23 Mayıs 2012 Çarşamba

13.10.2010 00:17:55 2757  defa okundu.

Ucuz Kahramanlar

     Tarih kitaplarını incelediğinizde bu tür kahramanlıklara sıkça rastlarsınız. Tarihin belli bölümlerinde ortaya çıkan bu ucuz kahramanlar çoğu zaman maşa olarak kullanılan zavallı insanlardır. Bir ideoloji uğruna çalışırlar, çabalarlar, ömürlerinin büyük bir bölümünü bu amaç uğruna heba ederler. Aslında acınacak haldedirler; ama bu acizliklerine rağmen burunlarından kıl aldırmazlar. Yaptıkları yalan yanlış ve kasıtlı işler ortaya çıkınca istifa ederler, ülkeyi terk ederler, ortadan kaybolup sırra kadem basarlar. Eğer bunların hiçbirisini yapamazlarsa ya da kendilerine güvenleri yoksa intihar ederler. İntihar ederken de şerefini korumak için böyle bir şey yaptıklarını da not olarak bırakmayı veya yakınlarına vasiyet etmeyi unutmazlar.

 

     Bunlar herhangi bir fikri savunan yapı içinde yer alırlar. Bu yapıda görev alan her kişi karakter olarak farklı yapıdadır. Tam olarak bilinmiyor ama kendi aralarında bir silsile de olabilir. Fikri ortaya atıp da onun yayılmasını planlayan gerçek patron, bu planı gerçekleştirecek üst kademe üyeleri, üst kademe ile en alt kademe arasında iletişim kuracak olan muallâk azaları ve en sona da maşa olarak kullanılacak gariban ya da figüran takımı ya da kısacası ayak takımı, dış kapının mandalı…

 

     Gerçek patronu, bu fikre inanan kişilerin içinde tanıyan hiç kimse yoktur. Hadi hatır için diyelim ki bir veya iki kişidir. En çok ortada dolaşan ve göze batan figüran takımıdır. Çığırtkanlığı yapanlar, olur olmaz yerlerde ortaya çıkıp da huzuru bozanlar dış kapının mandallarıdır. Patronun gözünde bunların hiçbir değeri yoktur. Ceza almışlar, yaralanmışlar, sakat kalmışlar ve hatta ölmüşler hiç önemli değildir. Onlar gidince yerlerine yeni maşalar bulunur nasılsa. Önemli olan patronun tanınmaması ve bu fikrin kaybolmamasıdır. En önemli amaç da koltuklarda, köşklerde, en güzel cennet mekânlarda devam eden saltanatın sekteye uğramamasıdır.

 

     Onlarca, yüzlerce veya binlerce kişinin yaralanmasına, sakat kalmasına, ölmesine sebep olan bu fikrin ortaya atılış sebebi nedir? Tabii ki o ülkenin menfaatleri, o milletin geleceği değildir. Ülke çıkarları, milletin huzuru ve geleceği hiçbir zaman göz önünde bulundurulmaz. Bu tür kavramlar kılıf olarak kullanılır. Halkın önem verdiği bu değerler de aynı figüranlar gibi maşa olarak kullanılır. Asıl olan her zaman gündemde kalabilmek, güçlü olduğunu ispatlayabilmek uğruna ülkenin geleceğine ambargo koymaktır.

 

     Dünya üzerindeki bütün ülkeler bu tür grupların şerrinden nasibini almıştır. Dünya durduğu sürece de alacaklardır. Patronların en iyi şekilde gizlendiği bu yapıyı bozmak ve sona erdirmek oldukça zor görünüyor. Bu tür yapılanmayı kabul etmeyen ülkeler bunları yok etmek için her tür yola başvuruyorlar. Çaresiz kalan devletler diğer devletlerle işbirliği yapıyorlar. Resmi veya gayri resmi olarak görev yapan bu yapılanmaların dağıtılması ve yok edilmesi için gece gündüz planlar yapılıyor. Bu yapılanlara karşılık olarak ise; devletin her kademesine sızmış elemanlarıyla devlet tarafından yapılacak her tür müdahaleyi önceden haber alabilen gruplar da hayatını devam ettirmeye çalışıyorlar.

 

     Şöyle uzaktan bakıldığı zaman kör dövüşüne benzeyen bu kargaşa ne zaman biter dersiniz? O ülkede yaşayan halk okur, bilinçlenir; gerçeği görür de ucuz kahraman olmak yerine gerçek kahraman olmaya karar verirse biter. Ülkesi ve milleti için bilerek, severek ve isteyerek çalışırsa biter. Kendine güvenen ve emin adımlarla ilerleyen yeni nesiller yetiştirilirse biter. Bunun yolu da beşikten başlayan bir eğitim sürecidir ve uzundur, sabır ister.

