Endişeleri vardı insanların…
Geçinemediklerini,
Güvenemediklerini,
Hiçbir şeye ve hiçbir kuruma itimatlarının kalmadığını,
Adamı olanın gemisinin dağlardan aştığını,
Olmayanın düz ovada şaştığını söylüyorlardı.
Bir değil,
Beş değil her katmandan insanın dilinden aynı şeyler tekrarlanıp, sorumsuz sorumlular tarafından kaderlerine terk edildiklerini ifade edilip duruluyordu.
İşte fırsat denildi!..
Önünüzde ki referandum da olsa neticede bir seçimdir, bu seçimi en azından bir uyarı niteliğinde kullanın, belki yaşamınızda olumlu yönde değişiklikler olabilir diye de özellikle vurgulandı bazı çevreler tarafından. (ben dahil)
Nihayetin de,
Kavga devam etse de yorganı kapan Elmadağ’ını çoktan aştı.
Bana göre çıkan netice gayet açık.
Emekliler dedi ki,
Milli gelirden pay vermemekle bize, sonuna kadar haklısın ey hükümet. Hatta emekli maaşlarımızdan birazda kesinti yapabilirsin, çünkü, fazlası var eksiği yok elhamdülillah!..
İşçi, memur bordrolu çalışanın bilumumu hayatlarından gayet memnun olduklarını, zam-mam isterlerse çokta ciddiye alınmamaları gerektiğini, iş güvencelerinin ise dibine kadar var olduğunu söylediler, söylemek istediler!..
Gençlerimizin en büyük hobisi, kahve hanelerde maça kızı oynamak ve internette çet yapmak zaten.
At yarışı, spor toto, loto, milli piyango gibi vesaireden büyük ikramiyede çıkıverirse, İş yada işsizlik sorunu kökten hallolmuş olur ki, oda eli kulağında!..
Esnaf dersen,
Salata da bile havucun en düzgününü kullandığını, çek, senet, vergi, algı gibi sorunların Patagonya küçük esnafının sorunu olduğunu bu gün değil senelerdir söylüyor nitekim.
Geriye bir tek terör kalıyor ki,
Oda halledilmeyecek bir konu değil!..
Ver kurtul!..
Habur’da yaşanan bir rezalet değil, yaşamın doğal akışıydı!..
İmralı’daki de mahpus değil, misafir zaten.
Aslına bakarsanız bizim hiçbir sorunumuz yok şükür.
Derbi maç yapar gibi oyuncu olarak içinde bizimde olduğumuz bir referandum yaşadık.
Ve yendik!..
Zaferin adı %58…
Bakmayın hakem taraflı, rüzgar ters yerden esiyor, dış sahada ancak bu kadar olurdu, yenildik ama ezilmedik diyen %42’ye.
Onları memnun etmek hiçbir dönemde mümkün olmadı, olmayacak da!..
Sözüm ona,
İnsanca,
Özgürce,yarınlara umutla bakarak demokratik bir şekilde yaşamak istiyorlarmış mış!..
Özgürlüğün, demokrasinin, çağdaş yaşamın ne demek olduğunu essahtan biliyorlarmışcasına!..
Peki kim bilir?
Bulgur, yarma, makarna, kömürcülere sormak lazım!..