İnsan olarak küçük de olsa bir irademiz vardır. İrademiz sayesinde kendi kararlarımızı kendimiz veririz. Yaptıklarımızdan ve söylediklerimizden sorumlu tutuluruz. İnsan olduğumuz için verdiğimiz kararlarda hatalarımız da olmaktadır. Yanlış verilen kararlar sonucunda da pişmanlık duyarız. Toplum olarak pişmanlık duyduğumuzda söylediğimiz cümlenin başına keşkeyi yapıştırırız. Ondan sonra gelsin keşkeler gitsin keşkeler.
Hayatımızın belli kesimlerinde tanıştığımız keşke, büyük bir pişmanlık işaretidir. Keşke ile başlayan cümlelerle kendimizi yargılarız. Bu pişmanlıkları ya kendi kendimize söylenerek içimizdeki fırtınada savrulup dururuz ya da bir dostumuza açıklayarak keşkelerimizi paylaşırız. Başkasıyla paylaşmamızın sebebi sığınacak bir limana ihtiyacımız olmasındandır.
Peki, keşke demek ne anlama gelmektedir.
Keşke genel olarak iki anlamda kullanılır. Birincisi yapılan bir işten veya söylenen bir sözden dolayı duyulan pişmanlığı ifade etmek için kullanılır. İkincisi herhangi bir şey için duyulan özlemi ifade etmek için kullanılır. Herhangi bir şeye duyulan özlemlerdeki keşkeler de vaktinde fırsat elimize geçtiğinde yapmadığımız işlerin ta kendisidir.
Keşkeler büyük, küçük demeden herkesin kapısını bir gün gelip çalmaktadır. O kapınıza geldiğinde bilin ki, yaptığınız hatalar sizi vicdanen rahatsız etmeye başlamıştır. Keşkeler vicdanımızla hesaplaşmalarda bize kesilen faturanın yekûnundan üste kalan küsurattır. Bakmayın bunların küsurat olduğuna bunlar faturada yüksek bir meblağ tutmaktadır. Niye küsurat dediğimize gelince bu da bizden kaynaklanmaktadır. Bugün vicdanen rahatsızlık duyunca keşke deyip de pişman olduğumuz davranışları belli bir süre sonra tekrar yapıyoruz. Çünkü âdemoğlu olarak pişmanlığımız kısa sürmekte yeniden normal hayatımıza dönmekteyiz. Sanki hiçbir şey olmamış gibi vur patlasın, çal oynasın hayatın keyfini sürmekteyiz.
Geçmiş hayatınızı şöyle bir gözden geçirip kaç defa pişman olup keşke dediğinizi hatırlayınız. Hatta aynı şeyler için belirli zamanlarda birkaç defa keşke dediğinizi görüp şaşıracaksınız. Aynı hataları ayrı zamanlarda niçin tekrar yaptığınızın cevabını bulamayacaksınız. “Dilimi eşek arısı soksaydı da o lafı demeseydim.” dediğiniz sözleri belli bir süre sonra durmadan tekrarladığınızın farkına bile varmayacaksınız. Duyduğunuz pişmanlıktan dolayı başınızı duvarlara vurduğunuz hataları kısa bir süre sonra tekrarlamaktan kendinizi alamadığınıza bir anlam veremeyeceksiniz.
Benim beğendiğim sözlerden birisi: “Eğer beni bir kez kandırırsan sana helal olsun. Eğer beni ikinci kez kandırırsan bana yazıklar olsun.” dur. Ayrıca peygamber efendimizin: “ İki günü eşit olan insan aldanmıştır.” sözü de keşkeler içinde kaybolan bizlerin nasıl bir aldanma içinde olduğumuzun göstergesidir.
Keşke demek istemiyorsanız, adımınızı atmadan önce çok iyi düşünmelisiniz. Yeri gelince kılı kırk yarmalısınız. İki düşünüp bir söylemelisiniz. Unutmayınız ki, hayatımızda biriken keşke yığınları irademizi iyi kullanamadığımızı göstermektedir.
Ali SAÇAK