Eee!..
Ne demiştik biz abi…
“Temayül-memayül hikaye, tarikatçı olmak şahane…” dememiş miydik hıı!..
Geldiniz mi dediğimize şimdi.
Bir değil,
İki değil,
Üç hiç değil…
Beşinci defadır aynı şey yaşanmıyor mu?
Ve
Aynı insanlarla bıkmadan usanmadan aynı senaryo, aynı sahnede oynanmaya devam etmiyor mu?
Ediyor tabiî ki!...
Yeter ki,
At gözlüğü takmasın insan. Her şey göz önünde olup bitiyor.
İşin tuhafı,
İnsanımızda bunu gayet iyi biliyor.
Madem AKP’den bir yere aday olacaksınız, bari kuvvetli tarikat bulun kendinize birader!..
Şöyle,
Üfledim mi ciğere işleyecek nefesi,
Baktım mı iğnenin deliğinden, çalınan eşeği yuları ile görecek gözü,
İhtiyaç halinde kanat takabilen bedeni,
Daha da önemlisi, hükümet nezdinde itibarlı ŞIH’ı olan bir tarikat.
Hazır olanlara yeşillenmeyin sakın….
Oralarda suyun başı tutulu kardeşim, koklatmazlar size bir şey!..
Ha!..
Buldunuz mu?
İşte o zaman yanın memleket aşkıyla Çorum leblebisi gibi…
Burada başçavuşun bizzat kendisi günlerdir yazıp söylüyor…
“Yapmayın be ağabeyler, dökülüp saçılmayın. Onlar kendilerinden olanı gayet iyi bilirler.
Sizler,
Gidilecek durağa kadar tramvaylık yapar, orda bırakılırsınız. Amaç, memlekete hizmetse şayet, sadece vekilliği yok bu işin. Sade vatandaş olarak da hizmet edebilirsiniz.”
Mesela yerlere çöp atmayın…
Tükürmeyin.
Verginizi kazandığınız oranda ödeyin, kaçırmayın…
Fakire-fukaraya yardım ederken kimsenin onurunu-gururunu kırmayın. Adam olun, adam gibi davranın.
En önemlisi,
Demokrasiye inanın.
Birilerinin iki dudağının arasında demokrasinin olmadığını, olamayacağını bilin.
Televizyonda bol bol Afrika’dan belgesel izleyin. Bakın orda zebralar neden aynı çamura ikinci kere batmıyorlar, öğrenin.
Buda memlekete hizmettir. Hem de en büyük hizmet. O zaman bende inanırım sizin gerçekten memleket aşkı ile yanıp tutuştuğunuza!..
Aksi halde…
Oturun oturduğunuz yerde. Tarikat yok, her türlü meziyetinin yanında uçabilen “şıh” yok..
Ne demeye memlekete sevdalanıyorsunuz ki!...