23 Mayıs 2012 Çarşamba

01.10.2010 16:59:45 2899  defa okundu.

Yapıcı Eleştiri

     Yıllardır süre gelen bir uygulamadır eleştiri. Sanat dallarından başlayarak bütün hayatımıza girmiş durumdadır. Sözleriniz, davranışlarınız, hareketleriniz, yaşama biçiminiz tamamıyla eleştiri yağmuru altında ıslanmaya mahkûm edilmiştir. Eleştiriyi gerektiği şekilde yapıp da tadında bırakanlar çoğunlukta olmasına rağmen kantarın topuzunu fazla kaçıranlar da yok değildir.

 

     Acımasız eleştiri onur kırıcı ve yaralayıcı olmaktadır. Eleştirinin dozunu arttırdığınızda sinirler gerilebilir. Tatsız olaylar yaşanabilir. Eleştirideki amacımız yapıcı olmalıdır. Eleştiriyi, eleştirdiğimiz kişilere karşı bir cephe alarak değil, onların düşüncelerine saygı duyarak yapmalıyız. Her insanın kendi inandığı doğrular çerçevesinde yaşadığını ve bir eser meydana getirdiğini kabullenmeliyiz. Eğer ki herkes aynı şeyleri beğenip aynı şeyleri düşünseydi mantıksız bir dünyada yaşıyor olurduk. Unutmayınız ki, zıtlıklar olmasaydı güzellikler fark edilemezdi.  

 

      Ülkemizde ve dünyada yapılan acımasızca eleştirenlere karşılık olarak sizinle bir öykü paylaşmak istiyorum.

 

     Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın eserlerini kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş ve onu "Renklerin Ustası" derlermiş. Onun yetiştirdiği talebelerden en iyisi artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak kendisine getirmiş. Kendisinden yaptığı bu resmi değerlendirmesini istemiş. Kendisi bu talebesine;

    “Sen artık ressam sayılırsın, bundan sonra senin eserlerini ben değil de halk değerlendirecek.”
diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş.
Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Usta ressamın talebesi denileni yapmış. Birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor. Çok üzülmüş tabii ki. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvara dönmüştü sanki.

      Resmi alıp götürmüş kendisine bu aklı veren ustasına. Ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ustası, kesinlikle üzülmemesini ve resim yapmaya devam etmesini özellikle de bu resmi tekrar yapıp getirmesini söylemiş. Talebe hiç itiraz etmeden aynı resimden bir tane daha yapmış. Yaptığı resmi alıp ustasına götürmüş. Ustası bu resmi de şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş. Bu kez resmin yanına kırmızı kalem değil de bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya ile birkaç fırça bırakmasını istemiş. Ayrıca insanlardan resim üzerinde beğenmedikleri yerleri bu fırça ve boyalarla düzeltmelerini istediği bir not yazmasını söylemiş. Talebe ustasının söylediklerini hiç itiraz etmeden aynen uygulamış.

     Birkaç gün sonra gittiği meydanda resmine hiç dokunulmadığını, resmin üzerinde bir fırça izinin bile bulunmadığını görmüş. Çok sevinmiş ve koşarak ustasının yanına gitmiş. Bıraktığı resmine hiç dokunulmadığını ve resim üzerinde herhangi bir düzeltme yapılmadığını sevinçli bir şekilde anlatmış. Ustası ona şu müthiş cevabı vermiş;

    “Sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladılar. Oysa ikinci konumda onlardan yaptığın hataları düzeltmelerini istedin. Onlardan bu kez de yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitimli olmayı gerektirir. Böylece de hiç kimse bilmediği bir konuyla ilgili hatayı düzeltmeye kalkmadı. Konu hakkında bir şeyler bilenler de düzeltmeye cesaret edemediler. Bir meslekte usta olmak yeterli değildir. Usta olmanın yanı sıra bilge de olmalısın. Emeğinin karşılığını ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın. Onlar tarafından takdir edilemezsin. Onlara göre senin emeğinin ve eserinin hiçbir değeri yoktur. Meslek hayatın boyunca emeğini ve eserlerini asla kıymet bilmeyenlere sunma ve onlarla tartışmaya girme.”

