Gündem bir hayli yoğun.
Malum referandum var.
Siyaset hareketlenmeye başlamış durumda.
Parti liderleri, partilerin önemli isimleri referandum için çalışmalarını sürdürüyor.
Muhalefetten MHP ve CHP sıkı biçimde “hayır” için çalışıyor.
MHP lideri Devlet Bahçeli Kırıkkale’ye gelip gitti.
Uzakta da olsam takip etmeye çalıştım.
Ayrıca MHP geniş katılımlı bir salon toplantısı da gerçekleştirdi.
CHP’de Önder Sav ile bir çalışma yaptı.
Bunlardan önce ise SP lideri Numan Kurtulmuş Kırıkkale’ye gelmişti.
İktidar ise salon toplantıları ve basın toplantıları ile çalışıyor.
İl Başkanı Zühtü Aksal birkaç toplantı düzenledi.
Daha sonra bir basın toplantısı yaptı.
Merkez İlçe Başkanı Mürsel Akçay’da referandum için çalışmalarını sürdürüyor.
O da bir takım çalışmalar ile “evet” amacıyla desteğini gösterecek.
Milletvekilleri de çalışmalara ziyaretler ile katkıda bulunacaklar.
Partilerin referandum konusundaki duruş açıları belli.
Sendikal anlamda örgütlenen kuruluşların da renklerini belli etmeye başladıklarını görüyoruz.
Önümüzdeki günlerde bu konuda bir haberimiz olacak.
Kim “evet” diyecek, kim “hayır” diyecek göreceğiz.
Sendikalar duruş açılarına ve yer aldıkları pozisyona göre karar verecekler gibi.
Daha doğrusu sendika yönetimleri.
Sendika üyeleri ile yönetimlerin ayrı fikirde olduklarını söylemek mümkün.
Kimi sendika yönetimleri “hayır” niyetinde iken, üyeler ise “evet” amacındalar.
Bunu ileriki günlerde biraz açmak gerekecek.
Genel anlamda bir “evet” niyetinin söz konusu olduğu artık aşikar.
Dün ulusal basına bu yönde ciddi bir haber düştü.
Büyük şirketlerin tepe yöneticileri ile yapılan bir anket yayınlandı.
Onlar da büyük oranda “evet” çıkacağına işaret ediyorlar.
Genel kanaat bu yönde gibi.
Herkes her şeyi yapabilir.
Bu bir seçim değil, bir oylama.
Bir karar oylaması.
Ve fakat muhalefet bunu bir seçim havasında yürütüyor.
Bunun yanlış olduğunu düşünüyorum, zira oylamadan sonra seçim olacak.
Şimdi eteğindeki taşları dökenler seçimde ne malzeme bulacaklar?
Malzeme çok diyorsanız, söylediğiniz her şey seçimde ne kadar inandırıcı olacak?
Ki, eğer “evet” kararı çıkarsa bunun bir anlamı kalmayacak.
Biz izlemeye devam ediyoruz.
Yanlışlar ve doğrular üzerinde durmak bizim işimiz.
İzleyelim ve gerelim…
Bakalım neler olacak?