Deniz Feneri davası ile ilgili bir sürü yorum yapıldı ve yapılıyor.
Bu davanın, Yimpaş’ın üzerine gidilmesi hadisesiyle hiçbir farkı yok.
Bu tamamen cephe savaşı.
*****
Yimpaş, sektörün en büyük mağazalar zinciri aktörüydü.
Saldırılara karşı koyamadı ve battı.
Deniz Feneri de şu anda sosyal yardım sektörünün en büyük aktörü.
Mal alımları ve bağışları Kızılay’dan daha büyük.
Bir çok sosyal yardım kuruluşuna örnek oldu.
*****
Davanın Türkiye ile de alakası yok aslında.
Dikkat ederseniz, Deniz Feneri e.v’dir davanın adı.
Dosyanın da…
*****
Ancak Yimpaş’ta olduğu gibi bu konuda da iktidarı bu hadise ile vurmaya yönelik bir girişim söz konusu.
Burada iki şey söz konusu ayrıca.
Birincisi davayı kullanarak karşıt cephede olanların iktidarı yıpratma girişimi…
İkincisi de sektörün en önemli aktörünün dağıttığı et ve kuru gıda alımlarının aktör yok edilerek ortadan kaldırılması.
*****
Öyle ya, bu aktör en büyük alımlarını piyasada kendine yakın kuruluşlardan alacaktır.
Dolayısıyla piyasaya mal üreten ve rekabet gücü düşen diğer aktörler ise elinden bir şey gelmediği için yok edici tavrı takınacaktır.
Bunu da hadiseyi bir yerlere malederek ve sansasyon yaratarak, davanın da sürekliliğini ve kalıcılığını kılabilerek yapacaktır.
Geri plandaki düşünce budur.
*****
Bunun için özelde kişilere kadar inilecektir.
Farklı isimler ortaya konacaktır.
Ki, son yapılan hadise de budur.
*****
Bu düşünce ile sonuca ulaşılabilir mi?
Sanmıyorum?
Çünkü Yimpaş ve Kombassan artık tecrübe teşkil ediyor.
Deniz Feneri davasının son dalgasına bu gözle de bakmanızı öneririm.