AFRİKALI BİR ÇOCUKTAN MEKTUP VAR
Afrika’nın birçok ülkesi kuraklık sebebiyle açlık ve susuzlukla mücadele ediyor. İnsanlar ve özellikle çocuklar hastalanıyorlar veya ölüyorlar. Bir lokma ekmeğe ve bir yudum suya muhtaç durumdalar.
Sayın cumhurbaşkanımız, içinde bulunduğumuz Ramazan ayı münasebetiyle bir duyuruda bulunarak buradaki hazin duruma dikkat çekti. Oradaki kardeşlerimiz açken bizim tok olmamızın mümkün olamayacağına vurgu yaptı. Hangi dinden ve inanıştan olursa olsun tüm insanlara çağrıda bulunarak Afrika’ya bir an önce yardım edilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından da Ramazan ayında her haneden bir fitre ve zekâtın Afrika’ya gönderilmesi için bir kampanya başlatıldı.
Ben bu kampanyayı gönülden destekliyorum. Sizin duygularınıza tercüman olmak amacıyla da bu konuda yazmış olduğum şiirimi sizinle paylaşmak istiyorum. Haydi kardeşlerim, Afrika’daki kardeşlerimize yardım elimizi uzatalım:
Afrikalı Bir Çocuktan Mektup Var
Anlatayım halimi bu mektupla sizlere;
Kimi zaman öfkeli, kimi zaman sitemkâr.
Üvey evlat gördünüz, hor baktınız bizlere,
Siz dünyanın sahibi, biz de size hizmetkâr.
Kardeşlerim ölüyor gözlerimin önünde,
Et tırnaktan kopuyor, buna can mı dayanır!
Hiçbir engel tanımaz ecel gelir gününde,
Siz mektubu almadan belki beni de alır.
Bir damla sütü yokmuş benim canım annemin,
Anne sütü nasıldır, bir kez olsun tatmadım.
Kollarında güç yokmuş sevgili bir tanemin,
Kucağına uzanıp bir kez olsun yatmadım.
Kaşık kaşık içedur sen sıcacık çorbayı,
Ben bir dilim ekmeğe kavuşmayı beklerim.
Çöpe dökmek için sen dolduradur torbayı,
Ben aç geçen günlere bir gün daha eklerim.
Siz yumuşak döşekte mışıl mışıl uyurken,
Benim çıplak tenimi kum tanesi yakıyor.
Güzel olmak uğruna siz estetik olurken,
Tenimdeki yaradan kanlı irin akıyor.
Gökkuşağı görmedim tanımam ki renkleri,
Gündüzümde, gecemde tek bildiğim karanlık.
Sizin olsun dünyanın o doyumsuz zevkleri,
Benim cılız bedenim her acıya alışık.
Şımartılıp nazlanmak, el üstünde tutulmak,
Benim için değil ki siz keyfini çıkarın.
Adam gibi yaşayıp başköşeye kurulmak,
Bana fazla lüks gelir; o zevke de siz varın.
Gözlerimden süzülen yaşları kim silecek?
Kimler ağıt yakacak cenazemin ardından?
Umurunda değil ki dünya yine gülecek,
Yine güneş doğacak tepelerin ardından.
Size karşı gelemem, zaten gücüm yetmez ki,
Siz ki zengin bir paşa; bu âlemin kralı.
Şu yalancı dünyada benim borum ötmez ki,
Ben ki gözden ırakta dış kapının mandalı.
İstiyorum hakkımı davacıyım sizlerden,
Ben burada aç, sefil; siz orada dört köşe.
Bir tadımlık sevgiyi sakladınız bizlerden,
Benim içim kan ağlar, siz orada pür neşe.
İstediğim bir yuva; düşmanlıklar olmayan,
Birbiriyle barışık, gelecekten umutlu.
Yaren olup sevişen, sevgileri solmayan,
Annem babam yanımda, kardeşlerim çok mutlu.
Ali SAÇAK