Herkese kucak dolusu sevgilerle merhabalar,
Uzun süredir yazamadım, öncelikle affola.
Taşındım, şehir değiştirdim, hayatımı değiştirdim; isteyerek, niyet ederek kısaca yeni bir yaratım yaptım tam dört senelik bir durgunluk döneminden sonra.
Mutluyum hem de çooook mutluyum.
Taşındığım gün arabanın bagaj kapağını açar açmaz bilgisayarım çantasıyla beraber hooop yere düşünce ekranım bozuldu ve tamirden ancak dün geldi.
Şükür kavuştuk…
Bunca gecikmemin sebebi bundan ibaret anlayacağınız…
Uzun süreden beri deniz olan bir yerde yaşamayı çok arzu ediyordum. Mart ayının sonunda baktım ki artık değişim zamanım çoktan gelmiş, yine oturdum, düşündüm, karar verdim, yazdım, çizdim. Öncesine kıyasla daha güçlü buldum kendimi.
“Engeller sadece benim içimdeydi ve bu sefer hiçbir engeli kabul etmeyecektim”.
Komik belki ama ben hep büyük isteklerim için şans oyunlarından falan para kazandığımı düşünüp ancak o şekilde gerçekleştirebileceğimi zannederdim ki öyle olmadı.
Yolum açıldı.
“Başka bir yol her zaman vardır” sık sık tekrarladığım bir cümle oldu dilimde.
Yine üç aylık bir dönemin sonunda şimdi arzu ettiğim yerdeyim, şükürler olsun.
Evim müstakil ve bahçesi bile var…
Bahçede “yasemin” çiçeği var ve gün içinde misler gibi kokusu geliyor hafif bir rüzgara eşlik ederek.
Veranda dabir sabah kahvaltı yaparken, burnum yasemin kokusu alınca gidip bir çiçeği kopardım.
Öyle muhteşemdi ki…
Koklarken başladım ağlamaya…
Bu başka bir aşk…
“Tanrım bu ne muhteşem bir koku” dedim içimden.
“Tanrım sen başka bir aşksın, gözlerimden şükürle karışık yaşlar akıtan”.
Şimdi yazımı yazarken neden bahsettiğimi bilirmişcesine yine yasemin harikulade kokusunu gönderiyor ve ben yine farklı duygulara bürünüyorum gözlerim nemle buluşurken…
Bu aşkı hissetmeli…
“Tanrı’nın varlığı her yerde ve onun aşkını hissetmek bambaşka, bambaşka”…
Bazen düşünüyorum…
“Bir yasemini koklayıp hissettiklerimi, aynada kendime baktığımda ya da her bir canlıyı ve insanı gördüğümde hissetmek, benim asıl varmam gereken yer mi acaba diye?”
Saygılarımla,