 

                                                                                                 Ali SAÇAK

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Renklerle Köşe Kapmaca - 16 Mayıs 2012 Çarşamba 08:00
İl Halk Kütüphanesi - 30 Nisan 2012 Pazartesi 08:30
Peygamber Efendimiz - 16 Nisan 2012 Pazartesi 08:56
Ömür Dediğin - 02 Nisan 2012 Pazartesi 00:06
Şeytana Sormuşlar - 16 Mart 2012 Cuma 01:13
Bir Yastıkta Kırk Yıl - 05 Mart 2012 Pazartesi 00:27
BİR YILDA KAÇ HAFTA VARDIR? - 09 Şubat 2012 Perşembe 13:07
SÖZÜM MECLİSTEN DIŞARI - 25 Ocak 2012 Çarşamba 12:31
Keşke - 09 Ocak 2012 Pazartesi 00:53
Beynini dünyanın sıkıntıları ile doldurup taşıranlara kısa bir öykümüz olacak. - 20 Aralık 2011 Salı 11:47
Hazreti Hüseyin(ra) ve Kerbela - 05 Aralık 2011 Pazartesi 00:22
KAHROLASICALAR - 20 Ekim 2011 Perşembe 11:16
Belediye Başkanımıza Açık Mektup - 04 Ekim 2011 Salı 08:18
ÇOCUĞUNUZUN NE OKUDUĞUNU BİLİYOR MUSUNUZ? - 15 Eylül 2011 Perşembe 11:18
KÖTÜLÜĞE KARŞI İYİLİK - 17 Ağustos 2011 Çarşamba 00:40
Afrikalı Bir Çocuktan Mektup Var - 01 Ağustos 2011 Pazartesi 04:34
ÖZ ELEŞTİRİ - 04 Temmuz 2011 Pazartesi 08:13
Kararsız Mısınız? - 30 Mayıs 2011 Pazartesi 00:51
BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU - 10 Mayıs 2011 Salı 00:11
NİYETİNİZ GÜZEL OLSUN - 23 Nisan 2011 Cumartesi 17:57
Körü Körüne Aşk - 08 Nisan 2011 Cuma 23:47
HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK? - 24 Mart 2011 Perşembe 10:16
Vay Mübarek Vay - 12 Şubat 2011 Cumartesi 00:23
Başarılı Olmanın Doğru Yolu - 24 Ocak 2011 Pazartesi 23:26
Müzik Ruhun Mu, Şehvetin Mi Gıdası? - 22 Aralık 2010 Çarşamba 23:11
Öğrenci Mi, Militan Mı? - 07 Aralık 2010 Salı 23:41
Keşke - 13 Kasım 2010 Cumartesi 23:53
Hasan Naci Bulut - 27 Ekim 2010 Çarşamba 22:53
Ucuz Kahramanlar - 13 Ekim 2010 Çarşamba 00:17
Yapıcı Eleştiri - 01 Ekim 2010 Cuma 16:59
Ne Zaman Adam Oluruz? - 15 Eylül 2010 Çarşamba 00:08
Bitmeyen Buğday - 27 Ağustos 2010 Cuma 17:02
Dua - 16 Ağustos 2010 Pazartesi 13:35
Duma Duma Dum Ben Okudum - 05 Ağustos 2010 Perşembe 16:08
Takke Düştü Kel Göründü - 04 Temmuz 2010 Pazar 14:08
İsrail'in Temeli Nasıl Atıldı? - 15 Haziran 2010 Salı 10:44
İsrail'e One Minute - 01 Haziran 2010 Salı 16:14
Evet, Hayırlı Bir İş - 18 Mayıs 2010 Salı 10:10
Deniz Baykal'a Yakışmadı - 11 Mayıs 2010 Salı 10:35
Bayram Budur İşte - 04 Mayıs 2010 Salı 09:58
Matematik Ölsün mü? - 27 Nisan 2010 Salı 01:27
Kara Böcükler - 20 Nisan 2010 Salı 00:45
Kocakarı İlaçları - 12 Nisan 2010 Pazartesi 01:19
Nasıl Bir Adalet Ve Hukuk? - 05 Nisan 2010 Pazartesi 10:23
Şike ve Bahis - 29 Mart 2010 Pazartesi 01:06
Babaannem - 22 Mart 2010 Pazartesi 00:52
İstiklal Marşı'mız - 15 Mart 2010 Pazartesi 00:28
Dünya Kadınlar Günü - 08 Mart 2010 Pazartesi 06:21
Emekliler Parkı - 01 Mart 2010 Pazartesi 01:02
Kur’an-ı Kerim Okumak - 22 Şubat 2010 Pazartesi 01:07
Porno mu, Sanat mı? - 15 Şubat 2010 Pazartesi 00:55
Direniş mi, Protesto mu, İnatlaşma mı? - 08 Şubat 2010 Pazartesi 00:10
Türkiye'de Hukukçu Olmak - 01 Şubat 2010 Pazartesi 00:29
Sigara Yasaklı, Peki Ya Alkol? - 25 Ocak 2010 Pazartesi 00:57
RAMAZAN'A DAİR HOŞ BİR TEBESSÜM - 31 Ağustos 2009 Pazartesi 02:42
Çok Güzel Hareketler Bunlar - 10 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Suyu Ne Kadar Tanıyorsunuz? - 03 Ağustos 2009 Pazartesi 00:00
Belediyenin Halk Ekmeği - 27 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Dumansız Hava Sahası - 20 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Türkçe'mize Sahip Çıkalım - 13 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
İkinci Yılın İlk Yazısı - 06 Temmuz 2009 Pazartesi 00:00
