AK Parti’de temayülü isim isim değerlendirdik. Sonra MHP’nin Durmuş’la işinin zor olduğunu anlattık. Sıra geldi CHP’nin durumuna.
CHP genel seçimlere il başkanlığı değişikliği ile başladı. Aliye Gündüz’ün istifasının ardından göreve gelen Av. Ziya Kavlak; genç, bilgili, kültürlü düzgün bir isim. Partiye katkısı bugün için çok fazla olmasa da ileride olacaktır. Neden bugün çok fazla olmaz. Çünkü mevcudun üzerine geldi. Değişim yapma şansı olmadı. Galatasaray’da Hagi’nin durumu neyse CHP’de Ziya Kavlak’ın durumu o. Kavlak göreve geldiğinde işler çok da iyi değildi. Zor zamanda geldi ama seçim sonrası Kavlak’la devam edilirse CHP’nin Kırıkkale’de kazanımı olur.
CHP seçim sürecine istediği gibi başlayamadı. Şu ana kadar ortaya çıkan aday adayları kamuoyunda CHP’yi de, kendilerini de fazla konuşturamadılar. Bugün Kırıkkale’de AK Parti konuşuluyor, MHP (Durmuş ağırlıklı olmak üzere) konuşuluyor ama CHP ve aday adayları konuşulmuyor. Bu durum CHP’nin Kırıkkale’de yarışa katılmasının şimdilik önüne geçiyor. Biraz biraz Yaşar Yılmaz. Ama o da istenilen düzeyden çok gerilerde.
Aslında CHP sürece yanlış başladı. Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in Kırıkkale ziyareti Yaşar Yılmaz’ı destekleme ziyaretine dönüştü. Programda direkt Yılmaz’ın seçim bürosunun açılışına katılması, çeşitli dedikoduları da beraberinde getirdi. Kaldı ki Tekin, Yılmaz’ın bürosunun açılışını yaptığında Yılmaz henüz resme aday adaylığını dahi açıklamıştı. Tekin, ziyareti ile rengini belli etti. Yanlış bir hamle olarak bunu not düşelim.
Mevcut aday adayları CHP’nin, AK Parti’nin gölgesinde kalmasına neden oldu. Gerek aday adaylığı açıklamaları gerekse de aday adaylarının çalışmalarında ki zayıflık gözlerin CHP’ye çevrilmesini engelledi. Bu açık kapatılabilir mi? Kapatılabilir ama zaman geçiyor ve arada ki mesafe de açılıyor.
Peki CHP Kırıkkale’de yarışa nasıl ortak olur derseniz; 1. sıra milletvekili adayının ismi ile. Diyeceksiniz ki mevcut aday adayları. Çok zor. Geride kalan süreç bize bundan sonrası için bir işaret veriyor. O zaman CHP ne yapmalı? Güçlü, gerek CHP’lilerin gerekse de kamuoyunun etrafında birleşeceği, ekonomik durumu iyi bir isim bulmalı.
Son günlerde (aslında seçimlerin başlaması ile birlikte) ortada gezen isim belli. Mustafa Özbek. Özbek ismi CHP’ye ilaç olur mu? Olur. Geçmişte hükümetin tam karşısında bir isim olması, CHP ile Özbek ismini yan yana getirebiliyor. Bunun yanında Kırıkkale’de çok sayıda sivil toplum örgütü Özbek’le CHP’ye sıcak bakabilir. Seçmene gelince; Özbek, Kırıkkale’de CHP tabanını birleştirir, CHP’nin küskünlerini, ileri gelenlerini etrafında toplayabilir ve Kırıkkale İnsanı’nı yanında tutabilir. Bununla birlikte AK Parti’nin güçlü isimleri karşısında ezilmez, onların karşısında bir güç olarak durabilir. Buna birde MHP’den Osman Durmuş’un adaylığını eklerseniz CHP, Kırıkkale’de Halil Tiryaki’den sonra yeniden bir milletvekili çıkarma şansını yakalayabilir.
CHP Kırıkkale’de yarışa ortak olmak istiyorsa ya Özbek yada Özbek gibi bir ismi aday olarak halkın karşısına çıkarması lazım. Aksi durumda işi çok zor.
Sonuç olarak; Mehmet Demir’in temayülde söylediği ‘seçimin sonucu AK Parti belirler’ ifadesinin gerçeği yansıtmadığının gerekçesini dün ve bugün ki yazılarımla anlatmaya çalıştım. MHP ve CHP’nin liste başında ki adayları Kırıkkale’de seçimin sonucunu belirleyecek. Bu iki partinin adaylarına göre; AK Parti 3-0’da yapabilir, 2-1’de olabilir 1-1-1’de. Her şey CHP ve MHP’ye bağlı.
Yazımı AK Parti ile ilgili bir dip not düşerek bitiriyorum; AK Parti’de kimsenin yeri garanti değil. Liste başı diye beklenen isimler listeye giremeyebilir, listede olacağı hiç beklenmeyen isimler aday olarak karşımıza çıkabilir. Ve son olarak; Libya’ya yapılan askeri müdahale ile Vahit Erdem ismi yeniden güç kazandı.