadir abi!..
Allah için ikisi de benden eski esnaf… söyledikleri her söze inandım… inanmak zorunda kaldım.
Neden mi?
Aksi olsaydı şayet, gümrük kapılarından, zengin muhitlerinden, varoşlardan, köylerden, kasabalardan, kerpiç damda oturanından, çadır kentte yaşayanından bil cümle alem bu partiye oy vermezdi…
Ben fakirim, kazanamıyorum, acım, iş bulamıyorum, perişanım, evim-arabam yok hatta çocuklarımın defter parasını dahi temin edemiyorum diyen kim varsa kesinlikle tembelliğinden, çalışmak istemediğinden yada zevkten söylüyordur böylesi lafları.
Terzi Haşim ve kadir abi mealen bu şekilde anlamamı istediler, bende kendilerini kırmadım söyledikleri gibi anladım ve inandım.
İnanmayanda kendi derdine yansın…