Sahada olmak ile sahada bir şeyler yapmak ayrı şeyler.
Eğer istenirse sahada olmadan da bir şeyler yapılabilir.
Malum referandum var.
Kim sahada, kim değil görüyoruz.
Sahada olup da öylesine dolaşanlar da var, olmadan sahada imiş gibi çalışanlar da…
Referandum için çalışma yapanlara bakıyorum da, ben onlardan daha çok anlatıyorum sanki her şeyi.
Kim neye “evet” diyecek, kim neye göre “hayır” diyecek biz daha çok çalışıyoruz.
Bazılarının lafı hiç inandırıcı gelmiyor artık.
Çünkü o kadar çok şey söylediler ki, ve o kadar çok boş çıktı ki o söylenenler, sahada olmasalar daha iyi bence.
Eğer referanduma olumlu veya olumsuz katkıları olacaksa sahada olmasınlar çok daha iyi.
Bir karar için önce inanmak ve güvenmek gerekir.
Bunu siz e biri anlatıyorsa ve sizi ikna etmeye çalışıyorsa, geçmişe bakarsınız ister istemez.
Size verdiği ehemmiyet, güven ve öneme bakmanız lazım geliyor.
İnandırıcılık için bunlar şart.
Bunlar yoksa eğer inandırıcı bulmuyorsunuzdur.
Bu yüzden sahanın da çok bir önemi yok.
Daha doğrusu önemi kalmıyor.
Ben burada kimin neye “evet” neye “hayır” demesi gerektiğini defalarca yazdım.
Hatta üç gün süreyle yazı dizisi yaptık ve referandumla ilgili yayınlarda bulunduk.
Genel kanaati biliyorum artık.
Bunu zaman içinde zaten herkes de görmeye başladı.
Kanaat olumlu da, neye göre olumlu bu tartışılır.
Bu kanaate birilerinin sahaya çıkıp etki yapıp yapmayacağı da tartışılır.
Saha çok geniş…
Anlatacak şey de çok.
Fakat bunu anlatacak ve o geniş sahada bulunacak kişi ve kişiler önemli.
Burada “itibar” denen kavram çıkıyor karşımıza.
Kime itibar edilecek?
Sahaya itibar edilenler mi çıkmalı?
İşte bunu sorgulamak gerekiyor.
Çünkü sahaya çıktıklarında hep aynı şeylerden bahsediyorlar ki, o şeylerde bir anlam göremedik henüz.
Bu yazıyı kim üstüne alacak?
Altını çizerek belirteyim ki, ne milletvekilleri (iktidar-muhalefet fark etmez), n8e belediye başkanları ve ne de siyasi partilerin temsilcileri…
Hiç birisi üstüne almasın.
Zira sahaya çıkmalarına gerek yok hiç birinin.
Zaten sahaya çıktıklarında sorun yaşanıyor.
“Ben sahadayım” havası da basmasınlar.
Sahada ne yaptıkları da görülüyor.
Vatandaş görüyor, biliyor, izliyor…
Siz işinize bakın…