Daha önceki yazılarımda Avrupada' ki ekonomik krizin gittikçe yayılacağını belirtmiştim.
Şimdi bunun gerçekleştiğini hepimiz görmekteyiz. Bu ekonomik krizin boyutlarının çok önemli
olduğunu herkesin bilmesi gerekir.
Yunanistan ile başlayan sıkıntılar şimdide öncelikle İtalya' ya sıçradığı daha sonra ise
İspanya ve Fransa ' da ortaya çıkabileceği endişesi tüm EURO bölgesinin ekonomik endişelerin
devam edeceğini endişesini artırmış bulunmakta. Burada en önemli konu bu ülkelerin bu duruma
düşmesi daha sonra İngiltere ve sonunda Almanya' ya kadar uzanacak olmasının düşünülmesi
ileriki günlerde İMKB de sert düşüşlerin habercisi olacağını söyleyebilirim.
Tabi ki; bu endişe verici ekonomik sıkıntılar yatırımcıları altın ve dolara yönlendirmekte
dolayısıyla en önemli yatırım aracının tekrar altın olduğunu söylemek mümkün olmaktadır.
Bu sadece avrupa da böyle değil Türkiye de de böyle bir bekleyişin olması altın ve
dövize olan talebi artırmakta böylece piyasada çalışan ekonomik değerden ziyade yastık altına
konulan bir yatırım aracı haline gelmektedir. Bundan da ülkenin hiçbir faydası olmamakta. Altın ve
döviz bundan on yıl öncesi gibi tekrardan yastık altına gizlenmiştir.
Avrupa borsaları yılbaşından beridir almış olduğu kazançları tekrar vermekte DAX endeksi
son 200 günlük ortalamaların artına gelmiş bulunmakta. Bu sadece sadece Almanya da böyle değil
Avrupanın diğer ülke borsalarında da benzer durumlar görülmektedir.
Arkadaşlar burda önemli bir konuyu belirtmek isterim İTALYA diğer ekonomik kriz yaşayan
ülkeler gibi değil (YUNANİSTAN ve PORTEKİZ) bu ülke Avrupanın üçüncü büyük ekonomisini oluşturmakta
hal böyle iken bunun büyük bir kriz yaşaması tüm EURO bölgesinin sıkıntı yaşamasına neden olacaktır.
Bu sıkıntı Almanya için büyük bir sorun oluşturacak ister istemez Almanya desteğini çekecektir. Yoksa
kendisi de ekonomik krizin içine girecektir.
Yukarıdaki bilgiler ışığında İMKB ' de neler olabilir; bunu açıklamaya çalışalım.
Bildiğiniz gibi Türkiye için en önemli sıkıntı CARİ AÇIK oluşturmakta. Özellikle ilk beş aylık
verilere baktığımız zaman 2010 yılı 1-5 aylarda cari açık 16,594 milyar dolar iken 2011 yılı aynı dönem
rakamı 37,095 milyar dolara yükselmiş. Yani 2,23 kat artış olmuştur bu büyük bir sıkıntıdır. Yani ithalat
gittikçe artmakta ve ihracat rakamlarındaki çıta yükselmektedir. Kısacası Devlet her geçen gün daha da
borçlanmaktadır.
Cari açığın bundan sonraki aylarda yavaşlaması beklensede yinede yıl sonu itibariyle
70-75 milyar dolarlık bir cari açık beklentisinin olduğu da bilinmektedir.
Burda endişe veren bir olay var şimdiye kadar cari açığı manüpülasyon yapan sıcak para idi
Tüm Avrupa da sıkıntı varken gerek İMKB' ye giren paraların tekrar ülkelerine dönmesi gerekse ileriye
dönük kaygıların artmasıyla birlikte ülkemize doğrudan yatırımcının gelmeyecek endişesi bu cari açık
konusunda acil tedbirlerin alınmasını zorunlu hale getirmiştir. Bunun en önemli saçayağı ise zorunlu olmayan
ithal mallarının durdurulmasından yada ihracat rakamlarının artmasından geçeceği aşikardır. Bu konuda
hükümetin tedbir almakta gecikmemesi gerekmektedir. Zorunlu olmayan bazı malların Gümrük Vergilerinin
artışı yada ÖTV rakamlarında artışın sözkonusu olabilir..
Tabiki olumlu bazı gelişmeler de vardır; bunların başında da Azerbeycanlı işadamlarının
ülkemizde özellikle bankacılık ve finansman sektöründe yatırım düşünmeleri olumlu beklentiler arasındadır.
Ülkemize gelebilecek doğrudan yatırımlar ülkemizdeki cari açığı bir nebzede olsa toparlayacaktır. Bunu
ileriki zamanlarda daha net görebileceğiz. Tabi ki burada hükümetin anlayışı çok önemlidir.
