Benim sayın hemşerim, yakın köylüm ve bölgemin milletvekili Beşir Bey…
Sana oy vermemiş de olsam yanıltabildiğin yakınlarımın oyunu alarak tekrar seçildin.
Hayırlı olsun demedim, çünkü bence pek çok hayırsız işlerin içinde bulundun ve millete acılar yaşattın.
Sen bu memlekette gursağı haram bilmeyen bir aileden geldin.
Ama haramzadelerin bile cesaret edemediği cesamette işlere soyundun.
Ve bu gün ben bunları sana sormak istiyorum.
Sayın Atalay; sen bakan olduğunda bir yerlere söz verdin mi, vermedin mi?
Daha da açayım istersen, daha iyi anlaşılsın…
Sen, ülkenin bölünmesinin alt yapısını oluşturmak için bazı iç ve dış odaklara söz verdin mi vermedin mi?
Açılım yükünü sırtına vuran kim oldu?
Bu işin başına seni getirenlerle bir pazarlık yaptın mı?
Yok, bu benim fikrim diyorsan, bu ihanet projesine inandın mı, hala da imanın devam ediyor mu?
Habur ihanetini hazırlamak için gizlice bir araya geldiğin Ahmet Türk denen hainle görüşmelerinizi neden gizledin, neden inkar ettin?
Allah’a ve peygambere imanın varsa; oradaki gizli görüşme de neler konuştun açıkla.
Eğer sakıncalı bir durum yoksa neden görüşmeyi gizledin, neden inkar ettin?
Eğer sakıncalı bir iş ise neden yaptın?
Bu sakıncalı ihanet projesini sana zorla yaptıranlar mı var?
Habur ihanetini önceden iyi hesap edemeyecek kadar ahmak mıydın; böylesi ihanetler açılım projesinin gereklerinden midir?
Habur’a hainleri karşılama töreni hazırlanırken hiç utanmadın mı?
Yoksa yüz esnekliğini kayıp mı etti, bu işi utanılacak bir iş olarak göremiyor musun?
Hani bir gün İçişleri Bakanı sıfatıyla Diyarbakır’a gittiğinde seni gelecek diye kepenkleri kapattırıp, sokakları boşalttıklarında ne hissettin?
KCK açılım toleransları ile ülke çapında organize edilirken neden fark edemedin, fark ettiysen neden göz yumdun?
Öcalan puştu ile görüşmeler sana göre normal ise bile, örgütü idaresine neden izin verdin?
İstanbul un göbeğinde eylem yapan teröristleri neden yakalayamıyor ve cezasını veremiyordun?
Bir kişi bir eylem yaptığında 24 saate kalmadan yakalanabiliyor da, onlarca iti neden kaçırıyordun?
Yoksa bu da bir açılımın esası mıydı?
Sırf parti menfaati için seçimlerde yüksek oy alabilmek için PKK görüşmelerindeki müsamahalar vicdanını rahatsız etmedi mi?
Metropollerin patlayıcılarla doldurulmasına göz yummak senin vicdanını rahatsız etmedi mi?
Daha açık sorayım; seçim sürecinde göz yumarak ülkenin büyük şehirlerine kadar getirilen silahlarla vurulan insanların katili olarak kendine pay çıkarıyor musun, azap duyuyor musun?
İçini dolduracağız dediğin açılım projesinin içine ne koydun, ne ile doldurdun?
Kan, gözyaşı, ihanet, bölücülük, Irak’ta bir Kürdistan kurulması vs. hainliklerin dışında başka ne var, açıklar mısın?
Başka şeyler varsa neden açıklamıyorsun?
Irak’ta kurdurduğunuz ve abi diye başkanlarına iltifat ettiğiniz devlete kaç kere gittin?
Giderken “Güney Kürdistan Devleti” yazısını görmedin mi?
Eğer gördüysen, buranın kuzeyinden ne kast edildiğini soramadın mı, sormadın mı, merak etmiyor musun?
Ve sen…
Deniz Feneri davasında ne yapsan da önemli değil, bu soruların cevabını ver yeter.
Ama vereceğini sanmıyorum, bir gün Allah huzurunda bu sorular karşına çıkacaktır.
Bu günkü verilen 20 yi aşkın ve dünkü 9 şehidin sebepleri arasında senin varlığını görüyorum.
Yakın köyümden böyle birinin çıkmasından eziliyorum, üzülüyorum, utanıyorum..