Yeni yasalarla aileler ve özellikle çocuklar televizyondaki zararlı yayınlara karşı korunmaktadır. Akıllı işaretler sayesinde gösterilecek filmin veya dizinin içeriği hakkında bilgi ediniyorsunuz. Gerekli ön bilgiyi aldıktan sonra programı çocuklarınızın seyredip seyretmemesi de size kalıyor. Zaten televizyonlar da çocuklara zararlı yayınları belli bir saatten sonra yayına koymaktadırlar. Son zamanlardaki 21.30 da çocuklara uyku saatinin hatırlatılması bu işin ne kadar ciddi yapıldığının göstergesidir.
Yalnız gözden kaçan bir konu var: Gün boyunca müzik kanallarında yayınlanan klipler.
Ben müziği çok seven birisiyim. Sözleri ve ezgisi kulağa hoş gelen her tür müziği severek dinlerim. Evde iş yaparken radyo yanı başımda açık durur. Radyodan yükselen o müzik bana ayrı bir huzur verir. Müzik, çalışırken beni mutlu eden ve yorgunluğumu unutturan bir dosttur. Radyoda müzik dinlemenin bir mahzuru yok da televizyondan müzik dinlemek istediğim zaman cesaret edip de müzik kanallarını açamıyorum. Kanalı açtığım zaman kötü bir sürprizle karşılaşmaktan korkuyorum. Müzik diye yayınlanan birçok şarkı, sözleriyle ve görüntüleriyle sakıncalı görülen pek çok film sahnesini hiç aratmıyor.
Ruhun gıdası olan, eski dönemlerde ve günümüzde bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan müzik katledilmektedir. Sözleriyle ve çekilen klipleriyle şehveti çağrıştıran ve hatta açıkça söyleyen bu zırvalıklar müzik olamaz. Müziği katletmekle kalmayıp çocukları ve gençleri zehirliyorlar. Birçok zararlı alışkanlıkları, davranışları, mekânları, sözleri alenen ve serbestçe gün boyu yayınlamaktadırlar. Televizyondaki dizilere ve filmlere nefes aldırmayan yetkililer bunları görmüyorlar mı? Yoksa adı müzik olduğu için yetkililerce zararlı sayılmıyorlar mı?
Müzik kanallarında yayınlanan kliplerin ve şarkı sözlerinin sıkı bir şekilde denetlenmesi gerekmektedir. Şarkıların sözleri ve bu şarkılar için çekilen klipler edebe aykırı unsurlar içermektedir. Bunları dinleyen ve seyreden çocuklarla gençler de abuk sabuk konuşan bireyler olarak yetişiyorlar. Her hecede ve her notada şehveti aşılayan bu sanat eserleri (!) bizim aile yapımıza uymamaktadır. Aile düzenimizi baltalamaktadır. Gelecek nesillerimizin dikkatini başka yönlere çekmektedir. Eğitimle, bilimle ve faydalı işlerle uğraşması gereken gençlerimize yanlış bir hedef çizmektedirler. Bütün bir dünyayı bir uçkura bağlamaktadırlar. Her şeyin şehvete bağlı olduğu temasını işlemektedirler. Yaşları icabı bu duygulara meyilli olan gençlerimiz de bu akıntıya kapılmaktadırlar. Eğer bir çözüm bulunup da bu saçmalığın önü kesilmezse ileriki yıllarda istenmeyen olaylara sebep olabilir. Kabul edemeyeceğimiz sonuçlar ortaya çıkabilir.
Ülkemin gelecekteki yetişkinlerinin doğru düzgün duygularla büyümesini istiyorum. Gurur duyacağımız, güveneceğimiz bir nesil yetişsin istiyorum. Onlar bu ülkeyi bizden teslim aldığında gözümüz arkada kalmasın istiyorum. Ülkemizi emin ellere teslim edelim istiyorum.
RTÜK yetkililerinden önemle rica ediyorum; bu konuyu bir an önce bir çözüme bağlasınlar. Bu tür kliplerin saatini de diğer programlar gibi geç saatlere alsınlar. Sözleri zararlı olan şarkılardan önce akıllı işaretleri devreye soksunlar. Biz çocuklarımızı ve gençlerimizi sokakta bulmadık. Öyle ıvır zıvır akımların onları bizden koparmasına izin vermeyiz.
Bu konuda herkesten destek bekliyorum.
Hem söyleyin bana; aklı yalnızca uçkurunda olan gençlerden kime ne fayda gelir ki!
Ali SAÇAK