Bir başka boyut ise son iki yıl içinde yabancı işadamlarının ülkemizde şirket kurmaları
artmakta bu yıllarda en büyük gelişme RUSYA ve AZERBEYCAN ülkelerinin işadamlarının katkılarının fazla
olduğu görülmektedir. Özellikle Azerbeycan ülkede kurduğu şirketlerle bu ülkeye yatırım yapan ülkeler arasında
üçüncü sıraya kadar yükselmiştir. Bu da yabancıların son yıllarda ülkemize yatırım açısından olumlu bakış
açılarının olduğunu belgelemektedir. Bu yatırımlar beraberinde Turist artışında da etken olmaktadır. Buna
bir örnek verecek olursak Azerbeycandan ülkemize gelen turist sayısı 2010 yılı ilk beş ayında 232,000 iken
2011 ilk beş aylık verilerde bu rakamın 436,000 lere yükseldiğini göstermektedir. Burada en önemli faktör
hükümetin uygulamış olduğu vizesiz giriş çıkış anlaşmalarıdır.
Her ne kadar cari açık ülkemiz için çok derin bir yara olsada bu hükümetin alacağı
tedbirlerle rahatlıkla aşılabilecek bir boyutta olduğunu düşünüyorum. Ama bu adımların biran önce atılması
gerekir yoksa sıcak para öncelikle İMKB den çıkış yapar işte o zaman şirketlerin değeri azalır. Şirketlerin
değerlerinin azalmasıyla birlikte yeni istihdam sağlayıcı tesislerin yapılmamasına etken olacak ve artık
önlenemez bir krizin gelmesini de beraberinde getirecektir.
Bu yazımda Yatırımcı arkadaşlar yukarıdaki açıklamalarım ışığında ne yapmalıdır;
- Yıl sonuna kadar geçecek süre içinde kısa vadeli günlük işlemler ve kredili işlemlerden
uzak durulması gerekir.
- Bilanço yapısı sağlam şirketler tercih edilmelidir.
- Sektöründe ucuz kalmış şirketler tercih edilmelidir.
- Ana faaliyetinden karlı olan şirketler tercih edilmelidir.
- Kısa vadeli borçların döndürülebilirliğine bakılması gerekir.
- Öz Sermayesinin yüksek olan ve borçlarını uzun vadeye yaymış şirketler tercih edilmelidir.
- Kapasite artırımı yapan ve buna rağmen karlılık oranlarını artıran şirketler tercih edilmeli.
- Ekonomik verilerden fazla etkilenmeyen şirketler tercih edilmelidir.
Yukarıda saymış olduğum 7 madde bir hisse alımı yapılırken dikkat edilmesi gereken
özellikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu 7 maddeden çoğunluğunu içine alan şirketleri tercih etmeniz sizler
açısından asgari kayıp oluşturacaktır. Endeksin yukarı yönlü olması halinde de ilk hareket edecek şirketler
bunlar olduğunu gözardı etmemeniz gerekir.
Endeks beklentim daha önce paylaştığım gibi öncelikle 61,200 lerin kırılmamasını
bekleyeceğiz. Eğer burası kırılırsa ki avrupada ki krizin artması halinde 58,000 lere kadar gelmesini bekliyorum.
Artık bu psikolojik bir oluşum olarak karşımıza çıkmakta yani 58,000 lerin görülmesi an meselesi diyorum.
Sert düşüş bu ay içinde gerçekleşecek. Muhtemel yükselişlerde ise takip edilecek rakam 64,500-65,000
ler olarak düşünmekteyim.
Borsa iyi bir yatırım aracıdır. Borsa' ya kumarcı zihniyeti ile bakarsanız herşeyini
kaybedeceğinizi asla unutmamalısınız. Borsa beklentiyi önceden satın alır, olumsuzluğu önceden satar,
bunu k.yatırımcı bilemez. Çünkü tüm ülkelerin borsalarını finansman babaları yönlendirmektedir. Onlarda
ülkelerin gelecekte olabilecek ekonomik beklentileri önceden bilirler. Tüm kredi kuruluşları onların ellerinde
olduğundan da buna ülkeyi yönetenler karar verememektedir. Sıcak para olarak girer anında çıkar ülke
ekonomisi çok iyi iken birden ödemeler dengesi bozulur. Maalesef ülkeler tekrar borçlanmak için yine bu
kuruluşlara müracat etmek zorundadırlar.
K.Yatırımcı arkadaşlar yılbaşına kadar geçecek süre içinde bir iki kademe kazanç
için hisse alma yolunu bırakın artık orta ve uzun vadeli hisse alımını tercih etmeniz sizler açısından iyi olacağını
düşünmekteyim.