Uzun uzadıya okuyup yazmanın,
İşin tahsilini yapıp üzerinde ahkam kesmenin,
Dün gölgeliklerin ardına sinip bu gün demokrasi cengaveri kesilmenin
Ve
Birbirimizi laf kalabalığına getirip örselemenin hiçbir anlamı yok.
Rengini şehitlerimizin kanından alan al bayrağımızın yanında “bir bayrak daha dalgalansa fenamı olur” diyen,
Bingöl %95 evet,
Siirt %95 evet,
Diyarbakır %93 evet,
Mardin %93 evet,
Hakkari %93 evet oyu vermiş,
“Bayrak inmez, vatan bölünmez” deyip bölücülere karşı savaşmış ve en çok şehit vermiş,
Kırıkkale% 70,
Çorum %70,
Çankırı %73,
Yozgat %68,
Kırşehir %71 oranında evet oyu vermiştir.
Bu oranların anlamını aklı selim birinin sakin kafa ile laf kalabalığı yapmadan açıklaması lazım bana.
Kim neyi istedi?
Kim ne aldı?
Kim kimin maşası olup değirmenine su taşıdı?
28 yıl önce Kenan Evren anayasasına “Hayır” derken suçlanmıştım cahil, cemeke, vatan haini anarşist, olmakla,
Bu gün de AKP anayasasına “hayır” derken suçluyorlar…
Bayramın ikinci günü 28 yıl gecikmeyle özür diledi o gün beni suçlayanlar. (Selim A. Abidin G.)
İnşallah ben yanılırım…
Yanlış düşünüp,
Yanlış yaptığımı vergisini faiziyle ödeyen, askerliğini cezası ile yapan, gücü sadece ona yettiği için yerli malı kullanmaktan başka çaresi olmayan, nüfus kağıdından başka pasaport falan taşımayan ben, her şeyden fazla istiyorum.
Ama
Özür dilenmesi için 28 yıl bekleyeceğimi de sanmıyorum.
Canımız sağ olursa çok yakında hep beraber göreceğiz inşallah.
Not:
Ben insan gibi, insanca…
Mezesini hazırlayıp rakı masasında beklerken yaşanılacakları, aklı alınmış bazı sersemlerde “şıhının” ayak yıkadığı suyu içerken beklerler herhalde! Başlarına neyin geldiğini idrak edebilirler mi? Bizim köylü karakızın deli memet kadar anca… oda belki!..