Bizim gazetede artık bir gelenek oldu.
Her yıl bu aylarda izne gelen bir gurbetçi ile söyleşi yapıyoruz.
Ve dışarıdan Türkiye’nin nasıl göründüğünü öğrenmeye çalışıyoruz.
Bu yıl köşe yazımda yorumlayacağım durumu.
Geçen gün birkaç gurbetçi ile konuşma imkanım oldu.
Türkiye’nin özellikle son dönemde müthiş bir dış politika atağı yaptığından bahsediyorlar.
Dış politikada söz sahibi ülkenin Türkiye olduğu belirtiliyor.
Ağırlığını ve Osmanlı’dan gelen vakur tavrını göstermeye başladığı vurgulanıyor.
Gurbetçiler, bu durumun kendileri için bir övünç ve gurur kaynağı olduğunu söylüyorlar.
İsrail’i ile “One minute” “Van minüt” olayı, Mavi Marmara baskını gibi gelişmelerin Türkiye’yi öne çıkardığından bahsediliyor.
“Van minüt” olayında Türkiye’den övgüyle bahsedilmiş.
Mavi Marmara baskınında da Türkiye destek görmüş ve İsrail tepkiler almış.
Türkiye’nin İsrail’in burnunu sürten ülke olduğundan bahsedilmiş hep.
Obama’nın ilk ziyaretini Türkiye’ye yapmasının da yankısı büyük olmuş dışarıda.
Çok konuşulmuş ve yorumlanmış bu hadise.
Bu durumun da Türkiye’nin büyüklüğüne işaret olduğu belirtilmiş.
Gerek siyasal alanda ve gerekse ekonomi alanında Türkiye’nin artık eskisi gibi değil, güçlü, dinamik ve donanımlı bir yapıda olduğuna halen dikkat çekiliyormuş.
Hatta bir şey söyledi gurbetçinin biri, “Türkiye’nin eski Osmanlı gibi güçlenmesinden hem korkan var ve hem de bunu isteyen var…” dedi.
Korkanlar gücün ellerinden gitmesinden endişe duyan kimi Avrupa ülkeleri,
Güçlenmesini isteyenler ise mazlum durumundaki Afrika ülkeleri.
Örneğin Fransa’nın sömürgeleri olan Fas, Tunus ve Cezayir gibi ülkelerin Avrupa’da yaşayan milletleri.
Referandum ve Anayasa değişikliği konusunda da yorum yapan gurbetçiler “evet” oyu kullanacaklarını ve gurbetçilerin büyük bölümünün de böyle davranacağını söylüyorlar.
Bu konudaki gelişmelerin de Avrupa’da yankı yaptığına işaret ediliyor.
Türkiye’nin büyüyen ve gelişen yapısına uygun olarak yeni bir Anayasa’ya ihtiyaç duyulduğuna işaret ediliyormuş bu konudaki yayınlarda.
Ergenekon davasının da dikkat çekici olduğuna işaret eden gurbetçiler, batılı yayıncı kuruluşların Türkiye’nin prangalarından kurtulmaya çalıştığından bahsediyorlarmış Ergenekon’a atıfta bulunarak.
Ve Türkiye içindeki belli güçlerin de bunu engellemek için terör dahil tüm yöntemleri kullandığı öne sürülüyormuş.
Çok enteresan…
Görüldüğü gibi dışarıdan bakınca durum çok daha farklı.
Bizim içeridekiler de hadiseye biraz dışarıdan bakabilseler.
Türkiye güçlenirken, bari ayak bağı olunmasa.
Gurbetçiler böyle söylüyor…