Bu yazımda özellikle Yunanistan' ın ardından ekonomik çöküş sürecini yaşayan önce İtalya arkasından
İspanya ve bu dalga hareketinin hangi ülkelere yayılacağı ve bu ülke hükümetlerinde yeni kan değişimlerinin
Dünya borsalarına etkileri hakkında bilgi aktarmak istiyorum;
Bildiğiniz gibi Yunanistan' da başlayan hükümet değişimi daha sonra İtalya' da Berlusconi' nin istifasıyla oluşan
bir hükümet boşluğu ve arkasından da İspanya da Genel Seçimle birlikte olası bir hükümet değişikliği gündeme
gelmektedir.
Dolayısıyla Avrupa' da yaşayan insanlar artık liderlerine güvenleri kalmamış ekonomik veriler kötüleşmiş,
işsizlik verileri artmış, istihdam azalması baş göstermiş, cari açıklar artmaya başlamış sonuç olarak arka arkaya
gelen hükümet değişikleri kaçınılmaz olmuştur.
Hal böyleyken ülkemizde herşey güllük gülüstanlık herkes memnun maşallah GSMH ' dan düşen pay
herkese eşit dağılmış, işsizlik sorunu yok, her genç artık üniversiteli oluyor, Eğitim sonrası iş imkanı mükemmel,
Devleti yönetenler çıkıyor herşeyin olumlu ve yerinde alınan ekonomik kararlarla ülkenin bekasının korunduğunu
Avrupada başgösteren bu dalganın Türkiye' ye hiç uğramayacağını açıklayabiliyorlar.... ohhhhhhhh herşey mükemmel
Peki herşey güzel Türkiye bunlardan hiç etkilenmiyor yerinde önlemler alınıyor da peki neden halk hep
ezilen oluyor. ÖTV ler artırılıyor, Dünya' da en pahalı elektrik, doğalgaz, petrol Türkiye' de satılıyor tabiki bunuda
anlamak çok zor.....
Neyse konumuza dönelim Avrupa ülkelerinden İspanya' da önümüzdeki hafta genel seçimler yapılacak;
bunun hemen etkisi ülkede tahvil faizlerinde aşırı yükselmeler başlamıştır. Burda çok önemli bir kredi derecelendirme
kuruluşu olan FİTCH AB bankacılık sisteminde sıkıntıların baş gösterebileceği ve bunun finansmanının ABD
bankalarınca artık finanse edilemeyeceği sıkıntısını da beraberinde getirebileceğini açıklamıştır. Bu tutum özellikle
AB ülkelerinin borsalarında sert düşüşlerin olabileceği ve borsada bulunan büyük şirketlerin kredi notlarında
düşüşleri beraberinde getirebileceği endişesini artırmıştır.
Güne başlarken dış borsalara baktığımız zaman satıcılı bir seyirin devam ettiğini ve bunun İMKB ye de
yansıdığını görmekteyiz. İkinci seans ta bu satış baskısının devam edeceğini özellikle AB ülkeleri ve Türkiye
borsalarında sert düşüşlerin kaçınılmaz olacağını söyleyebiliriz. Özellikle İngiltere kredi derecelendirme kuruluşları
tarafından Yunanistan bankalarına kredi verilmeyeceği ve ispanya ile İtalya bankalarına verilen kredinin 2/3 oranında
bir azalmaya gidilmesi de sıkıntıları beraberinde getirecektir.
İMKB ye baktığımız zaman endeksin öncelikle 54,800 leri kırmamasını izleyeceğiz ama bunun
kırılacağını ve 54,000 lere kadar gelebileceğini düşünüyorum. Bu düşüş en geç ay sonuna kadarki süreçte olacağını
bekliyorum... İç piyasalarda bir sıkıntı yaşanması görünmüyor ama dış piyasaların etkisinde hareketlerin 54,000
57,500 bandında gerçekleşebileceğini söyleyebiliriz. 57,500 lerin üzerinde ise sert çıkışlar beklenebilir.
54,000 lere gelindikçe yeni alımlar düşünebilirsiniz, yada hisse maliyetlerini aşağı çekebilirsiniz.
Aysonuna kadar geçecek süreci iyi takip etmelisiniz, AB ülkelerindeki değişimler Dünya borsalarının
geleceğinni belirleyecektir. Özellikle İtalya ve İspanya daki gelişmeler yakından takip edilmelidir. Altında yükselişin
devam edeceğini yeni bir dalganın başlayacağını bu dalga önceki dalgadan daha sert olacağı ekonomistlerce
konuşulmakta bununda dikkate alınmasında fayda vardır. Herşeye rağmen ben aşırı derecede bir düşüş
beklemiyorum. En kötü halimiz 52,900 olur diye düşünüyorum...
Burada önemli bir noktayı da belirtmek istiyorum; Avrupa da bu çöküşler devam etmesi halinde
Türkiye bundan nasıl etkilenecek, gerçekten hükümet temsilcilerinin yaptığı açıklamalarda olduğu gibi hükümet
gerekli tedbirleri almışmı hep birlikte bunları göreceğiz. İnşallah yetkililerin açıklamaları doğru olur da biz
bu dalgalanmadan en az etkilenen ülkelerin başında oluruz.........
Herşey gönlünüzce olsun, bol kazançlı günler.....