Bugünün konusuna girmeden önce dünkü yazımdaki bir konuyu açmak istiyorum.
Dün CHP İl Başkanı Aliye Gündüz aradı.
Yazıda kastettiğim vekilleri ve siyasileri soruyor.
Kastedilen vekil ve siyasiler tabii ki iktidar.
Başbakan vekillere sahayı çıkın diyor.
Kılıçdaroğlu ile CHP’nin 4 puan artış yaşadığına işaret ederek, gidin çalışın, rehavet bitti diyor.
Yani CHP’de taşların yerinden oynadığını demem bundan.
Daha neler olacak durun bakalım.
Vekil sayısı üçe düştü.
Liste kavgası artacak.
Eskisi gibi nasıl olsa halk oy veriyor seçiliriz havası olmayacak iktidarda.
Herkes çalışacak, çalışmak zorunda.
Kastım budur ve CHP’nin de kendini toparlamaya çalıştığı hissi yayılmaktadır.
Bakalım, sahada kim ne yapacak.
Vatandaşı sahaya çekmeye çalışıyoruz da onu anlatmaya çalışıyorum.
Başbakan yırtınıyor Ankara’da, burada hiçbir şey yok, demeye çalışıyorum ve biliyorum ki bu yazılar Ankara’ya anında ulaştırılıyor.
Görsün diyorum Başbakan…
Gelelim konumuza…
Belediye Başkanı Veli Korkmaz, basın toplantısı düzenleyerek hem çalışmalarından bahsetti ve hem de yapılacak olan çalışmalardan.
Beğenirsiniz beğenmezsiniz, yeterli bulursunuz bulmazsınız…
Eleştiri doğaldır ve olmalıdır.
Buna kimse karşı çıkmamalı.
Tabii sınırlar ölçüsünde olursa.
Hizmetlerin eleştirilecek yönü de var, takdir edilecek yönü de.
Eksiler de var, artılar da…
Bunları kamuoyu değerlendirsin.
Son zamanlarda şehirde bazı konularda dedikodular alıp yürüdü.
Daha önce de yazdım belli bir merkezden üretilen bu dedikodular kasıtlı yapılıyor.
İnsan hata veya yanlış yapabilir ama bu kadar değil.
Bu şehirde şehvet duygusu ile hareket eden siyasetçiler var.
Şimdi bize adını yazdırmayın.
İsimleri ve partileri de karıştırmayın.
Korkmaz, bence en doğrusunu yaptı.
Kimileri diyor ki büyük cesaretle açıklama yaptı.
Ne cesareti kardeşim, en doğal hali ile yapıldı açıklama.
Ben de oradaydım.
Ne söylenmesi gerekiyor ise böylesi durumlar için söylenmesi gerekenleri söyledi.
Ve dedikoduları da çürüttü böylece.
Evet, bu şehirdeki dedikodu kah istifa ettirdi kendisini, kah kalp krizi geçirtti…
Aslında böyle hiçbir şey olmadı.
Ama dedikodu üretmede maharetli olan şehir, bunları üretti ve üretenler de buna inandı.
Sonuçta muhatabı çıktı yalanladı.
Yapması gerekeni yaptı.
Ve bundan sonra da bu tür dedikodulara itibar etmeyeceğini ifade eti.
En büyük sermayesinin ne olduğunu da bir kere daha açıkladı.
Ne diyelim, bu şehir böyle şeyleri seviyor.
Ya katlanacaksın, ya da kayıtsız kalacaksın…