 

     Bu konuda en büyük görev de anne ve babalara düşmektedir. Anneler ve babalar çocuklarını bu tür yapılardan uzak tutmalı veya onları bu konuda bilinçlendirmelidir. Küçük yaştan itibaren eğitimine başlamalı çocuklarını çok iyi bir vatandaş olarak yetiştirmelidirler.

 

     Hiç kimsenin canı ve hayatı ucuz değildir. Her can insanlık için değerlidir ve vazgeçilmezdir.

 

                Ali SAÇAK

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Renklerle Köşe Kapmaca - 16 Mayıs 2012 Çarşamba 08:00
İl Halk Kütüphanesi - 30 Nisan 2012 Pazartesi 08:30
Peygamber Efendimiz - 16 Nisan 2012 Pazartesi 08:56
Ömür Dediğin - 02 Nisan 2012 Pazartesi 00:06
Şeytana Sormuşlar - 16 Mart 2012 Cuma 01:13
Bir Yastıkta Kırk Yıl - 05 Mart 2012 Pazartesi 00:27
BİR YILDA KAÇ HAFTA VARDIR? - 09 Şubat 2012 Perşembe 13:07
SÖZÜM MECLİSTEN DIŞARI - 25 Ocak 2012 Çarşamba 12:31
Keşke - 09 Ocak 2012 Pazartesi 00:53
Beynini dünyanın sıkıntıları ile doldurup taşıranlara kısa bir öykümüz olacak. - 20 Aralık 2011 Salı 11:47
Hazreti Hüseyin(ra) ve Kerbela - 05 Aralık 2011 Pazartesi 00:22
KAHROLASICALAR - 20 Ekim 2011 Perşembe 11:16
Belediye Başkanımıza Açık Mektup - 04 Ekim 2011 Salı 08:18
ÇOCUĞUNUZUN NE OKUDUĞUNU BİLİYOR MUSUNUZ? - 15 Eylül 2011 Perşembe 11:18
KÖTÜLÜĞE KARŞI İYİLİK - 17 Ağustos 2011 Çarşamba 00:40
Afrikalı Bir Çocuktan Mektup Var - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 04:34
ÖZ ELEŞTİRİ - 04 Temmuz 2011 Pazartesi 08:13
Kararsız Mısınız? - 30 Mayıs 2011 Pazartesi 00:51
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU - 10 Mayıs 2011 Salı 00:11
NİYETİNİZ GÜZEL OLSUN - 23 Nisan 2011 Cumartesi 17:57
Körü Körüne Aşk - 08 Nisan 2011 Cuma 23:47
HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK? - 24 Mart 2011 Perşembe 10:16
Vay Mübarek Vay - 12 Şubat 2011 Cumartesi 00:23
Başarılı Olmanın Doğru Yolu - 24 Ocak 2011 Pazartesi 23:26
Müzik Ruhun Mu, Şehvetin Mi Gıdası? - 22 Aralık 2010 Çarşamba 23:11
Öğrenci Mi, Militan Mı? - 07 Aralık 2010 Salı 23:41
Keşke - 13 Kasım 2010 Cumartesi 23:53
Hasan Naci Bulut - 27 Ekim 2010 Çarşamba 22:53
Ucuz Kahramanlar - 13 Ekim 2010 Çarşamba 00:17
Yapıcı Eleştiri - 01 Ekim 2010 Cuma 16:59
Ne Zaman Adam Oluruz? - 15 Eylül 2010 Çarşamba 00:08
Bitmeyen Buğday - 27 Ağustos 2010 Cuma 17:02
Dua - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 13:35
Duma Duma Dum Ben Okudum - 05 Ağustos 2010 Perşembe 16:08
Takke Düştü Kel Göründü - 04 Temmuz 2010 Pazar 14:08
İsrail'in Temeli Nasıl Atıldı? - 15 Haziran 2010 Salı 10:44
İsrail'e One Minute - 01 Haziran 2010 Salı 16:14
Evet, Hayırlı Bir İş - 18 Mayıs 2010 Salı 10:10
Deniz Baykal'a Yakışmadı - 11 Mayıs 2010 Salı 10:35
Bayram Budur İşte - 04 Mayıs 2010 Salı 09:58
Matematik Ölsün mü? - 27 Nisan 2010 Salı 01:27
Kara Böcükler - 20 Nisan 2010 Salı 00:45
Kocakarı İlaçları - 12 Nisan 2010 Pazartesi 01:19
Nasıl Bir Adalet Ve Hukuk? - 05 Nisan 2010 Pazartesi 10:23
Şike ve Bahis - 29 Mart 2010 Pazartesi 01:06
Babaannem - 22 Mart 2010 Pazartesi 00:52
İstiklal Marşı'mız - 15 Mart 2010 Pazartesi 00:28
Dünya Kadınlar Günü - 08 Mart 2010 Pazartesi 06:21
Emekliler Parkı - 01 Mart 2010 Pazartesi 01:02
Kur’an-ı Kerim Okumak - 22 Şubat 2010 Pazartesi 01:07
Porno mu, Sanat mı? - 15 Şubat 2010 Pazartesi 00:55
Direniş mi, Protesto mu, İnatlaşma mı? - 08 Şubat 2010 Pazartesi 00:10
Türkiye'de Hukukçu Olmak - 01 Şubat 2010 Pazartesi 00:29
Sigara Yasaklı, Peki Ya Alkol? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 00:57
RAMAZAN'A DAİR HOŞ BİR TEBESSÜM - 31 Ağustos 2009 Pazartesi 02:42
Çok Güzel Hareketler Bunlar - 10 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Suyu Ne Kadar Tanıyorsunuz? - 03 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Belediyenin Halk Ekmeği - 27 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Dumansız Hava Sahası - 20 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Türkçe'mize Sahip Çıkalım - 13 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