Akıllı İşaretler - 29 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Çocuğunuz Başarılı mı? - 22 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Kırıkkale'mizin Yağmur Çilesi - 14 Haziran 2009 Pazar 00:00
Üçüncü Sayfa Haberleri - 08 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Türkçe Olimpiyatları - 31 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Guantanamo - 25 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Bilmemek Ayıp Değil, Öğrenmemek Ayıp - 18 Mayıs 2009 Pazartesi 00:00
Fevzi Başkentli - 10 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Yalçın Özer - 08 Mayıs 2009 Cuma 00:00
Bayram Bunun Neresinde? - 03 Mayıs 2009 Pazar 00:00
Size Hiç Çıktı mı? - 27 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Ağzı Olan Konuşuyor - 20 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Benim Yazımı da Protesto Eder misiniz? - 13 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Muhsin Yazıcıoğlu - 06 Nisan 2009 Pazartesi 00:00
Tekere Çomak Sokmak - 30 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Seçimi Kazanacak Adayların Kulağına Küpe - 23 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Anlatılması Zor Bir Destandır Çanakkale - 16 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Allah'ın Habibi, Bizim Efendimiz - 09 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Onunla Buluşmaya Hazır mısınız? - 02 Mart 2009 Pazartesi 00:00
Korkuyla Bekleriz - 23 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Sevgili Nedir, Ne Değildir? - 16 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Söz Söylemeden Önce - 09 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Mahalle Baskısı (!) - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Ayşeler - 26 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
İstiklal'den Gazze'ye Yardım Eli - 19 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Gazze'de Ölen İnsanlık - 18 Ocak 2009 Pazar 00:00
Filistin'de Çocuk Olmak - 12 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Filistin ve Gazze - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
ASLANIN ADALETİ - 29 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Mevlana'yı Anlamak - 22 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
İnsan Sevgisi - 15 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Kurban ve Takva - 08 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Pompalıyorum - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Eğitimin Neferi - 24 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
Satranç - 17 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
Mustafa Kemal Atatürk - 10 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
NE MUTLU Kİ BANA BEN BİR ÖĞRETMENİM - 03 Kasım 2008 Pazartesi 00:00
KÜRESEL DOLAR - 27 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Allah Dostlarına İftira - 20 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
TERÖRE DAİR - 13 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Kanaat Etmek - 03 Ekim 2008 Cuma 00:00
Kul Hakkı - 26 Eylül 2008 Cuma 00:00
Nimeti Bilmek - 19 Eylül 2008 Cuma 00:00
Çocuk - 12 Eylül 2008 Cuma 00:00
Nalıncı Baba - 05 Eylül 2008 Cuma 00:00
Sultan Geldi - 29 Ağustos 2008 Cuma 00:00
BİR İÇİM SU - 22 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ÖRF MÜ, FLÖRT MÜ? - 15 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ERGENEKON - 08 Ağustos 2008 Cuma 00:00
TERÖR - 01 Ağustos 2008 Cuma 00:00
ONLAR BİZİM HER ŞEYİMİZDİ - 25 Temmuz 2008 Cuma 00:00
YAZAR MISINIZ? - 18 Temmuz 2008 Cuma 00:00
KENE - 11 Temmuz 2008 Cuma 00:00
Siz de Gayet Rahatsınız - 05 Temmuz 2008 Cumartesi 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11