Geçtiğimiz hafta Kırıkkale ilginç bir kahramanlık gösterisine sahne oldu. Türkiye’nin ilk ve tek dikişsiz boru üreten fabrikasının kapatılmasına karar verildi fakat ne hikmettir bu kapanma olayı Türk Metal Sendikası tarafından büyük bir kutlamaya dönüştürüldü. Bir fabrika kapanıyor ve biz bunu kutluyoruz… Çok ilginç değil mi?
Geçtiğimiz yıllarda özelleştirilen Çel-Bor’un tamamen kapanacağına dair haber Yenigün Gazetesinde geçen hafta başı çıktı. Haberde fabrikanın kapanacağı, işçilere tazminatlarının ödeneceği ifade ediliyordu. Ardından Çelik-İş Sendikası Kırıkkale Şube Başkanı Mesut Saluk bir açıklama yaparak, yetkili sendika olan Türk Metal Sendikasının bu kapanma karşısında sessiz kaldığını, işçilerin tazminatlarının ödenmesinin de başka bir işyerinde değerlendirilmeyeceği sonucunu çıkardığını söyledi. Buraya kadar tamam. Bir fabrika kapanıyor, bir gazete bunu haber yapıyor, bir sendika başkanı fabrikanın kapanmasına ve işçilerin işsiz kalacak olmasına tepki gösteriyor. Asıl anormallik bundan sonra başlıyor.
Bu haber ve açıklamaların ardından Türk Metal Sendikası Kırıkkale Şube Başkanı Mürsel Öcal bir basın toplantısı düzenliyor. Yanında birkaç Çel-Bor işçisi var. Ben bekliyorum ki Öcal’ın toplantıda ‘Hayır Çel-Bor kapanmıyor. Bu iddialar tamamen asılsızdır. ‘ desin. Yada ‘Evet bir kapanma durumu söz konusu ama biz kapanmaması noktasında elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Henüz kesinleşmiş bir durum yok. Umutluyuz’ Ama Öcal bunları demiyor. Fabrikanın kapanacağını doğruluyor fakat kendine buradan bir kahramanlık payı çıkarıyor. Oda ‘işçiler açıkta kalmayacak, başka fabrikalara nakledilecek’ Bununla yetinilmiyor ardından gazetelerde Çel-Bor işçileri tarafından Türk Metal’e teşekkür ilanları veriliyor. Üstelik bu ilanlar sendika kanalı ile servis ediliyor. Bununla da yetinilmiyor işçiler Türk Metal Sendikası yöneticilerine sözüm ona yemekli teşekkür ediyor. (o yemeğin parasını kimin ödediği ise muamma)
Şimdi burada biraz durmak lazım. Beyler ne oluyoruz? Anladığım kadarıyla farkında değilsiniz ama bir fabrika kapanıyor. Yani bu kapanmanın sizin için hiç mi önemi yok? Kırıkkale’de ki fabrikalardan doğan ve büyüyen Türk Metal Sendikası için doğduğu topraklarda ki fabrikalardan birinin kapanması hiç mi içini sızlatmıyor? Yani varsa yoksa 40-50 işçinin akibeti mi? Tamam onların durumu önemli. İşsiz kalmasınlar zaten memlekette yeteri kadar işsiz var ama sonuçta kapanan bir fabrika var ortada. Türk Metal bu gerçeği yok sayarak sanki savaş kazanmış kumandan misali kamuoyunda kahramanlık gösterilerinde bulunuyor. Fabrikanın kapanmasını hiç gündeme getirmeyerek kutlamalar yapıyor. İsterseniz fabrika kapanıyor diye meydanda konser verelim. Oysa bu fabrika kapanmasın diye bir çalışma yapılamaz mıydı? Bakın önümüzde bir Kardemir örneği var. Orada da fabrika kapanacaktı ama yetkili sendika olan Çelik-İş Sendikası önce fabrikayı devraldı sonra işçilere hisse dağıttı. İşçilerde 2 yıl yarı maaş alarak çalıştılar ve bugünkü noktaya geldi. Biz ne yapıyoruz; fabrika kapandı oh ne güzel hadi kutlayalım. Niye; işçiler başka illerde başka fabrikalarda çalışmaya devam edecek. Tabi ki sendika için önemli olan bu. Sonuçta fabrika kapansa da işçiler başka yerde çalışırsa aidat almaya devam edecekler. Fabrika kimin umurunda. Kaldı ki daha işçilerin akibeti kesin değil. Çelik-İş Sendikası Şube Başkanı Mesut Saluk işçiler açıkta kalacak deyince Türk Metal Sendikası apar topar yok çalışacaklar dedi. Belki Saluk açıklama yapmasa Türk Metal’den çalışacaklarına yönelik bir güvence bile gelmeyecekti. Üstelik bu işçilerin tazminatları ödeniyor. Hem tazminat ödeyeceksin hem aynı firmanın başka fabrikasında işe alacaksın. Nasıl olacaksa bu iş.
Sonuç olarak bu şehirde bir fabrika kapanıyor ama yetkili sendika bunu gündemden olabildiğince uzak tutup işçilerin durumunu ön plana getirerek kendini kahraman ilan ediyor. Ne diyelim; bu zihniyetle biz daha çok fabrikanın kapamasına şarkılı türkülü eğlenceler düzenleriz. Ha bu arada sözüm sadece sendika yöneticilerine değil. Bu şehrin yöneticilerine ve gazetelerine de. Kapı kapı firma arayacağınıza bakın mevcut elden gidiyor ona engel olmak daha kolay değil mi? Ve gazeteler. Siz niye fabrikanın kapanmasına sessizsiniz? Yoksa sizin için de önemli olan buradan başka illerde çalışmaya gidecek olan işçilerin durumu mu yoksa Kırıkkale’nin geleceği mi?