İkinci Yılın İlk Yazısı - 06 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Akıllı İşaretler - 29 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Çocuğunuz Başarılı mı? - 22 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Kırıkkale'mizin Yağmur Çilesi - 14 Haziran 2009 Pazar 00:00
Üçüncü Sayfa Haberleri - 08 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Türkçe Olimpiyatları - 31 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Guantanamo - 25 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Bilmemek Ayıp Değil, Öğrenmemek Ayıp - 18 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Fevzi Başkentli - 10 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Yalçın Özer - 08 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Bayram Bunun Neresinde? - 03 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Size Hiç Çıktı mı? - 27 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Ağzı Olan Konuşuyor - 20 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Benim Yazımı da Protesto Eder misiniz? - 13 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Muhsin Yazıcıoğlu - 06 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Tekere Çomak Sokmak - 30 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Seçimi Kazanacak Adayların Kulağına Küpe - 23 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Anlatılması Zor Bir Destandır Çanakkale - 16 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Allah'ın Habibi, Bizim Efendimiz - 09 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Onunla Buluşmaya Hazır mısınız? - 02 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Korkuyla Bekleriz - 23 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Sevgili Nedir, Ne Değildir? - 16 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Söz Söylemeden Önce - 09 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Mahalle Baskısı (!) - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Ayşeler - 26 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
İstiklal'den Gazze'ye Yardım Eli - 19 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Gazze'de Ölen İnsanlık - 18 Ocak 2009 Pazar 00:00
Filistin'de Çocuk Olmak - 12 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Filistin ve Gazze - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
ASLANIN ADALETİ - 29 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Mevlana'yı Anlamak - 22 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
İnsan Sevgisi - 15 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Kurban ve Takva - 08 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Pompalıyorum - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Eğitimin Neferi - 24 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
Satranç - 17 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
Mustafa Kemal Atatürk - 10 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
NE MUTLU Kİ BANA BEN BİR ÖĞRETMENİM - 03 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
KÜRESEL DOLAR - 27 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Allah Dostlarına İftira - 20 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
TERÖRE DAİR - 13 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Kanaat Etmek - 03 Ekim 2008 Cuma 00:00
Kul Hakkı - 26 Eylül 2008 Cuma 00:00
Nimeti Bilmek - 19 Eylül 2008 Cuma 00:00
Çocuk - 12 Eylül 2008 Cuma 00:00
Nalıncı Baba - 05 Eylül 2008 Cuma 00:00
Sultan Geldi - 29 Ağustos 2008 Cuma 00:00
BİR İÇİM SU - 22 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ÖRF MÜ, FLÖRT MÜ? - 15 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ERGENEKON - 08 Ağustos 2008 Cuma 00:00
TERÖR - 01 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ONLAR BİZİM HER ŞEYİMİZDİ - 25 Temmuz 2008 Cuma 00:00
YAZAR MISINIZ? - 18 Temmuz 2008 Cuma 00:00
KENE - 11 Temmuz 2008 Cuma 00:00
Siz de Gayet Rahatsınız - 05 Temmuz 2008 Cumartesi 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11