Bazı insanlar vardır inat ederler…
Yani ne yaparlarsa inadına yaparlar.
Bazı insanlar vardık farkında değillerdir olan bitenin.
Kendilerini kaptırmışlardır.
Bazı insanlar vardır salaktırlar.
Bunu hakaret eder gibi söylemiyorum, saftırlar, ama temiz de değillerdir.
Bön’dürler, inek’tirler, avanaktırlar…
Bazen bakıyorum yorumlara, gerçekten bir kesim hem bön hem de avanak.
Ya olanı biteni görmüyorlar veya görüyorlar da inadına yapıyorlar.
Ya da, bilemiyorum…
Yukarıdaki sıralamaya göre bu ikisini birleştirince de ortaya bir mutant çıkıyor.
Bu daha da vahim, dil bilmez, diş bilmez…
Bütün bunları neden anlatıyorum?
Malum referandum var.
Benim ne oy verip vereceğim önemli değil.
Olumlu pozitif oy kullanacağını söylesem yeterli olur mu?
Siz ne istiyorsanız onu kullanın.
Beni iktidar ilgilendirmez…
İktidar kendi için yaptı ise bu değişiklikleri, bunlara hükümet olmak ilelebet değil ya?
Yarın öbür gün giderler, madem öyle gelenin de işine yarar bu değişiklikler.
Yani kafa patlatmaya gerek yok.
Kendinizi bu kadar hırpalamayın.
Üstelik, hoşunuza gitmedi ise değiştirirsiniz maddeleri mecliste iktidara gelince…
Haa… Siz iktidar olamamayı görüyor ve bu yüzden tepki gösteriyorsanız, orası beni ilgilendirmez…
Yorum yapanlara gelince…
Dünyasını şaşırmış bir çok kişi görüyorum.
Sırf takım tutar gibi bir tavırla insanları etkilemeye çalışıyorlar.
Taraftarlık ve fanatiklik yani…
Fanatiklerin ne mal olduğunu görüyoruz ekranlarda ve gazete sayfalarında.
Böyle yapmaya inşallah devam ederseniz, çünkü bunun sizin zannettiğinizin aksine olumsuz değil, olumlu yansımaları oluyor.
Buna da “konfor” deniyor…
Bu deyim sizlerin sayesinde türedi.
Lafı gidip kah iktidara, kah bilmem belediye başkanının hizmetlerine dayandırmanın ne alakası var.
Hayır vereceksen ver de bunlarla onlar ne alaka?
Hayır için malzeme mi üretmek istiyorsun, insanları etkilemek mi istiyorsun, başka şeyler bul.
Bunlar yeterli değil…
Gerçi süre de az kaldı, yani bu saatten sonra ne yapılabilir ki?
Kendini yakmayı denesen bi parça…