Yer,
Nusaybin’in yaylalarından biri…
Sözüm ona masum ve sivil vatandaşlar ailece toplanmış,
Izgaralar yakılmış,
Etler,
Sebzeler,
Meyveler yenilmiş,
Rakılar,
Şaraplar,
Biralar içilmiş, piknik havasında geçen bir günün ardından uçan ruh halleri ile cem-i cümle mutlu yuvalarına dönmek üzere yola koyulmuş!..
Bu esnada,
Şehre giriş yolunu kapatan emniyet güçleri,
“bir dakika ihbar var, arama yapacağız” diyor.
Aralarında Kaymakam olduğu halde kendisini masum sivil addeden vatandaşlar,
Emniyet güçlerine direniyor,
Az sonra edepsizleşiyor.
Bebe-belek,
Karı-kız,
Genç ihtiyar demeden bil cümle alem emniyet güçlerini taşa tutuyor.
Ve
Sayıları yetersiz geldiğinden midir,
Yoksa
Daha fazla tatsız olaylara fırsat verilmesine engel olunmasından mıdır nedir,
Başta kaymakam olmak üzere tüm emniyet güçleri apar topar hareket halindeki araçlara atlayarak canlarını kurtarma telaşına düşüyor.
Yine
Ve
Tıpkı beyazların kalesini ele geçirmiş Apaçi’ler gibi kaçanların ardından sevinç naraları atarak yaşananları an be an cep telefonu kamerasına çekip tüm Türkiye’ye servis ediyorlar…
Bizde seyrediyoruz.
Sebep ne olursa olsun istenileni yapamadan ve ardına bakmadan kaçmak,
Ülke yönetmeye çıkmış insanların davranışları ile ne kadar bağdaşır, bilmiyorum.
Ama onlarda haklı,
Bekçinin Silivri’ye tıkıldığı,
Pitbull’ların sokağa salındığı bir dönemde kimsenin ıslak semeri sırtına sarmak istememesi gayet doğal.
Sanırım açılım dedikleri böyle bir şey herhalde!..
Şimdi demokrasi,
Çağdaşlık,
Avrupa birliği normlarında yaşam için EVET oyu istiyorlar.
Hemde,
Millet vekili dokunulmazlığı,
Hayali ihracat,
Adam kayırmacılık,
Selefeden para kazanma,
İşsizlik, açlık, ihale yolsuzluğu ortada dururken
Yersen tabiiiii!!!!