Aldıkları ara gazı ile
Herkes bir yerinde saklı beklettiği boncuğu ortaya çıkardı sonunda!
Kimse,
Çapını,
Boyunu,
İşlevini,
Seviyesini sorgulamıyor kafatasının içinde gezdirdiği organın.
Mesele millete ait parlamentonun vekilliği ve onun sağladığı kazanımlar olunca, bir memleket sevdasıdır aldı yürüdü kalplerini.
Aman Allah’ım, nasıl bir kara sevdaysa bu, kimsenin aklına içilmeyen su,
Yürünmeyen kaldırım,
Temizlenmeyen fosseptik çukuru,
İşsizlikten inim inim inleyen gençlik,
İflas eden esnaf,
İş garantisi olmayan memur-işçi,
Ürettiğini tarlada çürüten köylü,
Hırsızlık-yolsuzluk- adam kayırma-talan-malan gelmiyor.
Ya!
Sadece vekillik!..
Parayı cebine koyan,
Soluğu genel merkez podyumunda alıyor ileri demokrasinin tek seçicisine kendisini beğendirebilmek için.
Temayülden sonra birde mülakat var ki evlere şenlik!..
Geçmiş dönemlerde anlatılanlardan biliyorum;
Dört tane parti üst yöneticisi, beşer-altışar guruplar halinde görücüye çıkmış kara sevdalıları alıyor karşılarına, tek tek soruyorlar…
Neden AKP’yi (yani Ak Parti) tercih ettiniz?
Aldıkları cevap hep aynı!..
Cumhuriyet döneminin en başarılı partisi!..
Yörenizin sorunları ile ilgili herhangi bir çalışma düşünüyor musunuz, bunun için hazırladığınız herhangi bir proje var mı?
Hayır efendim. Siz bizim yerimize de düşünüp en iyisini yapıyorsunuz?
Peki, neden milletin vekili olmak istiyorsunuz?
Sizin size itaat edecek adama ihtiyaç duyduğunuzu biliyoruz. Mesele itaat olunca “benim” elime kimse su dökemez!!!
Şaka bir yana,
Verilen cevaplar üç aşağı beş yukarı böyle.
Hepsi hepsi adam başı üç dakika!..
Ve sonra milletin vekilliği.
Bir elin yağda, diğeri balda.
Kim takar Yalova kaymakamını!.. (keşke Yalova ilçe olarak kalsaydı!!)