Dünkü yazım üzerine epey arayan oldu.
Yazı ses getirdi.
Yazı üzerine yorumlar da vardı.
AK Parti’nin liste belirlerken bu dönem basında yer alan haberlere itibar edeceği söyleniyordu.
Genel merkezin bu konuda çalışma yapan bir ekip oluşturduğu bildirildi.
Bu ekip, yerel basında bölge milletvekillerinin çalışmalarını değerlendirmeyi amaçlıyor.
Derlenen veriler listenin belirlenmesinde büyük etken olacak.
Özellikle köşe yazılarının, yorumların çok dikkate alındığı ifade ediliyor.
Haberlerden çok yorumların dikkate alınarak bir değerlendirme yapılacağının altı çiziliyor.
Bu bağlamda yazdığım 11 kadar yazının dosyaya konduğunu öğrendim.
Yazıların da genellikle demokratik açılım süreci dönemindeki gelişmeler ile referandumla ilgili olduğunu da bildirildi.
Ne diyoruz, ne demokratik açılım anlatıldı doğru dürüst ne de referandum…
Hatta geçenlerde “Başbakan yırtınıyor ama ondan başka yırtınan yok bu konuda” diye bir yazı yazmıştım, bu çok önemsenmiş.
Biliyorsunuz Kırıkkale’nin milletvekili sayısı üçe düştü.
Liste hazırlanırken, değerlendirme artık çok daha önemli.
İşte listeyi oluştururken, kamuoyunun sesi olan bizlerin yorumları dikkate alınacak.
Büyük ölçüde liste bizim yorumlarımız ışığında hazırlanacak.
Her ne kadar ileri bir ifade gibi görünse de bunun altını çiziyorum.
Kırıkkale’nin referandum ve demokratik açılımı haklat anlatmak konusunda zayıf kaldığı kuşkusuz bir gerçek.
İl teşkilatı da bu konuda çok zayıf kaldı.
Teşkilat konusunda da bazı duyumlarım var.
Bunu da zamanı gelince paylaşacağız.
Yani Kırıkkale’de iktidar temsilcileri için durum karışık görünüyor.
Durumu toparlama ve kurtarma zamanı var.
Ve fakat, bunun için bir çalışma yok.
Biz bekliyoruz çalışma yapılmasını.
Kamuoyu da bekliyor.
Geçen de yazdım ve manşet yaptım, kamuoyu referandumda neye “evet” neye “hayır” diyeceğini bilmiyor.
Bunu birileri anlatsın dedik, hiç aldıran olmadı.
Hasan Celal Güzel’i getirerek anlattılar güya.
Sadece bir salon toplantısı ile bu olacak iş değil.
İşi yine Başbakan kurtaracak.
Millet de listeye kim girdiyse ona oy verecek…
Diye düşünebiliriz.
Fakat Bor’un pazarı geçiyor.
Milletin artık burasına kadar geldi.
İki köy ziyareti, bir ilçe ziyareti ile bu olacak iş değil.
Kaç kişiye ulaşılıyor.
Basınla temas kesildi.
Dün de dedim, danışman tesbit etmişler kendilerine artık gazeteciler onları takip etmediği için danışmanlar resim çekiyor, iki satır da yazı yazıyor ve gönderiyor gazetelere.
Oh ne güzel…
İşler tıkırında yürüyor sanıyorlar.
Her şeyin bir zamanı var.
Ve o zaman yaklaşıyor…