Bizler hep duygusal düşünüyoruz.
Mantık yürütmüyoruz.
Hiçbir hadisede profesyonelce bakışımız yok ne yazık ki.
Hep bana diyoruz…
Ama bunu söylerken veya yaparken, kim ne der diye de kendimizi sorgulamıyoruz.
Mesela bazı ibadethanelerde ayin yapılıyor olması…
Tepki büyük.
Tepki gösteriyoruz ama şöyle de bir düşünün.
Avrupa’da Türk nüfusu kaç oldu?
5 milyon mu, 6 milyon mu?
Bu insanlara ibadethane gerekiyor değil mi?
Nüfus orada çoğaldıkça ibadethane talebi de artıyor.
Türkiye’de her mahallede bir ibadethane var.
Avrupa’nın her şehrinde de ibadethaneler çoğalıyor.
Çoğaldıkça da sorunlar yaşanıyor.
Ne yapıyor Avrupalı peki?
Sen ibadethane açacaksan, ben de senin ülkendeki ibadethanelerimle ilgili taleplerimi iletirim diyor.
Bizde bir kesim diyor ki, “Yok olmaz…” Açamam, açtırmam.
Eee Avrupa’daki Türkler ne yapacak?
Çağıralım onları geri, bari!
Madem ibadet edemiyorlar, gelsinler Türkiye’ye burada kalsınlar.
Hem ibadet etsinler hem yaşasınlar.
Ayasofya’da birkaç kendini bilmezin yapmaya çalıştığı provakasyon çok da önemli değil.
Kimileri diyor ki “taviz”…
Bu yaklaşımlar gerçekten mantıktan uzak.
Duygusal yaklaşımlar…
Teknik açıdan bu böyle.
Haa, onlar teknik açıdan provakasyon çıkarmak amacındalar.
Bu da doğru…
O zaman sen de teknik açıdan yaklaşacaksın.
Ne yapacaksın?
Ekonomik açıdan gireceksin konuya.
6 milyon kişinin sahip olduğu bütçeyi düşünün.
Bankalarda yatıyor.
Bunu kullanacaksın.
Tabi bu da bir yere kadar.
Ama her şey karşılıklı…
Sen ibadethane talebinde bulunursan, onlar da mantık olarak bulunacak.
Ben sana müsaade ederim ama sen de bana müsaade edeceksin.
Bu budur…
Bunun ne başka bir izahı olabilir ne de söylemi.
Şimdi diyecek ki birileri, bunlar 60’lı yıllarda Türkleri Avrupa’ya alarak bugün için bizi gebe bıraktılar.
Ki böyle bir söylemin de geliştiğini görüyoruz.
E kardeşim, hem öyle diyorsun hem böyle…
Sen aslında eski Osmanlı geleneği ile bugünkü Türkiye güncellemesi arasında kalmışsın.
Eski Osmanlı’yı bırakmayacaktın o zaman.
Otur bunu sorgula bari demek gerekiyor.
Eski Osmanlı gitti, bitti…
Kendinizi güncelleyin.
Mantık yürütün ve teknik olarak düşünün.
Hep sana olsun istiyorsan, karşıdakini kolla ve buna göre hareket et.
Ki senin çoğalan nüfusunu ve taleplerini koz olarak kullanamasınlar.
Sen de kozlar üret…
Ama karşılıklı çatışma doğurmayan, mantık içeren olsun…