Vahit Erdem her Kırıkkale ziyaretinde sessizce öfkesini döker, çıkıp gider.
Konuşurken ise, açık sözlü, lafını sözünü esirgemeyen biri olduğunu başta söyler.
Gazeteciler de yazdığında bir biçimde partisinin tehdidi ile kırk bahane uydurur, sözünün ardında durmaz.
Vahit bey MÜGAT’ın düzenlediği gecede yine dikleşti…
Keşke bu konuşmayı yaparken genel basın da olsaydı, dedi…
Sanki basın toplantısı yapmış da genel basın gelmemiş(!)
Açtı ağzını yumdu gözünü ve medyadaki milli menfaatlere aleyhtar yazı ve yazarlara yüklendi.
Dünyadaki milli basın ahlakından bahsetti.
Türkiye de böyle bir şey olmadığını söyledi…
Dinlerken kendimle alay edildiğini zannettim bir an.
Demek ki, bu bir damar; genel başkanlarının tabiatı hepsinde mevcut.
Kendileri yapıyor, kendileri söylüyor söyletiyor halka da inkar ve karartma siyasetleriyle öyle olmadıklarını söylüyorlar, halk da buna inanıyor.
Sayın Erdem, en sevmediğim Aydın Doğan’ın tv ve gazeteleri, senin mensup olduğun parti borazanlarından çok erdemli, onurlu ve haysiyetli bir yayın yapıyorlar…
Sen onların her akşam toplum mühendisliğine soyunmuş, milli ahlak ve haysiyetten uzak terbiyesizliklerine ses verdin mi?
Kırıkkale’de söylediklerini onlara söyleyebildin mi?
Türk milletini varlığını tartışanları…
Türk milletinin dilini tartışanları…
Türk devletinin gereksizliğini ve kuruluş felsefesini yıkmaya ahdeden bedbahtları…
Vatanın bir bölümünü bölme yolundaki hezeyanları…
Ve nice alçaklıkları…
Üç maymunu oynayarak Ankara’da oturacaksın…
Onlara seslenmeyeceksin…
Şunlar partimin yandaşı, ötekiler cemaatin sesi diye kayıtsız kalacaksın…
Kırıkkale’deki gazeteciler gününde düzenlenen yemekte deşarj olacaksın…
Birazcık samimiyet…
Birazcık milli hassasiyet…
Birazcık dik duruşunuz olsun ihanete karşı…
Her yer..
Hem her şey…
Hatta hayat boş…
Bu boşlukta sizden millete sahip çıkmanızı.
Kanuni gibi tarihi bir şahsiyetin rencide edilişine seçimler hesabıyla tavır aldığınız gibi…
Milletin mevcudiyet ve bekasına hakaret eden, tecavüze yeltenen, tahribe yönelen basın yayın kuruluşlarının hergelelerine tavır alın ne olur?
Alın ki, torunlarınız “dedemiz bu milletin düşmanlarının karşısında en sert mücadeleyi yapmış şerefli bir vekil idi” diyebilsinler…
Bence vakit gidiyor…
Sizde vakitle birlikte gidiyorsunuz…