, 1971 de kıdemli darbeci Cemal Madanoğlu cundasının deşifre edilmesini sağlayan Mahir Kaynak’ın son eseri “Darbeli Demokrasi” yayınlandı.İsim tam yerine oturdu. Asya ülkelerinin kaderi bu.Biz de ne kadar Batı ile temas içinde olsak,Viyana kapılarına kadar gitsek,orada Osmanlı dölü bıraksak ta Batılı olarak kabul göremeyiz.Aslında buna da ihtiyacımız yok. Çok ısrar edildiği için bunu söylüyorum.
Kitabın aslını almak için o kadar param yok. Bendeniz gibi yeni yetme bir yazara hediye olarak da göndermeyeceğine göre ,en kısa zamanda korsan piyasasından temin ederek bu kitabı mutlaka okuyacağım .Memlekette korsanlık moda. Hiçbir sanatçı, muharrir, telif haklarını koruyamaz.( Orhan Pamuk gibiler hariç.) Sizlere de “Darbeli Demokrasi “ yi okumayı tavsiye ederim.
Mahir Kaynak bir tanıtım sohbetinde; yurdumuzda yapılan darbelerin dış uzantıları ve ülkemize verdiği zararları ifade ediyordu. Amerikan yanlıları, Amerikan karşıtlarını temizlerken ,Amerikan Emperyalistlerine hizmet ettiklerini anlatıyor.
İster darbe ile ister demokratik yolla olsun , dış kaynaklı yönlendirmelere itibar edilmeden ülkenin nasıl yönetileceğine bizim karar vermemizi istiyorlar. Yani kendileri Ertuğrul Özkök gibi bazı darbeleri “cici” ,bazılarını “kaka” olarak tasnif etmiyorlar.Kötü darbe de olsa ,ona bizim karar vermemiz halinde bu darbenin bile iyi olabileceğini söylüyorlar. Ehveni şer olarak en kötü demokrasiyi en iyi darbeye tercih ederim.
Halbuki bendeniz darbeli demokrasiyi sevmem. Darbeli matkabı severim. Darbeli matkapla beton duvarı bile delebilirsiniz. İyi bir matkapçı olarak delmekten büyük zevk alırım. Sakın yanlış anlamayın . Piyasada sırtında valiz içinde fason matkap satıcılarından matkap almayınız. İyi pazarlık yaparsanız fiyatı beş kat bile indirirler.Yine de onlardan matkap satın almayınız. Delme işiniz yarım kalır. Verdiğiniz paraya üzülürsünüz .Size Blac-Dekker markasını tavsiye ederim.Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarkene (!) çok yorulduk.Sanayicimiz henüz iyi delici yerli matkap üretememiştir.Blac Dekker matkabın düğmesini ayarladığınızda darbeleri eşit aralıklarla duvara vurursunuz. Ar-Ge ekiplerimize duyurulur.Eğer eşit aralık ve ağırlık vermezseniz matkabınızın uçunu kırarsınız.Sonra işe yaramaz hale gelir.
Darbelerde böyledir suni gündem oluşturarak darbelere vasat oluşturursanız dış etkilerden kurtulamazsınız. Sonunda halk darbelerden usanır. Korku belası anayasanıza % 92 oy verir, ama sizin istediğiniz partiye oy vermez. Yani şuna benzer demek istiyorum. Kızını başkası ile evlendirmeye zorlayan babanın durumuna düşülür.Bir bakasınız ki kız ya davulcuya kaçmış olur ya da zurnacıya.Davulcu tokmağı eşit aralıklarla vurmaz, yoksa ritim veremez. İskilip zurnası da kızı mutlu etmeye yetmez.
Sonunda oturup geriye doğru baktığınızda yaptıklarınız bir işe yaramadığını görürsünüz. Bir daha darbe yapacak ortam oluşturmak için vasat yaratmak eskisi gibi kolay olmayacaktır. Sonra ,neden sil baştan yapalım? Demokraside halkın iradesinin hiç mi önemi yok? ”Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” sözüne herkesin saygı duyması gerekir.