Sevgiyle merhabalar,
“Huzur arıyorum, Huzur istiyorum” diyen bir çok insan var belki de sizsiniz bunlardan biri de.
Bunu derken “Huzur’un” aslında siz de olmadığını beyan ediyorsunuz.
İçinizde olmayanı, dışarıda arıyorsunuz. Çoğu zaman içinizdeki huzursuzluğun sorumluluğunu başkalarına yüklüyorsunuz.
Sizin içinizde olmayanı, dışarıda bulamazsınız.
En son ne zaman sessizlik içinde kendinizle baş başa kaldınız? Ne zaman kendi aklınızdan geçen düşünceleri takip ettiniz? Ne zaman dikkatinizi kalbinize verdiniz?
Yaşam alışkanlıklarımız buna izin vermiyor çoğu zaman. Alışmışız, eve gelir gelmez televizyonun düğmesine basmaya, o meşhur kötülükleri ilan eden haberleri dinlemeye, kendimizi kaptırıp gitmeye, kendimiz dışında her şey ile ilgilenmeye. Peki “Huzur” bunun neresinde?
Huzur; sessizlikte, kendinizle baş başa kalmakta, kendinizi duymakta, o sessizliğin içinde rüzgarı, yağmur damlalarını, içtiğiniz suyun tadını ve içinizi nasıl ferahlattığını hissetmekte aslında. Huzur, karşımızdaki insanlara ya da olaylara bağlı bir durum değildir. Huzuru, ancak kendi içinizde arayıp bulduğunuzda zaten sizin huzurunuzu kimse bozamayacaktır.
Bolluk deyince aklınıza ne geliyor? Sadece para mı?
Bolluk içinde yaşıyoruz ancak zihnimiz kıtlık içinde, yokluk içinde yaşadığımıza inandırılmış!
Bedeniniz bütün ve tam mıdır? Siz bolluk içindesiniz.
Bedeniniz için envai çeşit yaratılmış olan yiyecekler varsa bu dünyada bizler bolluk içinde yaşıyoruz demektir.
Aileniz hayatta ise siz bolluk içindesinizdir.
Kalbinizdeki sevgidir bolluk, verdiğiniz ve aldığınız sevgidir bolluk.
İçtiğiniz su, yediğiniz ekmektir bolluk.
Şimdi bakış açımızı değiştirdiğimizde ve bolluğu sadece para ile sınırlandırmayı bıraktığımızda ne kadar muazzam bir bolluğa sahip olduğumuzun farkına varırız.
Herkese huzur ve bolluk dolu günler diliyorum.
Saygılarımla,