Vefa eğer İstanbul’da bir semt adı değilse…
Veya bozacı hiç değilse, o zaman nedir?
Vefa, sözlükteki anlamı ile “sevgi bağı” veya “sevgiyi sürdürmek”tir.
*****
Sevgi bağı.
Veya…
Sevgiyi sürdürmek.
*****
Dün sevgi bağını veya sevgiyi sürdürmeyi ortadan kaldırmaya yönelik girişimler vardı.
Ankara’da bomba patladı, Kırıkkale’de İstanbul’a götürülmekte olan bir bomba düzeneği bulundu.
Ankara’daki olay sevgi bağını yok etmek için yapıldı.
Kırıkkale’deki gelişme de aynı bağı yok etmeye yönelik bir girişimdi.
*****
Birileri sevgiden rahatsız.
Hem de ciddi biçimde.
Sevgiyi yok etmeye yönelik girişimde bulunanlara yapılan müdahaleden de rahatsızlar.
*****
Bu ülke, bu devlet, bu millet herkese sevgi ve şefkat göstermiştir.
“Ne mutlu Türküm diyene…” sözünü biliriz hepimiz.
Halbuki, bu sözün önünde ve arkasında kurulan cümlede o sevgi bağı ve sevgiyi sürdürme girişiminden bahsedilmektedir.
Bu salt bir cümle veya ifade değil.
Koca bir paragraftır…
*****
İşte buradan hareketle, bundan rahatsız olanlar vefa’nın ne anlama geldiğini bilmiyorlar.
O sevgiye karşı öyle bir vefasızlık ediyorlar ki, bu tamamen aş yedikleri kaba tükürmekten başka bir şey değil.
*****
Artık iyice biliyoruz ki, bunların derdi bir amaca ulaşmak değil.
Tamamen bu ülkeyi karıştırmak, bu milletin huzurunu bozmak.
Kanlı katili serbest bıraksanız bile bu olaylar devam edecek.
Ki, o köpeğin salıverildikten sonra sağ kalacağını kimse garanti edemez.
İddia ederim ki, salıverilsin iki ay sonra köpek gibi öldürülür.
Bunu bu ülkede rahatlıkla yapacak pek çok kişi var.
*****
Bu yüzden bunlar bunu bildikleri için, bunun üzerinden ülkeyi karıştırmaya devam etmek için salıverilsin istiyorlar.
Osmanlı bunlara büyük vefa göstermiş.
Ama kendilerini sözcü ilan edenler bu vefadan habersiz.
Vefa’nın İstanbul’da bir semt veya bir içecek olduğunu düşünüyorlar sanırım.