Siyaset yeni yılla birlikte yavaş yavaş hızlanıyor. Farklı partilerden siyasetçiler birer birer aday adaylıklarını açıklıyorlar. İlk isim MHP'den Osman Durmuş oldu. Beklenen bir isimdi. Son dönemlerde popülaritesinin düşmüş olması Durmuş için bir dezavantaj. Mevcut durumu lehine çevirmesi için çok çalışması gerekir. Aslında parti tabanı başta olmak üzere Kırıkkale Kamuoyu MHP'de yeni bir isim görmek istiyor. Tercih ne olur genel merkezin kararı. CHP'de Aliye Gündüz il başkanlığından istifa ederek aday adayı olduğunu açıkladı. Gündüz'ün aday adaylığıda bekleniyordu. Aday olur mu şu anda belirsiz. Her ne kadar Kemal Kılıçdaroğlu'nu desteklese de Önder Sav'la yakınlığı Gündüz 'ün işini zorlaştırabilir. AK Parti'nin ilk aday adayı ise Mürsel Akçay. Onun işi hepsinden zor. MHP ve CHP'ye göre çok daha fazla aday adayı ile rekabet etmek durumunda. Onların arasından sıyrılıp aday olması ciddi bir başarı olur. Seçimler öncesinde kamuoyunda en çok konuşulan ise; mevcut vekillerle birlikte Belediye Başkanı Veli Korkmaz. Veli Korkmaz adaylık düşünmediğini geçtiğimiz hafta yaptığı basın toplantısında dile getirdi. Mevcutların durumuna bakarsak; gerek parti içerisinde gerekse de kamuoyunda genel hava yalnızca bir ismin yeniden aday olabileceği yönünde. Genel merkezin Kırıkkale'de iki yeni isimle Haziran ayında ki seçimlere girmesi bekleniyor. Listeye yeniden girecek isim hakkında herkes kendine yakın olan ismi söylüyor. Vekillerin geleceğine ilişkin edindiğimiz bilgileri ilerleyen süreçte sizlerle paylaşacağım. Son olarak AK Parti ile ilgili Mahir Yılmaz'dan da bahsetmek gerekir. Yine kamuoyunda Yılmaz'ın AK Parti'ye geçeceği dilden dile dolaşıyor. Bir vesile ile karşılaştığım Yılmaz ise bu değerlendirmelere yönelik net bir ifade kullanmıyor. Evet var da demiyor hayır yok da demiyor. Açık kapı bırakıyor. Sonuç olarak siyaset kazanı kısa süre içerisinde fokur fokur kaynayacak. Herkes elinde ki son kozları oynayıp listelere girebilmek için rakiplerinin hamlesine bakacak. Ortaya ise renkli bir görüntü çıkacağı kaçınılmaz.
***
GAZETECİLER BİRARAYA GELMELİ Mİ?
Son günlerin siyasetle birlikte en önemli sohbet konularından biri de gazetecilerin biraraya gelmesi. Nereye gitsem sanki memleketin başka sorunu yokmuş gibi 'Gazeteciler neden biraraya gelmiyor' şeklinde sorulara ve devamında 'Biraraya gelmeliler' tarzında telkinlerle karşılaşıyorum. Bunu normal bir vatandaşta şehrimizin üst düzey yöneticileride söylüyor. Ancak neden böyle bir beklenti olduğunu ise anlayamıyorum. Gazeteciler neden ve hangi konuda biraraya gelsinler. Ticari olarak mı, sosyal olarak mı yoksa yayın politikası olarak mı? Diyelim geldiler kime ne yararı olacak? Bırakın farklılık olsun ki ortaya kalite çıksın. Kimi eleştirsin, kimi övsün. Gazeteciler biraraya gelecekse öncelikle gazetecilerin haklarının korunması noktasında biraraya gelsinler. Örneğin gazetecilere cephe alan müftü konusunda, örneğin gazeteciler gününde 'basına güvenilmez' diyen vali yardımcısına karşı biraraya gelsinler. Yada şehrin kalkınmasına yönelik önemli bir projede. Kaldı ki kimse konfeksiyoncular yada ayakkabı tamircileri yada ne bileyim motor ustaları biraraya gelsin demezken ve üstelik şehirde yöneticilerin kendileri biraraya gelemezken gazetecilere yönelik bu tür telkinlerin bana göre hiçbir anlamı da gereği de yok. Mümkünse bu biraraya gelme muhabbetide son bulsun.
***
HİLAL TIP'IN AÇILIŞI
Uzun bir süredir hasta kabulu yapan Hilal Tıp Merkezi düzenlenen bir törenle açılışını gerçekleştirdi. Yapılan yatırım büyük. Hedeflerde büyük. Umarım bu hedefler gerçekleşir ve Kırıkkale özel bir hastaneye kavuşur. Ben bu yatırımın uzun ömürlü olmasını diliyorum. Sonuçta çok sayıda insan o kurumdan ekmek yiyor. Bunun yanısıra alternatif sağlık kuruluşları sağlık sektöründe kaliteyi de beraberinde getirir. Bu bakımdan dediğim gibi umarım uzun ömürlü bir kuruluş olur. Açılışa gelince. Ben katılmadım. Gerekçesi ise açılış için bastırılan ve şehrin çeşitli noktalarına asılan pankartta ki bir ifade. Pankartlarda 'Yemekli açılışımıza tüm halkımız davetlidir' diyor. Özel olarak bir 'yemekli' vurgusu yapılması beni bir Kırıkkaleli olarak rahatsız etti. Gereksiz ve küçültücü bir ifade. Benim gibi çok sayıda vatandaşımızıda rahatsız ettiğine yaptığım farklı görüşmelerde tanık oldum. Her ne kadar bunun bir tasarım hatası olduğu inancını taşımakla beraber (İnşallah öyledir) yine de kurum yöneticilerinin Kırıkkale Halkı'ndan bir özür borçlu olduğunu düşünüyorum.